Bakanlık Müfettişliği yıllarımda, bir okulda sınıftaki öğrencilerin bir öğretmenin kendilerine “kemik torbası, yağ tulumu, mankafa, dört göz, şişko, uyuşuk, hayvan, miskin, vb.” dediği iddiası ile ondan şikâyetçi olmaları üzerine soruşturma açılmıştı. Tabii gereği yapıldı. Bir eğitimcinin kullanmaması gereken kelimelerdi bunlar.
Ancak, bu kelimelerin öğrencilerde yaratacağı olumsuzlukların, onların davranışlarını da etkilemesi kaçınılmaz olur. Negatif ifadeler her zaman negatif sonuçlar doğurur. Öğretmenleriniz size böyle hitap etse, ne yapardınız? Onu sever miydiniz? Onun dersinde başarılı olabilir miydiniz?
Psikolojik Danışman ve Pedagog Mehmet Teber bu konuda bakın neler diyor;
“Bazen yanlışlıkla bu gibi kelimeleri bolca kullanarak çocuklarımıza da hitap edebiliyoruz. Bu etiketler sıklıkla kullanıldığında, etiket olmaktan çıkıp çocuğun kişiliğinin bir parçası haline gelebiliyor. Çocuk, kendisinin de etiketteki gibi olduğuna inanınca artık geri dönülmez bir yola girilmiş oluyor.
Çocuklarımızı olumsuz etiketlemekten kaçındığımız gibi, onları ikaz ederken ve yönlendirirken de pozitif kelimeleri kullanmamız kesinlikle daha faydalı olacaktır.
Örneğin; elinde bir tabakla yürüyen çocuğumuza “Aman düşürme demek yerine”, “Sıkı tut” demek daha doğrudur. “Tembellik yapıyorsun” yerine “Daha çalışkan olabilirsin” demek daha akılcıdır. “Dikkatli ol” ifadesi “Sakarlık yapma” ifadesinden daha fazla yol göstericidir. “Yalan söyleme” ibaresi yerine “Doğruları söyle” ibaresini kullanmak daha eğiticidir.
Negatif ifadeler, yol göstermediği gibi akla olumsuzu da getirdiği için yanlış yönlendirici olabilmektedir. Şimdi ben size, “Kırmızı fil düşünmeyin” desem, hepinize kırmızı fili düşündüren ben olurum. Aynı şekilde “tırnaklarını yeme” dediğimiz kişinin aklına “tırnak yeme” mesajını gönderen yine biz oluruz.
“Gürültü yapmayın” mesajı çocukları daha fazla gürültü yapmaya sevk eder, çünkü zihne giden mesaj “gürültü” mesajıdır. Bunun yerine “Sessiz olun” demek daha doğrudur. Çünkü çocuklara ne yapmaması gerektiğini değil, ne yapması gerektiği aktarıl-malıdır. “Çöpü yere atma” demek yerine “Çöpü ilerideki çöp tenekesine at” demek arasında dağlar kadar fark vardır.” Çok doğru.
Çocuklarımızı eğitirken pozitif dil kullanmalıyız. Atalarımızın“Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” sözünü hiç unutmamalıyız. Yunus Emre “Kişi bile söz demini, demeye sözün kemini” diyerek, tatlı dil'in önemini vurgulamaktadır.”
Öğrencilik yıllarımda unutamadığım ve sevdiğim öğretmenlerim bizlere hep ismimizle hitap etmişti. İsimlerimizi ezberleyerek, bizlere değer verdiğini göstermişti. Onların derslerine çok daha fazla önem vermiş ve başarılı olmuştuk.
Bana göre tebessüm ile söylenen “tatlı dil “, öğret-menlik mesleğinin genel yeterliliklerinin en başında gelir. “Tatlı dil”li, “güler yüz”lü eğitim başarının anahtarıdır.
Öğretmen, öğrencilerin her birinin önemli ve değerli olduğunu olumlu ifadelerle kendilerine fark ettire-bilmeli ve özelliklerine uygun davranabilmelidir. Onların bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal, kültürel farklılıklarına ve gereksinimlerine ilişkin anlayışını, farkındalığını, öğrencilerinin öğrenmesini desteklemek ve daha ileriye götürmek için tatlı dil'li , güler yüz”lü eğitim yapabilmelidir..
“Güler yüz”lü eğitim - pozitif eğitim - için, öğretmen öğrencinin fiziksel, sosyal, bilişsel, dil, duygusal, kültürel gelişimine ait düzeyini, öğrenme biçimlerini, güçlü ve zayıf yönlerini, ilgi ve gereksinimlerini bilmelidir. Bunları geliştirmek için de “olumlu düşü-nerek”, “pozitif kelimeleri” kullanarak amacına ulaşabilir.
Yalnız öğretmenler değil, anne-babalar da, çocuklarının kendini ve diğerlerini tanımasına ve kabul etmesine, kendisi ile ilgili farkındalığını günlük hayatta kullanmasına ve olumlu davranışlar geliştirmesine, kendi kendini güdülemesine rehberlik ederken de negatif kelimeleri kullanmamalıdır.
Bizler de nezaket kuralları içerisinde birbirimize karşı hitap ederken pozitif kelimeleri seçmeliyiz. Böylece ilişkilerimiz daha kolay ve uzun ömürlü olur.
Yasaklama getirmek olumsuz davranışa sebep olur. “Park yapmak yasaktır!” negatif ibaresini mi yoksa “Park yapmadığınız için teşekkür ederiz.” pozitif ibaresini mi seçersiniz? Köşe başında çöp yığının bulunduğu duvara “Çöp dökmek yasaktır !” yerine “Lütfen çöp koymayınız .” yazmak daha güzel değil mi ?
“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.” atasözünü hatırlayıp, “karşınızdaki zaten aldırış etmiyor”, diye düşünmeyiniz. O zaman o kişileri “pozitif kelimelerle” ikna etmesini bilmeliyiz. Yoksa sizler de sorunun bir parçası olmaktan kurtulamazsınız.
Yaşantımızda negatif kelimeleri bırakıp, pozitif kelimeleri kullanmamız bize olumlu düşünmeyi de sağlayacaktır. Hayata olumlu bakmayı öğretecektir. “Güler yüz”lü eğitimde “tatlı dil”le başarı daima artacaktır.
Hangi dilde konuşursanız konuşun, iletişim kurmanızda, en iyi dil “tatlı dil”dir.
Hani derler ya, “Kaç dil bildiğin önemli değil, “tatlı dil”i bilmedikten sonra”
Sevgi ve saygılarımla.
Ali İhsan ÖZÇAKIR
MEB.Emekli Bakanlık Başmüfettişi
e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com