Kuzey ve Güney buzulları hızla eriyor ve eriyen buzullardan çıkan sular okyanusların ve denizlerin seviyelerinin yükselmesine neden oluyor. Bu durum böyle devam ederse 2030 yılına kadar birçok ada ve kent sular altında kalacak. Aç gözlü insanoğlu hırslarının peşinden hesapsızca ilerlerken içinde olduğu varlığının tek hanesi olan evi dünyayı mahvetmeye devam ediyor.

***

NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından elde edilen uydu görüntüleri durumun vehametini gözler önüne seriyor. Görüntülerde son 40 yıl öncesi ile bugünkü görüntüler karşılaştırılınca buzulların nasıl eriyip yok olduğu görülüyor. Bilim adamları kutup bölgelerine giderek incelemeler yapıyor, atmosferde meydana gelen deformasyonun sebepleri araştırılıyor. Netice de bu suçun kaynağının yine insanoğlu olduğu ortaya çıkıyor. Fosil yakıtların aşırı kullanımı ve buna bağlı olarak egzoz gazı salınımı had safhaya ulaştı. Atmosferi kirleten bu unsurlar doğal dengeyi bozarak dünyamızı yaşanmaz hale getiriyor.

***

Yaşanan ekstrem hava olayları bizleri şaşkına çeviriyor. Uç noktaya ulaşan aşırı soğuklar, aşırı sıcaklar, seller, hortumlar, devasa büyüklükte dolu taneleri, çöllere yağan kar ve daha nice değişken hava olayları. İşte biz insanların aç gözlülüğü ve hırsları yüzünden cennet gibi dünya cehenneme dönüyor. Tatlı su kaynaklarımız azalıyor, osksijenimizin kalitesi düşüyor…

***

Kutuplarda yaşanan buzul erimesi insanlık tarihinde ilk defa bu kadar hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Kutuplarda yaşayan yaban hayvanları besin bulamıyor ve açlıktan ölüyor. Bu durum nesillerinin yok olmasına da neden olacak gibi görülüyor. Devasa buzullar tabiri caizse tuzla buz olup yıkılıp eriyor. Yakın geleceğe baktığımızda umut veren bir tablo yok maalesef. Umarım insanoğlu biran evvel harekete geçer de bu yıkıcı döngüyü tersine çevirerek dünyamızı yaşanır hale dönüştürür.