Bugünlerde Gazeteci – Yazar Metin Toker'in anılarından oluşan 'Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları' adlı kitabını okuyorum. Biliyorsunuz Metin Toker, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün damadı. Bu kimliğiyle gazeteci kimliği bütünleşince ortaya ilginç anılar çıktığı kesin.
Metin Toker, kitabında gazetecilik pratiğine ilişkin de yeni kuşak gazetecilere ışık tutabilecek deneyimlerini aktarıyor. 1924 doğumlu olan Toker, gazeteciliğe çok genç yaşlarda adım atıyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi Bölümü'nü bitiren Toker, 1950'li yıllarda ise Paris Üniversitesi'nden Siyasal Bilgiler diploması alıyor.
1950 – 1960 dönemine damgasını vuran Akis dergisini yayımlayan Toker, Türk basın tarihinin pek çok önemli kalemiyle o yıllarda birlikte çalışıyor.
Demokrat Parti'nin iktidar yıllarında Menderes ve hükümete yönelik sert eleştirileriyle gündeme gelen Toker, Akis'teki yazılarından dolayı cezaevi tecrübesini de yaşıyor. Türkiye'nin yakın siyasal tarihine ışık tutacak pek çok yapıta imza atan Toker, 2002 yılında hayata veda etti.
Bir gazetecinin ardından bırakacağı en önemli miras, hiç kuşkusuz yazdığı kitaplardır. Metin Toker de gerek o dönemin gazetecilik ortamını gerekse de siyasi atmosferi yansıttığı kitaplarda ardında önemli bir miras bırakmıştır.
'Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları 1954 – 1957' adlı yapıtında, genç yaşta gazeteci kimliği sayesinde pek çok siyaset ve devlet adamıyla görüşme olanağı bulduğunu aktaran Toker, 20 yaşında bir gencin makam ve mevki sahibi pek çok kişiyle bir araya gelmesinin gazetecilikle mümkün olduğuna dikkati çekiyor. Bu da gazeteciliğin imtiyazlarından biri tabii.
Metin Toker'in anılarını okuyanlar, o dönemde iktidarda bulunan Demokrat Parti ile ana muhalefet partisi konumunda olan CHP arasında yaşanan siyasal gerilimleri, ters düşülen noktaları, zaman zaman gündeme gelen uzlaşı ve diyalog arayışlarını da tüm çıplaklığıyla görebilir.
Bir yayınevinin sloganı geldi aklama: 'İyi ki kitaplar var…'
Evet, gerçekten iyi ki kitaplar var. Kitaplar sayesinde yaşayamadığımız geçmişte olup bitenleri tanıklarından okuma, dinleme ve anlama olanağına sahip oluyoruz.
Bol kitaplı, okumalı günler geçirmeniz dileğiyle…