Millî Görüş’ün önemli isimlerinden, 12 Eylül öncesindeki hükümetlerde Adalet ve Çalışma Bakanlıkları görevinde bulunan, 1996’da ise Refah Partisi ve DYP ortaklığında kurulan 54’üncü Hükümet’in, bir başka deyişle Refah – Yol Hükümeti’nin Adalet Bakanlığı görevini üstlenen Şevket Kazan’ın vefatından 3 yıl önce kaleme aldığı ‘Yoldaki İzler’ isimli hatıratını okudum.

***

Bu köşede değişik zamanlarda ifade etmiştim. Anı kitaplarını okumaya bayılırım. Hele ki bu anılar Türkiye’nin belli bir dönemine yön vermiş, düşünce ve siyaset yaşamında rol oynamış kişiliklere aitse onların anlattıklarına ilgim daha da derinleşir.

Şevket Kazan, Türk siyasi tarihinde kendine has üslubuyla, tartışmalı söylemleriyle, yaşamının son döneminde dahi, ilerlemiş yaşına karşın düşünce ve ideallerini kararlılıkla savunmasıyla öne çıkan bir kişilik. Yakın tarihimizin önemli olaylarından 28 Şubat 1997’deki ‘post modern darbe’ olayının da tanıklarından birisi. Bu konudaki anılarını da ayrı bir kitap haline getiren Kazan, 28 Şubatçı paşalardan şikâyetçi olmaması nedeniyle kendi mahallesinden dahi tepki görmüştü.

***

‘Yoldaki İzler’ adlı yapıtı okuyunca 1970’lerden 2007’ye kadar geçen süre zarfındaki siyasi olayları anımsama, bellekleri tazeleme olanağı buluyorsunuz. Kitap daha kapsamlı olabilir miymiş diye bakınca elbette olabilir yanıtını vermeniz mümkün. Ancak eser, sayfa sayısı bakımından küçük hacimli olsa da aktarılan anı ve anekdotlarla siyasi tarihe dair önemli ipuçları veriyor. Özellikle, birbirleriyle zıt kutuplarda bulunan CHP ve MSP’nin koalisyon hükümetine, Milliyetçi Cephe Hükümetlerine, 1990’lı yıllarda ilk önce yerel yönetimlerde daha sonra da genel seçimlerde yükseliş kaydeden Refah Partisi’nin ve Erbakan’ın serüvenine ilişkin ilginç ayrıntılar bulacaksınız bu kitapta.

Bir yayınevinin hoşuma giden bir sloganı var: iyi ki kitaplar var. Gerçekten de öyle. Okuduğumuz her yeni kitap yaşama, geçmişe ve geleceğe dair önemli bilgiler edinme şansı sunuyor bizlere.

Bol kitaplı günler geçirmeniz dileğiyle…