Başlıktaki söz Büyük Önder Atatürk'ün veciz sözlerinden birisi. Dün Efeler Kaymakamlığı'nda tam da bu sözün ruhuna, felsefesine uygun bir etkinlik düzenlendi. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla, Efeler Kaymakamı Cemal Şahin, Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu ve Efeler Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mehmet Esen, kadın çiftçilerle buluştu.

Ben de toplantıyı takip edip, haber yapmak üzere oradaydım. Anne ve babam köy kökenli olduğu için, onların köylerine gidip, Türk kadınının tarlada, bağında, bahçesinde ne büyük bir özveriyle çalıştığına bizzat tanıklık edenlerdenim. Dünkü toplantıda söz alan üretici kadınları dinleyince zihnimde Türk kadınının özverisine, çalışkanlığına, fedakârlığına yönelik olumlu düşünceler bir kez daha pekişti. Yaşamın her alanında olduğu gibi tarımda da kadınların itici güç olduğuna bir kez daha kanaat getirdim.

***

Toplantıya katılan kadın üreticiler arasında üniversite mezunu, geçmişte masa başı işler, hatta çeşitli sektörlerde yöneticilik yapmış isimler de vardı. Farklı sektörlerde çalıştıktan sonra tarımla uğraşmaya karar kılmışlar ve memleketlerine dönmüşler. Hepsi de tarım alanında başarılı çalışmalara imza atmış, imza atmaya devam ediyorlar. Demem o ki, bir ulusun refah içinde yaşamasının ön koşulu üretimdir. Üretim ekonomisiyle ne kadar hemhal olursak o denli huzur içinde oluruz. Çalışmadan, üretmeden, yorulmadan rahat edemeyeceğimiz hepimiz tarafından bir gerçek. Millî Mücadele'de kağnı arabalarıyla cepheye mermi taşıyan, bununla da yetinmeyip düşmanla çarpışan kahraman Türk kadınlarının evlatları, torunları bugün de üretim cephesinde mücadele vermeye, katma değer yaratmaya devam ediyor. Bu, gerçekten övünülecek bir hadise.

***

Kadın çiftçiler, bu toplantıda sorunlarını da dile getirme şansı buldu. Hemen hepsinin ortak düşüncesi köyden kente göç olgusu ve girdi maliyetlerindeki olağanüstü artışlardı. Evet, yetkililer en kısa zamanda, kırsal kesimde yaşayan vatandaşların bulundukları yerde geçimlerini sağlayabilmesinin önünü açmalı, kentlere kontrolsüz göç önlenmeli. Bununla beraber tabii ki de çiftçinin yaşaması için olmazsa olmazlardan akaryakıt, ilaç, gübre, tohum gibi temel girdi kalemlerindeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmeli. Çiftçi ne kadar desteklenirse üretim o denli artar, ülkemizin ve ulusumuzun dışa bağımlılığı önlenir. Bu konuda karar mercilerinde bulunan herkese büyük görev ve sorumluluk düştüğü kanısındayım. Dilerim, bin bir emek ve özveriyle tarımla uğraşan çiftçilerimizin sorunları hafifler, geleceğe umutla bakmaları sağlanır.

Kalın sağlıcakla…