Yaklaşık yirmi beş yıl önce Taliban'a karşı Afgan halkının yanında olduğu bahanesiyle ülkeye yerleşen Amerikan askerleri geçtiğimiz haftalarda Afganistan'dan ayrıldı. Bu olayın hemen ardından Taliban ülkeyi tamamen ele geçirdi ve büyük bir gövde gösterisi yaparak başkent Kabil'de ''Afganistan İslam Emirliği''ni tüm dünyaya duyurdu. Altmışlı yıllarda soğuk savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, dönemin demokratik ülkesi Afganistan'a türlü bahanelerle girerek ülkenin topraklarını işgal etti. Afganistan'da zayıf kalan ülke yönetimi zamanla ülkenin içinde türeyen silahlı güçlerle ve dışarıdan saldıran güçlerle savaşmaya başladı. Bu güçlerden biri de sonradan ülkeyi gerici ve karanlık zihniyetlere mahkûm edecek olan Taliban'ı. Afgan halkı neredeyse elli yıldan bu yana iç savaşlarla, açlık ve susuzlukla, yoksullukla mücadele ediyor. Amerika Birleşik Devletleri de son yirmi beş yıldır ülkeye askerlerini yerleştirdi ve daha önce ve sonraları ''demokrasi'' getirdiği ülkelerden biri olarak listesine Afganistan'ı da aldı. Yıllarca ülkenin kaynaklarını emerek varlığını sürdürdükten sonra ne hikmetse birden ülkeden çekilme kararı aldı ve hızla Afganistan'ı terk edip gitti. Çünkü istediklerini fazlasıyla almıştı geriye posası kalmış bir ülke bıraktı. Amerikalıların Afganistan'ı terk edip ayrılmasının ardından Taliban güçleri ülkenin her yerine hâkim olduklarını açıklayarak başkente girerek ülke yönetimine el koydu, öyle ki devrik sayılan cumhurbaşkanı başta olmak üzere üst tabaka Afganlılar kaçarak ülkelerini terk etti. Geride kalan fakir, aç, savunmasız halk Taliban'ın merhametine bırakıldı.

Amerika Birleşik Devletleri, özellikle geri kalmış İslam ülkelerine demokrasi getireceğiz vaadi ile askerlerini yerleştirir ve işi bitince geride virane bir ülke bırakarak bölgeyi terk eder. Bu oyun yıllardır tekrarlanıyor. Dünya sadece izliyor, sahte beyanlarla üzüntülerini açıklıyorlar ama asla zulüm görenlere yardım etmiyorlar. Afgan halkı şimdi Taliban güçlerinin kendilerine biçtiği kaderi yaşamak zorunda olmanın üzüntüsünü yaşıyor ama ellerinden gelen hiçbir şey yok. Amerika Birleşik Devletleri, Afganistan'daki vatandaşlarını gönderdiği uçaklarla adeta jet hızıyla tahliye etti. Ülkeden ayrılan Amerikan vatandaşlarına yıllarca ev sahipliği yapmış, birlikte yıllarca arkadaşlık kurmuş Afganlılar onlarla birlikte kaçıp canlarını kurtarmak için hava limanına akın etmişlerdi. Ancak bir avuç zengin Afganlı bu şansı yakalayarak Amerikan uçaklarıyla ülkeden kaçabildi. Kaçışlar sırasında vicdanları yaralayan en kötü durum da bir çare Amerikan uçaklarının kanat ve motorlarına çıkarak kaçmayı planlayan ancak uçak havalandıktan kısa bir süre sonra yerden yaklaşık yüz iki yüz metreden yere düşen Afganlıların görüntüsü oldu. Ülkeden kaçmak uğruna umudun son kırıntısına cahilce de olsa sığınan bu kişiler düşerek feci şekilde hayatlarını kaybetti. Zaten sürüncemede olan insanlık bir kez daha o görüntülerle ölmüş oldu. Geride kalan zavallı Afganlılar şimdi kara kara geleceklerini düşünüyor. Anlaşılan şu ki Amerika demokrasiyi getirdiği ülkeden kendince gönlünü rahatlatarak ayrıldı. Ancak Afgan halkı ve diğer demokrasiyi yaşayan milletlerin ahı muhakkak Amerika'yı bulacaktır.