Nisan ortasından bu yana Anadolu’da sağanak bahar yağmurları yağmaya başladı ve halen bölge bölge devam ediyor. Hatta bazı yerlerde aşırı yağış sonrası seller meydana geliyor. Ama bizim şehrimize uğramıyor maalesef bu yağmurlar. Ovada ekim yapacak çiftçileri bir endişe aldı. Yağmur yağmazsa üretim çok düşük olacak. Bu da Pazar etiketlerine misli olarak yansıyacak. Barajlardan verilen sular ücretli, sayaçlar döndükçe çiftçinin hanesine zarar olarak işleyecek bir durum. Şayet yağmurlar düzenli yağsa hiç olmazsa bir süreliğine suyu parayla satın almak zorunda kalmayacaklar.
Yaz sebzeleri bu aylarda ekiliyor ve fidanlar çok su istiyor ve emek istiyor. Aydın Ovası’nda üretim yapan çiftçiler yağmur yağmayınca üretecekleri ürünleri de azaltıyor. Küresel ısınma nedeniyle mevsim kaymaları, kuraklık, ekstrem yağışlar ( aşırı yağmurlar ya da aşırı kar yağışı) olabiliyor. Yani bazı yerlerde yağışlar aşırı olabiliyorken, bazı yerlere de tek damla yağmur düşmüyor. Son 15 yıldır Aydın ve çevre illerde yaz ayları aşırı sıcak ve kurak geçiyor. Toprak aşırı sıcaktan adeta pişiyor, yaz aylarında sabah ve akşam serinlikleri bile olmuyor. Yaklaşık dört ay boyunca gündüz ve gece sıcaklıklarının arasında çok az derece farkı oluyor, yani yedi yirmi dört aşırı sıcak hava ile cebelleşiyoruz.
Bereketli Aydın Ovası, su azlığı nedeniyle verimlilikten düşüyor artık. Geçtiğimiz sene Büyük Menderes Nehri tamamen kurumuştu. Birkaç kere çevre barajlardan su verilmişti, ancak içme ve kullanma suyu barajları olduklarından dolayı kısıtlı olarak su verilmişti ovaya. Bu geçtiğimiz kış ayları güzel yağmurlar yağdı, barajların yarıdan fazlası su ile doldu. Şimdilik endişelenecek bir durum söz konusu değil. Ancak yaz aylarının yine çok fazla sıcak geçmesi bekleniyor. Yani kullandığımız her damla suyun değerini iyi bilmemiz gereken bir döneme yaklaşıyoruz.
Aydın’da meteorolojik verilere göre kısa sağanak yağışlar görülmesi bekleniyor. Ancak bunlar sadece öngörü, belki de sıklıkla yaşadığımız gibi yağmur beklerken parçalı bulutlu ve serin havayla da karşı karşıya kalabiliriz. Yani yine beklenen yağmurlar yağmayabilir. Temennimiz eski yıllarda olduğu gibi mevsimsel döngülerin rutinleri dâhilinde olması yönünde. İnşallah durum daha da vahim bir hal almaz. Yoksa gelecek yıllarda susuzluk ve buna bağlı olarak kıtlık çekeceğiz. Allah sonumuzu hayreylesin…