I-KADİR ÖZDEN: 1932 yılı Aydın İli Bozdoğan ilçesi Güvenir köyünde doğan Kadir Özden, 1938 yılında ailesiyle birlikte o zamanlar “Ahır Köy” olarak bilinen Aydın merkez Kardeş Köy’e göçer. Özden ve ailesi 1940 senesinde Kardeş Köy’de okul olmadığı için Aydın merkeze yerleşir. Özden ilk gençlik yıllarında, ağabeyinden öğrendiği terzilik mesleğini icra eder. Daha sonra, döneminde Aydın’ın tanınmış esnaflarından olan Fırıncı Adil ustanın yanında simit ve ekmek yapımını öğrenir. 1961 yılında kendine ait kara fırını Aydın Merkez Güzelhisar Mahallesi’nde açar. Fırını açtığı yıllarda Adnan Menderes Bulvarı yeni açılmıştır. Ancak Bulvar’da hiçbir bir yüksek bina yoktur. İlk yüksek bina Özden’e ait fırının 100 metre batı tarafına yapıldığında Özden “Bu bina benim güneşimi kesecek” diye tepki verir. Şu anda Bulvar’da adım atacak yer kalmamış her yer yüksek binayla dolmuştur. Güneşimi kesecek şeklinde bir zamanlar sitem eden Özden şimdilerde binaların kasvetinden, nefes alamamaktan şikâyet etmektedir.
II-AHMET CERİT: Cerit, 1920 yılı Aydın merkez Baltaköy doğumludur. Bulgaristan’tan göçme, siyasi yaşamda epey faal olan ve 1946 senesinden sonra Baltaköy ve çevre köylerde Demokrat Parti’nin en etkili isimlerinden Osman Ağa’nın oğludur. Ahmet Cerit, o dönemde macurca olarak bilinen Bulgar dilini çok iyi konuşur. Balı kovanından peteğiyle, kaymağın hasını yiyerek büyüğünü söyleyen Cerit çok atiktir. Yaptığı yanlış evlilikler ve delikanlılığının etkisiyle hapishanelere düşer. Ailesinden miras kalan tüm varlığı harcar. Hapishaneden çıktıktan sonra hayata sıfırdan başlayan Cerit, Karayolları İdaresi’nde dozer ve kepçe operatörü olarak işe girer. Ülkenin dört bir yanında yol yapımında çalışan Cerit, bu sıralarda Arapça ve Kürtçe’yi öğrenir. Hemen gittiği her yerde çapkınlık yapmadan duramayan Cerit bunun faturasını daha sonraları ağır öder. Yaşlılığında değişik illerdeki farklı annelerden olma çocuklarına ulaşmaya çalışınca evlatlarından gerekli ilgiyi göremez. Cerit, bundan sonra “ne evladıymış o, ver yesinler” diye çevresine sürekli serzenişte bulunur. Geçirdiği bir kaza sonucunda işinden emekliye ayrılan Ahmet Cerit, emekliliğini celeplik yaparak değerlendirir. Aydın ve çevresindeki havyan pazarlarının tamamına giden Cerit, 75 yaşından sonra kendini yorgun hissedince hocalık(okuyucu/üfürükçülük) yapmaya başlar. Türkiye’nin öbür ucundan insanlar, onun müthiş etkileme kabiliyeti nedeniyle, dertlerinin devası için onun yanına gelir. 2001 yılında vefat ettiğinde cenazesi küçük faiz karşılığında, senet imzalatarak borç verdiği romanların iştirakiyle kaldırılır.
III-ŞEFİKA GÜLER: Güler, 1929 yılı Aydın doğumludur. Koca Mustafa’nın kızıdır. Aydın Merkez Güzelhisar Mahallesi’nin tanınmış simalarından olan Güler, Hacı Şefika Hanım olarak bilinmektedir. İlginç bir yaşam öyküsüne sahip Güler, hiç evlenmemiştir. Ebeveyninden kalan müstakil evi yüklenici aracığıyla apartman yaptıran Güler, müstakil evinin özlemiyle kendisine ait dairesinde 2006 yılında vefat etmiştir.