Geçen Pazar, Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğin önde gelen isimlerinden Uğur Mumcu'nun ölüm yıldönümüydü. Gözü pek gazetecilik anlayışıyla Türk basın hayatına damga vuran Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde park halinde bulunan aracına konan bombanın infilak etmesi sonucu yaşamını yitirdi.
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Mumcu, uzun yıllar, Cumhuriyet gazetesindeki 'Gözlem' adlı köşesinde yazdıklarıyla toplumun yolunu aydınlattı. İmza attığı onlarca kitap, Cumhuriyet değerlerine bağlı milyonların başucu kitabı olarak halen okunuyor.
Uğur Mumcu, Atatürkçüydü, vatanseverdi, demokrattı. Terörün, vurguncuların, çıkarcıların karşısındaydı. Antiemperyalizme inanıyor, tam bağımsız Türkiye ülküsünü her şeyin üstünde görüyordu. Onun bu cesur ve kararlı duruşu birtakım şer odaklarını hayli rahatsız etmiş olmalı ki, bundan 28 yıl önce hain bir saldırı onu aldı götürdü bu dünyadan.
***
Uğur Mumcu'nun gazetecilik anlayışını sürdürmek ve genç kuşaklara aktarmak amacıyla Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı kuruldu. Bu vakıf, şimdiye dek yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Yalnızca gazetecilik konusunda değil, edebiyat, felsefe, sinema başta olmak üzere farklı alanlarda uzman isimleri gençlerle buluşturdu, buluşturmaya devam ediyor.
Mumcu'nun eşi, eski parlamenter ve önceki dönemlerde TBMM Başkanvekilliği yapmış Şükran Güldal Mumcu, eşinin kurban gittiği saldırıyı ve sonrasında yaşanan gelişmeleri 'İçimden Geçen Zaman' adlı eserde anlattı. 2016'ta Güldal Mumcu'dan imzalı aldığım bu kitabı bir solukta okudum.
Mumcu'nun hayat felsefesini, bombalı saldırı ve sonrasındaki gelişmeleri olayın canlı tanığı Güldal Mumcu'dan okumanızı mutlaka tavsiye ediyorum.
Genç gazetecilere esin kaynağı olan Uğur Mumcu'yu bu vesileyle saygıyla, rahmetle anıyorum.