Kölelik bin 400’lü yıllarda Avrupalı gemi ticareti yapan soylularının Afrika kıtasını talan etmeleri başlayan insanlık dışı bir uygulamanın başlamasıdır. Afrika kıtasının yer altı ve üstü zenginliklerini yağmalamak adına kıtayı işgal eden Avrupalı soylu ticaret erbapları bunlarla yetinmeyip gözlerini kara derili insanlara çevirmişti. Afrika’nın bu savunmasız insanlarını her türlü kaba kuvveti kullanarak zorla gemilere doldurarak başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere para karşılığı köle olarak sattılar. Öyle ki ayaklanmaya kalkan Afrikalıları işkence ederek silah zoruyla gemilerin mahzenlerine bindirilerek kötü şartlar altında aylar süren yolculuğun ardından köle pazarlarında satıyorlardı. Bu gidişat geçtiğimiz yüzyılın ortalarına kadar devam etti. Sırf derilerinin renginden ötürü insan yerine konulmayan, aşağılanan, toplumda kabul görmeyen, iş, sağlık, eğitim gibi temel hakları bile o kişilere hak görülmeyen bu insanlara halen ayrımcılıklar sürdürülüyor.
***
GÜNÜMÜZÜN BÜYÜK AYIBI ‘MODERN KÖLELİK’
"Modern kölelik" tabiri tehdit, şiddet, zorlama, hile ve gücün kötüye kullanılması gibi nedenlerle kişilerin istismar edildikleri duruma karşı koyamadığı ve mevcut durumlarını terk edemediği koşulları tanımlamak için kullanılıyor. Modern kölelik rakamları ve ülke sıralamalarını yayımlayan Küresel Kölelik Endeksi'ne göre, modern kölelik en yaygın Afrika'da, ardından Asya ve Pasifik ülkelerinde görülüyor. "Modern kölelik" olarak tanımlanan şartlarda çalışan yetişkinlerin sayısı 40,3 milyon civarında seyrederken bu sayının 15,4 milyonunu zorla evlendirilenler, 24,9 milyonunu ise zorla çalıştırılanlar oluşturuyor. Ayrıca modern köleliğe maruz kalanların yüzde 71’inin kadınlar ve kız çocukları olduğu belirtiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) raporlarından derlediği bilgilere göre, dünya genelinde 5-17 yaş Aralığında 160 milyon çocuk işçi bulunuyor. Çocuk işçi sayısının 2022’nin sonu kadar 168,9 milyona yükseleceği hesaplanıyor. Bu çocuklardan 79 milyonu ise modern kölelik olarak sayılacak tehlikeli şartlarda çalıştırılıyor. Gelecek yıllarda ise bu sayının artacağı tahmin ediliyor.
***
Ülkemizde de çocuk işçilik maalesef her yıl artış gösteriyor. Okuma çağında olup ta ekonomik zorluk yaşayan ailelere mensup çocuklar erken yaşta iş hayatına atılmak zorunda kalıyor. Bunun yanı sıra yetişkin kişilerin çoğu da az paraya ağır iş koşulları altında çalışmak zorunda bırakılıyor. İnsan nüfusunda yaşanan aşırı artış ve okur - yazarlık oranındaki azlık sebebiyle modern kölelik diye adlandırılan sistemin çarkları arasında insanlar zor koşullarda yaşamaya çalışıyor. Yapılan araştırmalara göre dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de insanları sömürerek az paraya çok fazla iş yaptıran örgütlenmeler var. Bu örgütlenmelerin kimlerden oluştuğu ise tam bir muamma olarak kalmakta maalesef. Onları bile kollayan bir oluşumun olduğu kesin…
Yaşadığımız yüzyıl da da bu oluşum devam edecek gibi görülüyor. Para babası tabir edilen zenginlerin fakir insanları sömürmeye devam etmesi sürerken ‘Modern Köleleliğin’ sona ermeyeceği kesin…