Populer sözcüğü halka ait anlamında başlangıçta kullanılmıştır. Popülerite 17. Yüzyılda ün salmak, bilinmek anlamlarına gelmeye başladı. Popüler sözcüğü günümüzde sıfat olarak kullanılmaktadır: Popüler müzik, popüler kişi, popüler eğlence gibi… Popüler kültür sözcüğü de bunlardan bir tanesidir. Kesinlikle Folklordan farklıdır. Folklorü halk doğrudan kendi üretir. Popüler kültür ise ticari meta olarak üretilen bir şeydir. Yemen Türküsü, Sarı Gelin birer Folklor parçasıdır. Ancak Demet Akalın, Serdar Ortaç’ın yaptığı müzikler popüler müziktir ve popüler kültürün bir parçasıdır. Popüler kültür kitle kültürünün bir parçasıdır. Kitlelerin, büyük yığınların hoşuna giden şeydir. 1970’lerden sonra post-modernzimle popüler kültür devreye girdi. Bir kültür endüstrisi oluşturdu. Popüler kültürün bir zihin kontrol aracı olduğunu iddia edenler de vardır. Kapitalizmle popüler kültürün sıkı bir ilişkisinin olduğu söylenmektedir. Kitle kültürüne Frankfurt Okulu temsilcileri eleştiri getirmişlerdir. Onların bu anlamda popüler kültüre de dikkatle bakacaklarına kani olabiliriz. Popüler kültürde bireysel ürünler ön plan çıkartılmaya başlanmıştır. Popüler kültür, post-fordist anlayışla gerçekleşmiştir. Tüketici tercihleri burada önemlidir. Post-modernizm de alt-kültürler, alt kimlikler dile getirilmektedir. Gaylar, lezbiyenler, feminist akım, siyahiler, azınlıklar adına filmler yapılabilir. Üretim de bulunulabilir. Ürünler, farklı cinslere ve yaş guruplara hitap edebilir. Özellikle kadınlar ön plandadır. Kadın hem baş tüketici olarak kutsanırken tüketimin ve pazarlamanın bir aracı olur. Gazetelerin arka sayfalarına kadın resimlerinin konmasının mantığı budur. Araba reklamlarında kadının kullanılması bundandır. Kadın kimliği ve seksulitesi bir metadır. Şaşaa ve görünürlük içerikten daha önemlidir. Rengarenk kalitesiz şeylerin çok satması bununla açıklanabilir. Estetiklik, entellektüel birikim göz ardı edilir. Üretim vasat zekâya dönük yapılır. Popüler kültür ürünleri bu nedenle sanat olarak pek değerlendirilemez. Popüler sanatta ne anlatıyor sorusundan daha çok nasıl anlatıyor sorusu ön plana çıkmıştır. Hollywood filmleri bunun için popüler sinema-kültür yada sanata dahil edilebilir. Elbette biz burada ana akım sinemadan söz etmekteyiz. Bunlar ticari amaçlarla üretilmiştir. Post-Modern (popüler) sanata Da-Vinci’nin MonaLisa tablosunun değişik renklerde boyanıp sunulması örnek olarak gösterilebilir. Andy Warhol böyle bir akımı başlatan kişidir. Marleyn Monroe, Elvis Presley birer tüketim malzemesi olarak kullanılması yine denilenlere örnektir. Onlara göre sanat hayatı yansıtmalıdır. Cola şişlerinin üst üste yan yana konması bu açıdan bir sanat olabilir. Onlar meşhurları fotoğraflarını replika yapabilirler. Fotoğrafı değişik renklere boyayarak bunu yaparlar. Bu ucuza mal etmedir. Herkes evinin duvarına bunu asabilir. Post-modernizmde ve popüler kültürde sanat orijinal olmak zorunda değildir. Avangarde anlayış da ortadan kalkmıştır. Popüler kültür herkes tarafından bilinir ama modern sanat elitisttir. Bu nedenle klasik müzik salonlarda, Serdar Ortaç yada Madonna konserleri meydanlarda yapılır. Yüksek sanat anlayışı ile popüler kültür arasında dağlar kadar fark vardır. Popüler kültür ürünler standarttır, tekrara dayalıdır. Piyasaya hizmet eder. Ümitler, hayaller üzerine bina kılınır fakat bir şey vermez. Hükümete ters düşmez, manevi değerlere kendi menfaati için uygun davranır. Halk kültürünü dahi bozarak kendine mal edebilir yada kullanır. Ürünlerin kültürel anlamları vardır. Malbora sigarasının ne anlama geldiğini herkes bilir. Sosyal statü göstergesidir. Burjuvazist idealler sunar. Popüler Kültür, emperyalizmin bir uzantısı kabul edilir. Standart, renksiz kitle kültürüne göre popüler kültür çoklu seçenek sunuyor görünür. Popüler kültür, bireysellik, özgürlük, farklılık, orjinallik, başkalılık der. Ama bunlar yanılsama olarak karşımıza çıkar.