Bu yazıyı referandumdan önce kaleme aldım. Bu yüzden sandıktan çıkan sonucu bilmiyorum. Ama şüphesiz ki ‘Evet’ ve ‘Hayır’ı savunan birileri istedikleri sonucu elde ettiler. Mesela son günlerde çeşitli platformlarda konuşulan erken seçim, yeniden gündeme gelebilir mi? Ama önümüzdeki süreçte yatırımcı erken seçim istemiyor. Bu yüzden şu anda yatırımcının gözü sandıktan çıkacak sonuçlarda olacak. Bugünden itibaren neler yapacağını hesaplamaya çalışacak. Ocak ayının ilk haftasında başlayan referandum kampanyalarından Türkiye çok yoruldu. Anketler ‘Evet’ ve ‘Hayır’ oylarının birbirine çok yakın olduğunu gösteriyordu. Bu yüzden 17 Nisan günü ipi kimin göğüsleyeceği belli değildi ve benim bunu tahmin etmem oldukça zor. Sandıktan çıkan sonuçlar özellikle iki kesimi fazlasıyla ilgilendiriyor. Birinci kesim siyasiler, ikinci kesim işadamları. İşadamlarının aklı fikri Evet çıkarsa hükümet, hemen erken seçime gider mi? Erken seçim, hükümet için ekonomik risklerin yanında külfet olur. 2014-2015 yılları seçimle geçti. Şimdi 2017’de vatandaş sandığın başında geçirmek istemiyor. Türkiye zaten ekonomik açıdan sıkıntı içinde reel sektörün dış borçları 225 milyar dolara ulaşmış. Hükümet borçların tam olarak ne kadar olduğu konusunda çalışma başlattı. Çünkü sektörün döviz cinsinden borçları giderek büyüyor. Dövizde yükselme eğilimi devam ediyor. Suriye’de ABD ve Rusya arasındaki gerilim devam ediyor. Bu durum haliyle Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Bütün bu belirsizlikler TL’nin değer kaybetmesine neden oluyor. Geçtiğimiz hafta dolar yeniden hareketlendi ve 3.74 TL’yi aşarak değer kazanmaya devam ediyor. Sonuçlar ne olursa olsun, dolar yükselişini sürdürmeye devam edeceğe benziyor. Analistler, bugün itibariyle ülkenin bir erken seçime sürüklenip sürüklenmeyeceğini dikkatle izliyorlar sanırım. Seçim ihtimali hafta içinde veya önümüzdeki hafta net olarak belli olacak. Referandum sonucu EVET olursa piyasalar, açısında pozitif bir etken olacağı kesin gözüyle bakılıyor. Sermaye çevrelerine göre, Evet çıkarsa piyasalar kısa süre içinde oturacak ve döviz kuru 3.50’nin bile altına inecek. Bu yatırımcıların görüşü. Ben aynı görüşte değilim. Döviz kuru bence yükselişini sürdürecek. Sandıktan Hayır çıkması halinde ise ilk tepkilerde TL hızla değer kaybedebilir. Bu tahmin de yatırımcılara ait. Kısacası referandum sandığından çıkacak sonuç Türkiye’yi bir yol ayırımına getirebilir. Kahin olsam, olacakları alt alta kolaylıkla yazarım ama öyle bir özelliğim yok. Kaleme aldığım konular tahminlerden öteye geçmez. Bir bakarsınız Türkiye Nisan ayının son çeyreğinde ülkedeki belirsiz ortamı gerilerde bırakabilir. PİYASALAR BEKLEMEDE Referandum öncesinde piyasalardan sıcak para çıkışı devam etti. Bu nedenle dolar kuru hareketlendi. Hafta içinde de hareketlilik devam edebilir. Dolar 3.80 ve Euro’da 4.00 bandına yükselebilir. Türkiye için en büyük risk kur artışı. Kur artışı döviz cinsinden borçlananların borçlarını artırır, dünya piyasalarındaki döviz kuru borçlarını yükseltir. Zaten son aylarda Güney Amerika, Türkiye ve Güney Afrika’da döviz kurun borçlar hızla artış gösteriyor. Türkiye verilerinin ayrıntısına girildiğinde ise özel sektör borçlarının milli gelirin yüzde 68.1’e ulaştığını görürüz. Özel sektörün borç ortalaması yüzde 24, kamunun ise yüzde 18.8 oranla hane halkı borçları takip ediyor. Referandum sonuçları ne olursa olsun, ekonomik düzenin gidişatında şimdilik bir değişim gözlenmiyor. Ancak önümüzdeki süreçte bütün dünyada ve Türkiye’de milliyetçi görüşler ön plana çıkacak. Çünkü dünya ülkelerine dayatılan “büyüme kaynağı borçlanmak” sistemi dünyayı daha ne kadar ayakta tutabilir? Hiçbir şekilde tutamaz. Çünkü dünyanın ekonomik sisteminin ipleri finans sektörünün elinde. Türkiye’de toplam borçların miktarı, milli gelirimizi çoktan aşmıştır. Bu ülkede her doğan çocuk borçlu doğmaktadır. Çünkü Türkiye’nin toplam borcu yüzde 127.2’dir. REFERANDUMDA YÜKSEK HARCAMA Başbakan Binali Yıldırım’ın referandumdan hemen sonra bitecek beyaz eşya ve mobilyadaki vergi indirimini Eylül sonuna kadar uzattıklarını, patronlara da yeni bir sigorta primi ve vergi affı getireceklerini açıklamıştı. Referanduma 6 gün kala açıklanan bu iki müjdeden sadece vergi indiriminin bütçeye maliyeti 1.7 milyar lirayı bulacak. Hükümet geçtiğimiz Şubat başında bir dizi vergi indirimine gitti. Referandum sonuna kadar beyaz eşyadaki ÖTV oranı yüzde 6.7’den sıfıra, mobilyadaki yüzde 18’lik KDV’de yüzde 8’e çekildi. Vergi indiriminin piyasayı canlandıracağı satışları artıracağı açıklandı. Hatta dövizdeki artış gerekçesiyle ilave zam yapıldı. Maliye Bakanı Naci Ağbal 3 aylık bu indirimin bütçeye 1 milyar lira maliyeti olacağını açıklamıştı. Ancak hükümetin her vaadi harcama artışı olarak bütçeyi vuruyor. İki dönem halinde yapılan beyaz eşya ve mobilyadaki vergi indiriminin bütçeye yol açacağı toplam gelir kaybı, 2 milyar 700 milyon lirayı aşacak. Bunun dışında işverene işçi başına sağlanan 773 liralık yeni istihdam teşvikleri, yüzde 5’lik indirimleri, muhtarların sigorta primlerinin kaldırılması gibi vaatlerin bütçeye büyük delik açacağı belirtiliyor.