Koskoca bir sezon geçiyor. Ligin bitmesine 9 hafta kaldı. Ama Aydınspor 1923’ü bir kez olsun, gönül rahatlığı içinde izleyemedik. Ya saç-baş yoldurtup tırnak kemirtti, ya da tansiyonları düşürüp, yükseltti. Aynı Aydınspor 1923 fanatik taraftarı herkesin sevdiği Nevzat Müdür gibi, Zeybekler de – oynadıkları futbolla yakında acil servise gitmek zorunda kalacaklar.
Bu maç değişik bir maç oldu. Maç öncesi tribünlerde ve maç sonrası sokakta, bu maç için “şaibeli” dedikodular duyuldu. Başlangıçta, inanmadık ancak, 4-0 ‘lık skor sonrası, bu söylentiler daha da arttı. Bir işin dedikodusu, gerçeğinden daha kötüdür. Elçiye zeval olmaz misali, “sokağın sesini” okurlarımızla paylaştık.
Maçın ilk yarısında, gidip-geldik, sanki Adnan Menderes stadı yerine, Bulvar’da dolaştık. 7 dakika içinde attığı gollerle Gümüşhanespor raconu kesti. Off, off! Ne maçtı be. Sanki ben oynadım. Her tarafıma ter bastı. 4-0’lık skoru bu sezon evimizde 2.kez aldık. Gümüşhanespor oynadığı futbolla, ummadıkları 4 gol sevincini taraftarlarıyla birlikte yaşadı. Biz de bu tabloyu imrenerek, iç çekerek izledik.
Rakip takımdan Ali Sakal ve Ali Özgün attıkları 2’şer golle galibiyetin mimarları oldu. Taşkın, Rıdvan ve Cumhur oynadıkları futbolla, Gümüşhanespor’u farklı galibiyete taşıyan futbolculardı. Tarık Hoca’nın 2 maç yenilgiden sonra, bu zorlu deplâsmandan 3 puanla dönmesi koltuğunun sallanmasını da engellemiş oldu.
Siyah-beyazlı takımın orta alanında Vedat ve Gürcan, o kadar dağınık oynadı ki, atılan paslar hep rakibe gitti. Nezir ve Ömer ofsayta düşme rekoru kırdılar. Transfer döneminin gözdeleri Tahir ve Nezir rakip defansın arasında kayboldular. Notlarıma göre, Aydınspor 1923 adına “Ah, bu da kaçar mı ?” diyeceğimiz, bir pozisyon yoktu. İlk köşe atışını da 58. dakikada kullandık.
İlk yarının 45+1’inde gelen golün hazırlanışı sırasında, Taşkın’ın eline çarpan top rakip için avantaj oldu. Taşkın’ın ortasına, Rıdvan topu iğne deliğinden geçirircesine, takımını 1-0 öne geçirdi. Zeybekler’de sakatlanan Süleyman’ın oyundan çıkması, bir takımı bu kadar mı etkiler? Takımımızda ne teknik, ne taktik vardı. Necat Hoca faciayı elleri belinde izledi, zaman zaman parmak işaretleriyle bir şeyler anlatmaya çalıştı. Onu kimse dinlemedi. Herkes topunu istediği gibi oynadı.
Rakip oyuncular Ali Özgün ve Zahit’in vuruşlarında skor daha da artabilirdi. Ama kaleci Evren mutlak gol vuruşlarını önledi. Yenilen gollerde de, Evren’in hatası pek hatası yoktu.
Zeybekler 20.11.2016 tarihinden bu yana, evinde 3 puana hasret kaldı. En son ligin 13. Haftasında, Etimesgut Belediyespor’u Oğuzhan’ın attığı golle 1-0 yenmişti.
Zeybekler bu maç ile Acil Servis yoluna düştü. Taktik ve tekniği olmayan maçta, oynadığı kötü futbolla değil galibiyeti, beraberliği bile hak etmedi. Futbolcuların bu isteksizliği, mağlubiyeti kabullenmiş durumda olmalarının nedenini anlayabilmiş, değilim.
Her kayıp puandan sonra yazıyoruz. Adnan Menderes Stadı, rakipler için, puan tarlası olmaya devam ediyor. İşte bu maçla birlikte kayıp puanımız 23’e yükseldi. Küme düşme hattının puanı da yükseliyor. Önümüzdeki haftalarda, daha stresli ve zorlu maçlar olacak. Bu maçta 1 puanın dahi çok önemi vardı.
Bu inanmamışlık, vurdum duymazlık, güvensizlik sürdüğü takdirde, korkulu rüya görmeye hazırlıklı olalım. Yetersiz olan teknik kadroya söylenecek bir şey yok.
Taraftar 79. dakikaya kadar desteğini verdi. Ancak; sonuç kocaman bir hüsran. Bu futbol ile bir yere varılmaz. Yönetimin bu işe el atması gerek.
Necat Hoca’nın her maç öncesi ve sonrası yaptığı açıklamalar bu maçta iflas etti. Takımın birlikteliği, moral motivasyonu, dayanışması ve enerjisi çözülmüş, dağılmış, yok olmuş.
Taraftar Göztepe, Ankaragücü ve İbrahim Gürdal ile uğraşırken, rakip 4’ledi gitti. Hedef gösterilen İbrahim Gürdal her maçta olduğu gibi istifaya davet edildi. Ben bir Aydınspor 1923 sevdalısı ve kurucu üyesi olarak çok üzüldüm. Ön yargıları aşamadık. Yönetim bir ekip işidir. Sorumluluk tüm ekiptekilerindir.
Bu klüpte yönetimsiz günleri de gördük. Ayağına top değmemiş futbolcuya sözleşme imzalattıran yöneticileri de gördük. Zaman zaman yaptığı yanlışlıklar olabilir ancak, “Baba, Ağabey!” diye sevdikleri, İbrahim Gürdal’ı “Günah keçisi” yapmak hiç hoş değil. Bu klüp için yaptıklarını hiç kimse inkâr edemez. Mali konularda sıkıntıları gidermek için, nasıl çalıştıklarını çok iyi biliyorum. “Her klüpte İbrahim Gürdal gibi Yöneticiler olmalı”, diyorum.
Futbolda sonuçlar bir kişiye bağlanmamalı. Teknik direktör, futbolcular, hakemler, medya, takımın mali konuları ve taraftar bu işin içindedir.
Kaldı 9 hafta. Birlik ve beraberlik içinde, “acil servise gitmeden”, bu ligde kalmayı başarmalıyız. Bu takım hepimizin. Başka Aydınspor 1923 yok.
Güzel günlere. Kalın sağlıcakla.
Hüsamettin KAÇAR.