Dünyayı kasıp kavurmaya devam eden binlerce kişiyi yaşamdan koparan koronavirüsle mücadele tüm ülkelerde devam ederken, şimdide ilk dalganın ikinci pikini (zirvesini) yaşıyoruz.

Sağlık Bakanlığı ülke genelinde tüm imkânları seferber etti, etmeye de devam ediyor. Sayın Bakan Fahrettin Koca ilk vakanın ülkemizde görüldüğü günden itibaren her akşam ekranlardan ve sosyal medya üzerinden gayet açık ve anlaşılır bir dille uyarıyor. Tedbirlerin çok kolay olduğunu uygularsak can kayıplarını en aza indirebileceğimizi ifade ediyor. Buna rağmen son günlerde artan vakaların görülmesi ve yeniden başlayan kısıtlamalar olayın ciddiyetini hala anlayamadığımızın göstergesi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamalarda tıpkı Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca gibi olayın ciddiyeti hakkında vatandaşlara koronavirüs ile verilen mücadeleyi anlatıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, pandeminin başından itibaren iktidar partisi lideri olarak vatandaşların önce can güvenliği ve ekonomik olarak vatandaşın yanında olduklarını göstererek büyük takdir kazandı.

Devlet bütün imkânlarıyla koronavirüs salgınıyla uğraşıyorken, halkımızın büyük bir kısmının tedbirlere uymaması hatta pandemiyle dalga geçer-cesine tavır takınmaları izah edilemez bir durum.

Kurallar çok basit maske, mesafe, hijyen. Bu bağlamda sıkı tedbirleri elden bırakmayan vatandaşlarımızın aksine vurdumduymaz, bana bir şey olmazcılar, korona-virüs yok Amerikalıların uydurması diyenler, ben güçlü bir bünyeye sahibim virüs bana uğramaz diyenler saymakla bitmez…

Kolluk kuvvetleri sıklıkla Pazar yerlerinde, iş yerlerinde, cadde ve sokaklarda denetimlerini sürdürüyor.

Kurallara uymayanlara para cezalarının yanı sıra uyarılar da yapılmasına rağmen maalesef değişen bir durum yok. Maskeler dirseklerde, yarım burun altı şeklinde ya da hiç takılmamakta, sanki salgın yokmuş gibi davrananlar da çoğunlukta.

Çok sevdiğim bir söz aklıma geldi ' Sana yapılmasını istemediğin şeyi, sen de başkasına yapma'. Başkalarının sana zarar vermesini istemiyorsan, sende başkasına zarar verme. Yani koronavirüsle mücadele eden kurallara sıkı sıkıya bağlı olanların suçu ne? Madem hepimiz toplumu oluşturan bireyleriz kuralları hep birlikte uygulamalıyız ki virüs başta olmak üzere her sorunun çözüm aşamasında katkımız büyük olacaktır.

Hemen her gün yayınlanan kamu spotları ve ana haber bültenlerine konuk olan doktorlar, hemşireler, sağlık personelleri koronavürüsün yıkıcı etkilerini anlatmaya devam ediyor. Yaşadıklarını anlatıyorlar, tedavi sürecinde hastaların yoğun bakım odalarında verdikleri yaşam mücadelelerini anlatıyorlar, ayrıca sağlık personelleri olarak bu süreçte ailelerinde uzakta görev yapmanın burukluğunu ifade ediyorlar. İşte yapılan tüm uyarılara rağmen salgında yeniden zirve yapmak en çok da sağlık çalışanlarını üzüyor.

Koronavirüs ÖLDÜRÜR, ÖLMEDEN ÖNCE DE SÜRÜNDÜRÜR. Şimdi herkes aklını başına toplasın, tedbir almamaya devam edelim. Bana bir şey olmaz diyenler iyi düşünün sana bir şey olmazsa bile aile bireylerine, arkadaşlarına, dostlarına, komşuna kısacası tanıdıklarına koronavirüsü bulaştırmak istemiyorsan dikkat et…