Türkiye Varlık Fonu’ndaki kurumlara dışarıdan talip çıkmaya başladı. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki büyük şirketler Varlık Fonu’ndaki kamu mallarına talip olmaya başladılar. Sanki kurulan Varlık Fonu, Osmanlı döneminde kurulan Duyun-u Umumiyeyi çağrıştırıyor.2. Abdülhamit iktidara geldiğinde devleti dış dünyaya hatırı sayılır borçları birikmişti. 1880 yılında yayınlanan kararname ile Duyun-u Umumiye kuruldu ve devletin borçlarına karşılık ülkenin bazı mallarının gelirleri teminat gösterildi.Mesela Aydın ilinde yabancılara, alacakları karşılığında gösterilen teminat, il genelinde koyun aşarlarından kaynaklanan gelirlerdi. O tarihte ülkenin bütün işletmelerinden gelen gelirlerini Duyun-u Umumiye aracılığıyla yabancılar el koyuyordu. Ülkedeki tüm limanlar, tren yolları ve maden işletmeleri ve Türkiye’de gelir getirecek hangi kurum, kuruluş ve taşınmaz varsa buradan elde edilen gelirlere Duyun-u Umumiye el koyuyordu.Varlık fonu Duyun-u Umumiye’ye benzer bir kuruluş mu şimdilik bir şey söyleyemiyorum. Ancak çalışma sistemi onu çağrıştırıyor gibi bir izlenim var ortada. Devletin mevcut tüm mallarını sinesinde toplamaya başladı. Fon büyüyor. Önümüzdeki süreçte daha da büyüyüp gelişeceğe benziyor.1880 yılında da Osmanlı Devletinin borçlarını ödeyemeyeceğini anlayan emperyalist ülkeler Duyun-u Umumiye’nin kurulmasını istemişlerdi. Osmanlıt devleti borçlarını teminat gösterdiği mallardan gelen gelirlerle 1923’e kadar ödedi. Genç Türk devleti de 1945 yılına kadar eksiksiz üzerine düşen görevi yerine getirdi.Yeni kurulan Türkiye Varlık Fonu’nun bünyesine devletin değerli varlıkları bir bir toplanıyor. Geçtiğimiz günlerde Varlık Fonu’na İzmir Limanı da dahil oldu.Bu çalışma, tipik bir emperyalist oyuna benziyor. Sanki Batılılar Türkiye’ye güvenemedikleri için böyle bir fonu kurdurdular.Sanki tarih bir kez daha tekerrür edeceğe benziyor. Ancak Türkiye bu kez, 1880’den daha zor durumlara düşebilir. 1945’e kadar yalnız borçlar ödendi. Devlet hiç satmadı aldı. Mesela bir örnek tüm demir yolları satın alındı.Bugünkü durum çok farklı devlet bugüne kadar nesi varsa hepsini özelleştirme adı altında sattı. Varlık Fonu’nun kuruluş tüzüğünde de varlıkları satma yetkisi var. Mesela yabancıların ilgilendiği Eti Madenin özelleştirme değeri 40 milyar dolar. Yabancıların bir gözü de bor madenlerinde buranın özelleştirme değeri ise 1 trilyon 100 milyon dolar. Türkiye’nin borçlu olduğunu bilen yabancı güçler bu çok değerli madenleri kendi tekelleri altına almak için can atıyorlar. Türkiye bu sefer daha zor durumda kalabilir. Yabancılar, Eti Maden ve bor madenlerine talipler özellişterme yoluyla buraları da yabancılara satılırsa ne olacak? Unutulmamalı ki yabancıların gözü Türkiye bor madenlerinde 1 tirlyon 100 milyon dolar rezerv söz konusu. Eti madeni özelleştirme kapsamı içine alınırsa buradan da 40 milyar dolar gelir bekleniyor. Türkiye’nin borçlu olduğunu bilen emperyalist güçler bu önemli madenleri kendi tekellerine almak istiyorlar. Varlık Fonu’ndan elde edilen bir gelir henüz yok. Ama yap-işlet sistemi ile inşa edilecek köprüler dış sermaye gruplarının kredileriyle inşa edilecek? Türkiye’nin her tarafını ipotek altına alırsanız dış finans grupları Türkiye ileriki dönemlerde kredi vermez. Hükümette yaratıcılık da olmaz. Enflasyon çift hane olmuş. Devlet Osman Gazi köprüsünün 50 günlük açığı için 225 milyon TL’yi soluksuz ödedi. Bu nasıl hesapsızlık ki Türkiye’nin geleceğine yabancı ipotek koymuştur. Sade vatandaşın bundan hiç haberi yok. Yap-işlet modelinin yediği herzeye bakın. Biz Osman Gazi köprüsü ayda 3.700 milyon açık verecek diye düşünürken bu açık 50 günde 225 milyon TL’ye yükseldi. Bu nasıl bir yanlış hesaptır ki devlet bu köprüleri müteahhitlere yaptırırken, ayda onlara 120 milyon TL. civarında para ödeyeceği hiç hatırına geldi mi? Neden bu kadar para ödeyecek? Çünkü köprü için müteahhide günde 40 bin araç geçecek diye teminat verilmiş. Oysa bırakın günde 40 bin aracı, Ocak ayında sadece 12 bin araç geçmiş. Bu nedenle hükümet müteahhide 50 günde 225 milyon TL. ödemek zorunda kaldı. Birilerinin yanlışını gelecek nesillerde ödemeye devam edecek. Bu ne anlama geliyor? Resmen Türkiye’nin geleceği soyuluyor. VARLIK FONU NASIL BİR KURULUŞ 26 Ağustos 2016’da kabul edilen yasa uyarınca kurulan Türkiye Varlık Fonu Anonim Şirketi özel hukuk hükümlerine tabi oldu. Çünkü kamu varlıklarının toplanarak bir fon kurulması ve bu fonunda özel hukuk hükümlerine tabi olması dünyada bir ilktir. Fonun yapacağı işler: 1-Her türlü hisse senedi, tahvil ve diğer menkul değerleri alır ve satar. 2-Türlü para piyasası işlemleri. 3-Gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı haklar ile her türlü gayri maddi hakların değerlendirilmesi 4-Her türlü proje geliştirme, projeye dayalı kaynak yaratma dış proje kredisi sağlama ve diğer yöntemlerle kaynak temini. 5-Her türlü ticari ve finansal faaliyetleri ulusal ve uluslararası birincil ve ikincil piyasalarda gerçekleştirilir. Şirket tarafından yatırımlar ile uluslararası alanlarda diğer devletler ve yabancı şirketlerce yapılacak yatırımlara iştirak edilebilir.