Artık seçim sıkıntısını atlattık. Artık ülke sorunlarına eğilmek zorundayız. Türk ekonomisinin hızla borcunun artması ve uzun süre olağanüstü hal yönetiminin sürmesi Türkiye’de ekonomiye güveni azalttı. IMF yoluna düşme çanları çalmaya başladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Hazine Genel Müdürü Faik Öztrak, “Türk Lirası hızla değer kaybediyor. Faizler hızla artıyor. Şirketlerin, vatandaşların borçlarını geri ödemeleri giderek daha da zorlaşıyor. Ülkenin yeni borç bulması zor. Türkiye’nin Arjantin’den sonra IMF kapısına düşecek olan ikinci ekonomi olması, kaçınılmaz. Doğrusunu yapamadığımız aşikar. Türkiye reformları yapan, ekonomisini güçlendiren, ekonomisinin dünya piyasalarında rekabet gücünü artıran bir ekonomi değil” dedi. Şuan itibariyle duruma baktığımızda Türkiye’nin zorlanacağı ortada. Zira Türkiye’nin yıl sonuna kadar ödemesi gereken borç miktarı 240 milyar dolar. Bu miktar parayı temin etmek için hem doğruyu yapmamız gerekir. Öte yandan dünyada özellikle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere başta ABD olmak üzere parayı kısma politikasına devam edeceklerini söylüyorlar. Bu, tavırları sermayenin riske karşı duyarlı olacakları anlamına gelir. Türkiye 16 yıldır yanlış ekonomi politikalarının içinde bocaladı durdu. Ancak 24 Haziran’dan sonra doğru politikalar izlenerek hatalar kapanacak ve doğru politikalarla yön verilecek mi? Çünkü OHAl ile doğru politikalar sergilenemez. Çünkü ülkede ekonominin ve cari açığın arttığı, bir ortamda hükümet seçim nedeniyle ekonomiyi haddinden fazla şişirdi ve bu aşamada gördük ki borç bulması adam akıllı zorlaştı. Çünkü Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede başarısız oluşu ülkenin ekonomik dengelerini tamamen bozdu. Seçim arifesinde sözde yatırım teşviklerini arttırdı. DEUCHE Weel, Washington’da uluslararası para fonu bünyesinde bir ekip oluşturularak, Türkiye’nin IMF’nin kapısını çalma ihtimali nedeniyle tedbir amaçlı bir senaryo üzerinde çalışmaya başladığını yazdı. Adını açıklamak istemeyen bir yetkili TL’Deki devalüasyonun çok dramatik durumda olduğunu söyleyerek şunları söyledi; “Bu nedenle IMF’nin başı ağrımaya başladı ve IMF içinde Türkiye’nin hızlı bir sermaye kaçışıyla karşılaşabileceği ihtimali karşısında bir acil durum grubu oluşturuldu. İkinci ekip, 24 Haziran seçimlerinin arkasından doğacak herhangi bir tablonun borç ödeme krizini tetikleyeceği senaryoları üzerinde çalışmaya başladığı ifade edildi. IMF sözcüsü, bütün ülkelerde olduğu gibi, Türkiye üzerinde çalışan sürekli bir ekibimiz var ve gözetim sürecimizin bir parçası olarak yetkililerle düzenli temas halindeyiz. Son dönemde Merkez Bankasının para politikasını sıkılaştırmaya yönelik tedbirlerin açıklanmasını memnuniyetle karşılıyoruz ve yetkileri, ihtiyatlı olmaları konusunda destekliyorum” diye konuştu. Yerel para birimi Peso bu yıl yüzde 25 civarında değer kaybeden Arjantin geçen günlerde IMF ile 50 milyar dolar borç karşılığı 3 yıllık stant-by anlaşması imzalamıştı. Kaynaklar IMF’nin Arjantin’den sonra Türkiye’nin de masaya oturacağını hesaplıyor. Gelişmelerden de izlendiği kadarıyla tarihinin en ağır ekonomik krizi kapısına dayanmış durumda akaryakıt zamları vergiyle gizlendi. Devletin gelirlerinin çoğu dolaylı vergilerden geldiğini dikkate alırsak, bunun sürdürülebilir olmadığını çok iyi anlarız. Soğanın bile 6 liraya, patatesin 5 liraya satıldığı bir ülkede vatandaşların ülkenin durumu çok iyi analiz etmesi lazım. Görülen net bir gerçek var ki AK Parti ekonomi alanında çok başarısız oldu. İnşaat ve ithalata bağlı bir ekonominin eninde sonunda batacağı belliydi. Faizlerin yükselişi, doların maratona çıkışı neyi çağrıştırıyor? Dünya piyasaları da Türkiye’nin nasıl iflasın eşiğine geldiğini araştırıyor.