Küresel iklim krizi ve yıkıcı etkileri canımızı yakmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz yıllarda bilim insanları yaptıkları açıklamalarda iklimsel değişiklikler yaşanacağı ve bunun da milyarlarca insanı etkileyeceğini ifade etti. Ülkemiz de bu etkilenmeden fazlasıyla sıkıntı yaşıyor. Bir zamanlar dört mevsimin zamanında ve yeterince sağlıklı bir şekilde yaşandığı ülkemizde son 15/20 yıldır değişken ve zorlu hava olayları yaşanıyor. Ülkemizde Akdeniz iklimi, Karadeniz iklimi ve karasal iklim koşulları yaşanıyordu. Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve bol yağmur yağışlı, Karadeniz ikliminde nemli ve bol yağmur yağışlı ve karasal iklimdeyse yazlar sıcak ve kurak kışlarsa bol kar yağışlıydı. Böylece hangi mevsimin nasıl yaşanacağını herkes bilir önlemini ona göre alırdı.

Ancak son yıllarda yaşanan ve mevsimine göre çok ters ve ekstrem hava olaylarıyla karşı karşıyayız.

Yaz mevsimi gereğinden fazla uzuyor, aşırı sıcak havalar haftalarca hüküm sürüyor, yaz ortasında cevizden büyük dolu yağıyor. Denizlerimizin yanı sıra iç bölgelerde bile hortum olayları yaşanıyor, kış mevsiminin yaşanması gereken aylarda kuraklık baş gösteriyor. Toplumun her kesimini etkileyen bu hava olayları şaşkınlığa ve endişeye neden oluyor.

Bazı bilim insanları dünya genelinde yaşanan bu iklimsel kaymalar endişeye neden oluyor. Ülkemiz adına yapılan açıklamada yaşanan bu olayların sonucunda tropikal iklim şartlarının hâkimiyetine girdiğimiz ifade ediliyor. Yani bundan sonra gelecek yıllarda hortum, kasırga, tayfun, aşırı yağmur yağışları gibi hava olayları rutin hale gelmiş olacak. Tabii ki bunların asıl nedendi küresel ısınma ve onun ağır yıkıcı sonuçları. Yazılıyor, konuşuluyor, eylemler yapılıyor ancak küresel ısınma adına sağlam adımlar asla atılmıyor. Yakın gelecekte sadece ülkemiz değil diğer tüm dünya ülkeleri küresel ısınmanın yıkıcı etmenleriyle karşı karşıya kalacak.