Geçtiğimiz günlerde Aydın'ın deneyimli gazetecilerinden Atilla Dağıstanlı'nın tvDEN'de katıldığı canlı yayını izledim.
Gazeteciliğe 1965 yılında Hür Aydın gazetesinde başlayan Dağıstanlı, meslek yaşamında 55 yılı geride bırakmış bir isim. O dönemde teknolojinin olmadığı güç koşullarda nasıl gazetecilik yapıldığını, ne gibi olaylar yaşadığını, her şeyden önemlisi gazetecilik heyecanını çok güzel anlattı Dağıstanlı.
***
Programdaki konuşmasında, anılarını kaleme aldığını ve bunları bir kitapta toplayacağını söyleyince heyecanlandım doğrusu. Henüz lise çağlarında gazeteci olmayı, iletişim fakültesine girmeyi istediğimden beri gazetecilerin hatıralarını anlatan kitapları alıp okumayı çok severim. Şimdiye kadar Uğur Dündar, Emin Çölaşan, Oktay Ekşi, Abdurrahman Dilipak, Hasan Cemal gibi yaygın basında çalışmış, ülke çapında ünlenmiş isimlerin yanı sıra, yıllarını yerel gazeteciliğe adamış pek çok meslek büyüğünün kitaplarını da alıp okudum.
Atilla Dağıstanlı, işin mutfağında yani yerel basında çalışmış, oradan bölgesel basına, oradan da yaygın gazetelere gidip habercilik yapmış bir isim. Şimdi de yine köşe yazarı olarak yerel medyada görüş ve izlenimlerini okurlarla paylaşıyor.
Meslek büyüklerimizin anılarını okumak, onların başından geçen olaylar hakkında bilgi sahibi olmak, biz genç gazetecilerin geleceğe yön vermesi ve mesleki çizgisi açısından son derece önemli diye düşünüyorum.
***
Gazetecilik, yaptığınız her yanlışın tecrübe hanenize artı olarak yazıldığı bir meslek. Bu bakımdan düşündüğümüzde meslek büyüklerimizin yaşadıklarını yazması, bizler için bir kılavuz, bir ışık olacaktır. Meşhur bir özdeyiş vardır, söz uçar yazı kalır diye. Gerçekten de öyle.
Gazeteci, icra ettiği görev itibarıyla tarihin bir tanığıdır aynı zamanda. Yalnızca topluma haber vermekle kalmayız, olaylara doğrudan şahitlik ederiz biz gazeteciler.
Atilla abinin 55 yıllık meslek yaşamında tanıklık ettiği sayısız olay, tanıştığı yüzlerce, binlerce insan olduğunu söylemek mümkün. Yarım asırdan fazla olan bu süre zarfında yaşanan hatıraların kitaplaşmasını ve okurla buluşmasını dört gözle bekleyenlerdenim.
Sağlıklı, güzel, bol kitaplı günlere…