Küresel iklim değişikliği son kırk yıldır yıkıcı etkilerini dünya genelinde artırarak sürdürüyor. Kuraklıklar, kıtlıklar, extrem hava olayları yaşanmaya devam ediyor. Dünyanın değişik bölgelerinde her an değişen iklim şartları nedeniyle insanlarda yaşadıkları bölgelerden göç etmeye başladı. Şimdilik büyük göç dalgaları görülmese de gidişat ve şartlar yakın gelecekte yoğun bir iklim göçü yaşanacağını gösteri-yor. Dünya genelinde öylesine şaşırtıcı hava olayları yaşanıyor ki; Örneğin geçtiğimiz ay Ürdün'de bir yıllık yağmur bir günde yağdı ve çölü sel bastı. Öte yandan Güney yarı küre mevsim olarak kış aylarını yaşıyor. Brezilya ve Meksika gibi tropikal iklim şartlarının görüldüğü ülkelere öyle yoğun şekilde kar yağdı ki o ülkelerde yaşayanlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yaz aylarında Türkiye'de, Almanya'da ve Belçika'da o kadar çok yağmur yağdı ki sellerden kentler ve oralarda yaşayan milyonlarca insan kötü şekilde etkilendi.

Hal böyle olunca zaten kuraklıkla ve kıtlıkla uzun yıllardır mücadele veren başta Afrika, uzak doğu ve Arap ülkelerinin halkları çareyi daha iyi şartların olduğu bölgelere gitmek için göç düşüncesi içinde. Tabi ki şimdilik bir öngörü ama yakın gelecekte yaşanması kesinlikle mümkün olacağa benziyor iklim göçleri. Yıkıcı doğa olaylarından kaçmak isteyen insanları da ne sınırlar, ne askerler, ne tel örgüler ne de herhangi bir engel asla durduramaz. Şimdilerin süper dünya güçleri olarak ahkam kesen ülkelerin liderleri bu engellenemez iklim göçü için şunu yapabilirler. Derhal fosil yakıt ( petrol ve linyit kömürü) kullanımını kademeli olarak ama hızlı bir şekilde terk etmeleri gerekmekte. Ama işi ağırdan almaya devam ederlerse dünyamız hepimizi ayırt etmeden intikamını alacak. Geçtiğimiz haftalarda İskoçya'nın Glasgow kentinde iklim zirvesi gerçekleşti. Dünya ülkelerinin liderleri ve bilim insanları bir araya geldi. Dünya genelinde artış gösteren küresel sıcaklık derecesinin alarm verdiği, eğer acilen bir şeyler yapılmazsa 2030-2050 yıllarının dünya açısından çok büyük sıkıntılara gebe olduğu konuşuldu. Bilim insanları geçmişten bugüne kadar ki atmosfer değerlerini paylaştı. Ortaya koydukları tezlerle durumun ciddiyetine dikkati çektiler. Gelişmiş ülkelere yapılan bu çağrıyla insanlığın çaresizliğini de ortaya koydular. Derhal fosil yakıt kullanımının durdurulması, bunun yerine yenilenebilir enerji (rüzgar ve güneş) kullanımına geçilmesi tavsiye edildi. Bakalım seyredip göreceğiz kimler nasıl adımlar atacak ve yahut Glasgow iklim zirvesini unutup gidecek. Ancak her ne olursa olsun durum sanıldığından bile çok daha fazla ciddi, yoksa elbirliği ile insanlık neslimizi dünya üzerinden yok edeceğiz…