Milattan Önce 500 yılında Romalılar, krallarını tahtan indirdi. Yunanistan’ın son tiranları gibi zalim bir tirana dönüşebilecek bir lider yerine Romalılar konsül adı verilen iki lider birden seçti. Söz konusu konsüllerin her biri yalnız bir yıl yönetimde kalabilmekteydi. Her bir konsül diğerinin bir diktatör veya zalim bir tiran olmasını engellemekteydi. Zengin ve güçlü adamlardan oluşan senatoyla birlikte konsüller Roma’yı yönetti.
Aristokrasi, ayrıcalıklı bir gurup tarafından oluşturulan bir yönetim şeklidir. Konsüllerin ve senatonun zengin ve soylulardan oluşmasından itibaren Roma hükümeti, aristokrat yönetim olarak adlandırıldı.
Romalıların fakir kesimi plepler olarak adlandırıldı. Onlar, daha fazla haklar istedi. Sıklıkla aristokratik yönetim Cumhuriyetçi bir rejime dönüşmekteydi. Kanunlar seçilmiş temsilciler tarafından yapılmaktaydı. Temsilciler, Senatörler tarafından seçilmekteydi.
İnsanlar, Roma’dan ayrılıp yeni kentler kurma ve ordudan firar tehdidiyle çeşitli haklar kazandı. Onların kazandığı haklardan birisi yazılı kanunlardı. Bundan önce, Fakir bir adam bir kuralı çiğnediğinde cezalandırılırdı. Ancak kanunların yazılı olmadığından hangi cezayı çarptırılacağını asla bilemezdi. Yaklaşık Milattan önce 450 yıllarında kanunlar on iki bronz levhaya yazıldı.
Eşitliği sağlama faaliyetleri esnasında plepler gelinen noktada bir meclise sahip olmak için kararlı davrandı. Bu meclis, senatoya kanunların yapımı konusunda yardımcı olan bir temsilci gurubuydu. Soylular, Senato için;. Plepler ise Meclis için temsilciler seçti. Senato ve Meclis kanunları yaptı.