Türkiye Cumhuriyet kurulduğundan beri böyle zaafa düşmemişti. İnanılmaz ve zor idari hatalar ekonomiyi çıkmaz sokağın içine sürükledi. Neden bunlar başımıza geldi? Peki muhalefet partileri iktidarın içine düştüğü sıkıntılı ortamdan oylarını artırabildi mi?
Çok hayret edilecek bir gerçek var ki, muhalefet partileri son 3,5 yıl içinde oy kaybetti. Neden kaybettiklerine gelince;
CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Başkan adayı Muharrem İnce’nin AK Parti’nin seçimi kazanmasında büyük katkısı oldu
Kılıçdaroğlu, CHP’ye Genel Başkan olduktan günümüze en azından arka arkaya 10 genel seçim geçirdi ve hepsinde başarısız oldu. Siyasette bir istifa mekanizması varken, beyefendi istifayı ağzına bile almadı.
AK Parti’nin durumu çok mu iyi idi. AK Partinin içinde en azından yüzde 13’lük bir kesimin var olduğunu herkes biliyordu. Milletvekilleri de izlenen politikalardan şikayetçiydi. Ama bu küskün kesimi CHP kendi safına çekeceğine, adeta onlara “partinize dönün” dercesine büyük hatalar yaptı.
Özellikle Erdoğan’ın karşısına çıkan Muharrem İnce, bu kesimi kazanmak için en küçük bir gayret bile göstermedi.
Hiç akla gelmeyecek hatalar yaptı. Hiç gereği yokken Selahattin Demirtaş’a ziyarete gitti. Bunu şunun için yaptı. “Ben nasıl olsa Erdoğan ile ikinci turda karşı karşıya gelecem. O zaman HDP bana yüzde 7-8 civarında oy verir diye düşündü. Ancak bizim toplum bu konularda çok hassastır. İnce’nin PKK’nın emir kulu olan Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesi geniş kesimlerce hiç hoş karşılanmadı. Muharrem İnce’nin yaptığı bu hata affedilecek gibi değildi.
İnce’nin ikinci büyük hatası, çıktığı bir televizyon programında Erdoğan ile ilgili şunları söylüyordu. “Avrupa Birliği üyeleri bana Erdoğan’ı yargılayıp yargılamayacağımı sordu.”
Ciddi bir adayın yapacağı konuşma böyle olur mu? AK Partililer, bu konuşmayı daha farklı yorumladılar. Erdoğan’ın geleceğini endişe ile baktıkları için liderlerine dört elle sarıldılar.
İnce, “Erdoğan yargılancak bunu Avrupa’da istiyor” diyordu.
İnce’nin ve Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ı yargılamak için can attıklarını ifade etmesi, AK Partinin küskün seçmenlerini ürküttü.
Temel Paşa’nın apoletlerini sökeceğim demesi de hataydı. Bu sözleri, Erdoğan’a destek veren herkesin yargılanacak havasını yarattı. AK Partinin küskün seçmenleri, liderlerine ve partilerine sahip çıktılar.
Muharrem İnce’nin İzmir mitingi sonrası onbinlerce seçmenin koro halinde “intikam alacağız” naraları atması küskün AK Partililerin partilerine sahip çıkmasına neden oldu.
Oysa AK Parti 1 Kasım 2015 seçimlerinden günümüze kadar geçen süreçte yüzde 7 oy kaybetti. AK Partinin aldığı yüzde 42.50’lik sonuç 7 Haziran 2015 seçim kaybettiği bir seçimdi. Ama Erdoğan yüzde 52.5’lik oy yüzdesiyle yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.
AK Parti çıkardığı 293 milletvekili ile meclis çoğunluğunu kaybetti. Ama bu açığı Devlet Bahçeli’nin MHP’si sayesinde kazandı.
Toplum sandığa gidip aklını kullandı ve bu sıkıntılı sürecin bir bölümünü atlattı. Ya önümüzdeki günlerde Türkiye başkan sistemi içinde yoluna nasıl devam edecek? OHAL söz verildiği gibi kaldıralacak mı? AK Partinin 16 yıllık icraatının sonunda devlet borçlu, çiftçi borçlu, sanayici borçlu, işadamı borçlu, peki kazanan kim?