Genel Kurmay eski istihbarat başkanı emekli korgeneral İsmail Hakan Pekin, Suriye meselesine artık çok geniş ve çok yönlü bakılması gerektiğini belirtti. Pekin; ‘’ABD petrol ve suyu ülkede kontrol altına alabilmek için bu bölgeleri kürtlerin hakimiyetine vermek istiyor. Bütün bunların kontrolü için bir yapılanma istiyor. Bu yapılanmada ancak Suriye’nin parçalanmasıyla olabilir. ABD çok fala kayba uğramadan bölgeye ve gelirini bölgedeki pazarın kontrolünü ellerinde tutmak istiyor. Tüm tehditleri dışlıyorlar. Kendilerinin hakim olabileceği kürtleri kullanıyorlar, yeri geldiğinde IŞID’I da kullandılar. Emekli korgenerel İsmail Hakkı Pekin’in bu açıklaması, Suriye savaşının gerçek nedenini ortaya çıkarıyor.
Pekin açıklamasını sürdürüyor; ‘’ABD , Rusya, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, İran, Suriye, kürtler hepsinin birbirleriyle ilişkileri var. Karmakarışık olmuş durumda. Bu karmaşık durumda bizim strateji belirlememiz gerekiyor. Bu bölgede değişik çıkarlar zinciri var. ABD Fırat’ı sınır kabul edip devletçik kurmaya çalışıyor, ama onları Suriye’nin doğusuna hakim kılıp petrol bölgelerini elde etmek istiyor. Kürtleri kullanarak bunu yapmak istiyor. Katar meselesine bu bağlamda dikkat edilmesi gerekiyor. Hiç beklenmedik gelişmeler olabilir. Suriye’nin petrol bölgesi var, su var. Bölgede Fırat ve Dicle nehirleri çok önemli’’dedi.
Bu durumda Türkiye ne yapıyor? Rusya ile birlikte Afrin’de asker bulundurmayı planlıyor. Bu şekilde oradaki çatışmasızlık alanı daha kolay şekilde kontrol edilebilme şansına sahip olacak. Silahların toplanması, çatışmaların bitmesi. Böyle bir anlaşma ne kadar devam edecek bilinmez. Afrin konusuna bakarsak, bu konuda Suriye’ye yardım açısından önemli. O bölgedeki halkın güçlü olması gerekir. Türkiye’nin göndereceği gücün büyük ihtimalle muharip güç olması gerekir. Aynı zamanda bu güç kendini korumalı. Yeni tehditlere karşı kendini koruyacak bir güç olmalı. Bu gücün bütün olması, çatışmasızlıkla ilgili huzuru inşa etmek olmalıdır.
Emekli Büyükelçi Onur Öymen; ‘’ Türkiye’nin ortadoğu politikasının zikzaklar politikası haline geldiğini belirtiyor ve; Orta doğuda en yapılmayacak iş ileriye yönelik tahminlerde bulunmaktadır. Bir anda zemin değişir. Bugün düşman olanlar yarın dost olur, siz açık pozisyonlarda kalırsınız’’ dedi. Onur Öymen gerçekten haklı. Çünkü ABD orta doğuda çok sinsi politikalar izliyor. Bu yüzden Türkiye güneyinde gelişen olayları çok iyi değerlendirmesi gerekir.
Dikkat etmişseniz ABD önce suçluyor, arkasından silah satıyor, ortak tatbikat yapıyor. Bu kadar kaygan bir zemin ki, Ortadoğu çok fazla açık tavır aldığımız zaman hiç aklımıza gelmeyen gelişmeler olabilir. Mısır ile Suriye geçmişte birleştiler, Birleşik Arap Devletini kurdular, Türkiye hemen onları tanıdı ve iyi ilişkiler kurduk. Bir süre sonra dağıldılar. Biz ortada kaldık. Onun için Arap dünyasında işlerin nasıl gelişeceği ve olacağını bugünden kestiremeyiz. Herkesin bir hesabı var. ABD başkanı Trump’ın gözü bunların petrolünde, gazında ve parasında. Trump seçim kampanyalarını sürdürdüğü sırada bunu açıkça itiraf etti. ‘’ ABD’nin 19 trilyon dolar borcunu petrol geliri ülkelerden alıp ödeyeceğiz’’ dedi. Trump’ın bu açıklaması onu dinleyenleri kahkahaya boğmuştu. Amerika böyle bir ülke. Menfaati uğruna yapmayacağı bir şey yok ve satamayacağı bir silah yok. Geçenlerde Almanya başbakanı Merkel’e de silah almasını tavsiye ediyor.
Emekli büyükelçi Onur Öymen dış politikanın günü birlik kararlarla yürütelemeyeceğini dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü. ‘’ Balıklama atlayarak birinden yana öbürünü desteklemek çok yanlış olur. Teröre karşı o bölgeye asker gönderirken aynı zamanda çıkış stratejisi hazırlamamız gerekiyor. Nasıl çıkacaksınız, hangi koşullarda çıkacaksınız, elinizde bulunan toprağı kime bırakacaksınız. BM’ mi gelecek. Suriye’ye mi vereceksiniz. Özgür Suriye ordusu mu orada bir yönetim kuracak. Sizin eğittiğiniz ÖSÖ’nün bir kısmı Suriye ordusuna gitti. Bir kısım silahlarını teröristlere sattı. Böyle bir zeminde hareket ediyorsunuz. Davutoğlu’nun yaptığı gibi bazen bunun bedeli ağır olur. Kime güveneceksiniz? ABD’ye sırtını çevir, Rusya ile iş yap, bunlar günübirlik oluşturulacak politikalar değil. Sistemli uzun vadeli stratejileriniz olacak’’ dedi.
Sayın Öymen iyi bir diplomat, ne yazık ki CHP bu değerli diplomatı bünyesinde barındıramadı. Ama politika ince bir sanat. Dış politikada başarılı olmak için bilgi birikimi ve deneyim her zaman ön plana çıkar. Öymen’e göre dış politika günü birlik bir politika değil. Bağımsız kürt devleti konusunda da Türkiye’nin çok yumuşak bir politika izlemesinin olmadığını belirtti.