Dün 21 Aralık yılın en uzun gecesini yaşadık.

Dönencenin bir ilklerinden , yılın en uzun gündüzü, 21 Haziran gününün tam tersi, en uzun günün gecesi.

Artık günler daha da uzayacak, ta ki 21 Mart ta gece gündüz eşitlenene kadar ,

Güneş sabahları erken doğacak, geceleri geç batacak

Daha aydınlık günler bizimle olacak.

Yarından itibaren gün erken ışıyacak, akşamları bizi daha geç terk edecek sarı sıcak.

Aydın’ın en güzel mevsimi Güneş’in parladığı her gün.

Yazı da kışı da, Güneş bir nimet. Servet ve sağlık demek.

Yakında çok değil 9-10 gün sonra yeni bir yıla merhaba diyeceğiz.

Kimilerimiz için yaşaman diğer kıyısına daha yakın olacağız.

Tıpkı bir tünelin içinden geçerek karşı yakaya daha yakın olmak gibi bir şey geçen zaman.

Sadece anıları var bizimle ve arşivlerde kalan geçen yıllardaki yılbaşı öncesinde

2019 yılbaşında Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Şehri Devlet Başkanı Papa Francis, içinde yaşanılan dünyanın, “tüketimcilik, hazcılık, zenginlik ve savurganlı içinde olduğunu” söyledi.

Papa, Hz.İsa’nın zamanına gönderme yaparak ;

“tüketimcilik ve hazcılık, zenginlik ve savurganlık, gösteriş ve narsizmle, sıklıkla kendinden geçirilmiş bir dünyada, bizi ayık olarak davranmaya çağırıyor. Diğer bir değişle; sade, dengeli, tutarlı, gerekli olanı görebilir ve yapabilir bir şekilde davranmaya çağırıyor.” derken,

aynı yıl, Diyanet’in tüm Ülkede ortak okunan Cuma hutbesinde ;

“Tüketim çılgınlığı, haz ve eğlence kültürü teşvik edilerek başta gençlerimiz olmak üzere milletimizi var eden yüce değerler yozlaştırılmaya çalışılmaktadır. Dünyanın farklı coğrafyalarında kimileri hayatta kalabilme mücadelesi verirken dünyayı bir eğlence gezegeninden ibaret görmek ne hazin bir manzaradır “

Ne ilginç değil mi..?

İki semavi dinin yeni yıl mesajları nerdeyse aynı.

Tüketim ve savurganlık üzerine kurulmuş.

Hem de birbirinden habersiz.

Demek ki doğruyu görebilmek erdemli insanların işi.

Sosyal adaletsizliğin çığ gibi büyüdüğü bugünlerde , varlıklıların aynı gezegende yaşadığı ve üzerinden servet kazandığı , fakirleri de koruyup kollaması gözetmesine dikkat çekiliyor.

Bir ülkenin refah seviyesinin bankalardaki paralarıyla değil , o paraların kaç kişiye ait olduğuna bakılarak ölçülür.

Bir ülkede nüfusun en zengini yüzde on kişi , ülkenin yüzde doksanına hakim ve kalan yüzde doksan , yüzde onuyla geçiniyorsa o ülkede sosyal adaletten bahsedilemez.

O zaman o ülkede cüzdanlar şişmiş, vicdanlar boşalmıştır.

Bizde çenesi de , parası da olan her zaman güçlüdür.

Ne dediğiniz ,nereden kazandığınız önemli değil,

Ama konuşanları gördükçe , tartışmalarını izledikçe,

“”Keşke sussalardı da gene alim sansaydık” diyeceğim öyle çok insan var ki.

Kıssadan hisse,

Ülkeyi ve kenti yönetenlerin , diğerlerinden bir farkı olmalıdır.

Saygın ,bilgili , farklı , seçkin , donanımlı ,entelektüel,

Yoksa , o dergahta post serip , kenti ve ülkeyi idare ettiğini sanmak

Bizi değil , kendisini kandırmaktır…!

****

Tüm dünya akçalı işlerle uğraşırken , gönüllü kuruluşlar idealleri uğruna zamanını ve olanını harcayarak , daha güzel bir Aydın ve Türkiye ve daha yaşanılabilir bir dünya için çalışıp mücadele veriyor.

Batıda NGO , “Non Government Organzaitaion “ yani “Hükümet dışı “ oluşumlar bizdeki deyişiyle , Sivil Toplum Kuruluşlarına büyük önem veriliyor.

Çünkü demokrasinin kılcal damarları olan ve resmi kurumlara durum tespitleri yaparak proje ve çözüm üreten , toplumsal çalışmalar yürüten Sivil kurumlar, insan geneli ve odaklı olarak görev yaparlar.

Kimileri çevre ve doğa, kimileri spor ve kitap, kimileri kültür ve sanat üzerine gönüllü Sivil toplum kuruluşlarından biri olan AYDIN ESKİ ESERLERİ SEVENLER DERNEĞİ 1973 yılından bu yana Aydın Kültür ve arkeolojisi ile Etnoğrafik taşınır taşınmaz tüm kültürel varlıkların savunucu Aydının en eski Sivil Toplum kuruluşu.

48 yıldır bu misyonu üstlenen tematik gönüllülerden oluşan Derneğin bu hafta sonu 25 Aralık’ta Milli Aydın Bankası Kültür Merkezinde saat 14.30 da yapılacak Olağan genel Kuruluna hepiniz davetlisiniz.

Doların ve fiyatların daha da düştüğü, ucuz ve sağlıklı günler temennilerimle .


SÖZÜN ÖZÜ :

İYİ ŞEYLER İNANDIĞINDA ,

DAHA İYİ ŞEYLER SABRETTİĞİNDE,

VE EN İYİ ŞEYLER HİÇ VAZGEÇMEDİĞİNDE GELİR.


MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608&91