Savaşlar, kuraklık, otorite baskısı, dinsel ayrımcılık, ekonomik yetersizlik (gelir dağılımında eşitsizlik) ve daha pek çok sebepten dolayı insanlar doğup büyüdükleri coğrafyaları terk ederek hiç bilmedikleri yeni yerlere göç ediyor. Ancak gittikleri yerlerde sevgiyle karşılaşmıyorlar çünkü onlar mülteci yani yabancı. Fakir Güney Amerika ülkeleri vatandaşları daha insancıl şartlarda yaşamak uğruna ülkelerinden çıkarak Amerika Birleşik Devletleri’ne yasal olmayan yollardan girmeye çalışıyor. Kıtanın orta bölgesinde yer alan Meksika bu insanlar için köprü vazifesi görüyor. Meksika sınırına kadar ulaşan bu insanlar Rio Grande nehrine ulaşarak kaçak yollardan A.B.D’ye kaçak giriş yapmaya çalışıyor. Son yıllarda daha fazla artış gösteren bu mülteci akını Amerika Birleşik Devletleri’nin gündeminden hiç düşmüyor. Ülke yöneticileri ağır yaptırımların yanı sıra son teknoloji uygulamalarla sınırda güvenliği sağlamaya çalışıyor. Buna rağmen ülkeye girişler engellenemiyor.


**


Öte yandan Avrupa ülkeleri de mülteci sorunuyla karşı karşıya. Avrupa ülkelerinde iyi şartlarda yaşamak, özgürce hareket edebilmek için başta Afrika ülkeleri vatandaşları olmak üzere, Uzak Doğu ülkelerinden, Orta Doğu ülkelerinden binlerce kişi adeta akın akın Avrupa’ya doğru göç yolculuğu yapıyor. Ülkemizin Avrupa ile sınırı olması bizim açımızdan da tam bir dezavantaj oluşturuyor. Çünkü Avrupa ülkelerine yasa dışı yollardan geçiş yapmak isteyen bu insanlar ülkemizi geçiş köprüsü olarak kullanıyor. Sınırlarımızdan yasal ve yasa dışı yollardan giriş yapan bu yabancılar insan kaçakçılığı yapanlara binlerce dolar ya da euro (kişi başına) ödeyerek Avrupa’ya kaçak giriş yapmaya çalışıyor. Özellikle Ege Bölgesi’ndeki sahil kentlerinin ıssız kör noktalarından şişme botlarla Ege Denizi’ne açılıyorlar. Ancak her girişimleri istedikleri gibi olmuyor, çoğunlukla deniz komşumuz Yunanistan tarafından askeri güç kullanılarak püskürtülüyor. Hemen her gün devam eden bu göç kaçakçığı çoğunlukla geri Türkiye’ye dönüşleriyle ya da Ege Denizi’nde boğularak ölümlerle sonuçlanıyor.


**


Mülteci sorunu hem ülkemizde hem de dünyanın diğer ülkelerinde kangren bir hal almış durumda.


Göç etmeye mecbur bırakılmış milyonlarca insan çıktıkları umut yolculuklarında genellikle hüsrana uğruyor. Zira bir şekilde amaçlarına ulaşabilenler bile gittikleri ülkelerde insanlık dışı muamelelerle karşılaşıyor. Ülkelerin siyasi otoriteleri ve halkın büyük çoğunluğu mültecileri tıpkı ucube gibi görüyor. Aşağılanıyorlar, hor görülüyorlar, en ağır ve pis işlerde kullanılıyorlar. Açıkçası umutlarla gittikleri her yerde kaçtıkları kendi ülkelerindeki muamelelerin aynısını görüyorlar. Dünya üzerinde yüzyıllardır yaşanan ekonomik dengesizlikler, ırksal ayrımcılıklar, dinsel ayrımcılıklar körüklenmeye devam ettiği sürece bu sorun asla bitmeyecek.