Aynı zamanda kır Serdarı Ömer Ağa 1.85 boyunda, 100 kilo civarında, sırtı yere gelmeyen pehlivanlardan biriymiş.Ömer Ağa ailesi Mora isyanı sırasında İzmir’e gelip yerleşmiş. Devlet kadrolarında kır serdarı görevlerinde bulunmuş. Sonra 1860’lı yılların başında Söke’ye tayin olmuş. 1877 yılında da Söke Belediyesini kurmuştur. Yani Söke Belediye Teşkilatının kuruluşu Aydın’dan daha öncedir.
ADÜ’nün Söke’de yaptığı bir panelde bu gerçek tescil edilmiş ve Ömer Ağa Söke’de ilk belediye başkanlığını üstlenmiştir.Ömer Ağa’nın büyük oğlu Hasan İzmir’de diğer evlatları Mehmet ve Adivye Söke’de dünyaya gelmiştir. Ömer Ağa’nın büyük oğlu Hasan Hacı Halil Paşanın kız kardeşi Hamdiye hanımla evlenmiş. Bu evlilikten Veysi adını verdikleri bir erkek evlatları dünyaya gelmiştir.
Veysi bey ise Özbaşı Tımarağasının torunu Fadime hanımla hayatını birleştirmiş ve bu evlilikten Ömer, Ahmet, İclal ve Cahit adını verdikleri dört evlatları dünyaya gelmiştir. Kuşadası Ömer Kamping bu aileye aittir.
Gördüğünüz gibi bir devlet görevlisi olarak Söke’ye tayin olan Ömer Ağa ailesi yıllar içinde tanınmış ailelerle yapılan evlilikler nedeniyle ilçenin en zengin aileleri arasına girmiştir.
Belediye Başkanı Ömer Ağa Jaletepe ilkokulunun bulunduğu sokakta saray yavrusu büyüklüğünde bir konak inşa etmiş geniş arsanın içine ikinci oğlu Mehmet için iki katlı bir büyük konak daha inşa etmiştir. Kızı Adivye hanımefendi ise Hacı Halil Paşa’nın torunu Eyüp bey ile yaşamını birleştirmiştir. Eyüp bey ise 1935-40 yılları arasında Söke Belediye başkanlığı görevinde bulunmuştur.
Eski kır serdarı Ömer Ağanın küçük oğlu Mehmet ise Özbaşı Tımar Ağasının torunu Zehra ile yaşamını birleştirmiş ve üç evladı dünyaya gelmiştir. Hasan ve Mehmet Ağaları babaları gibi iri yarı boylu poslu insanlardı.
Mehmet Ağa’yı Celal Bayar ve Adnan Menderes çok yakından tanımakta ve Kurtuluş Savaşı sırasında Menderes ağır hasta olduğu sırada evlerinde tedavi ettirmişlerdir. Mehmet Ağa’nın Büyükoğlu Hüseyin ile Adnan Menderes İzmir Amerikan kolejinde aynı sınıfta okumuştur. Adnan Menderes 1954 yılında Söke’yi ziyaret ettiği sırada koca çeşme çıkmazındaki tedavi olduğu konağın odasına giderek en yakın arkadaşı Hüseyin Kocaömer ve Aydın Milletvekili Dr. Baki Öktem ile hatıra fotoğrafı çektirmiştir. (Bu fotoğraf, Ağalar memleketi Söke) kitabında yer alıyor.
Kurtuluş Savaşı sırasında Mehmet Ağa önemli görevler üstlenir. 18 Haziran 1919 tarihinde Söke’de kurulan kuvayı milliye teşkilatında önemli görevler üstlenen Mehmet Ağa savaş sırasında Söke’deki vurucu gücün yöneticisiydi. Teşkilat şu isimlerden oluşmaktaydı. Başkan Koca Mehmet Ağa (Kocanöre) Tütüncü Zade, Hacı Ziya Beyoğlu İbrahim, Dava vekili Bekir, Süleyman Ali Kahyaoğlu, Giritli Mehmet, Hacı Kazımzade Mehmet ve Fevzi teşkilatın kurulduğu yıllarda Söke İtalyan işgali altındaydı. Devlet düzeni bozulmuş bölgede yalnız yabancı güçler değil, etraf eşkıya kaynamaktadır. Samim Kocagöz’ün kız kardeşi yazar Ferzan Güler “İzmir’in işgalinden kurtuluşu” adlı kitabında o döneme ait hatırlarını en ince detaylarına kadar anlatır.
Yüce yaratan Kuran’ı Kerim’de “her nefis ölümü tadacaktır” demiştir. Küçücük hikayesinde adlarını verdiğim kahramanlar da bir bir bu dünyadan göçüp gittiler. Giderken şüphesiz ki geride bir nesil bıraktılar.
Ancak bıraktığı nesiller, Granta dedesinin hemen yanı başında bulunan Ömer Ağa’nın yıkık mezarının durumlarından bi haber.Ömer Ağa Söke’de Belediye teşkilatını kuran önemli bir zattır. Bu önemli zatın Konak Mahallesi Hamam Sokaktaki malikanesi ise her tarafı göçmüş metruk bir yapı haline gelmiş. Bu bina ilk önce mirasçılar tarafından ortadan bölünmüş ve ayrı ayrı kişilere satılmıştır.
Konakta neden kimse oturamadığı gerçeğine geldiğimizde, kiracıların hemen hemen hepsinin tanık olduğu bir olay var. Bu konakta karı-koca bir erenin yaşadığı iddia ediliyor. Süvari alayı doktoru Kemal Rinter’in eşi Mehalat hanımın ölümüne kadar bu konakta yaşadı. Konak daha sonraki yıllarda birkaç kişiye satıldı. Satın alanların çocukları, zaman zaman konakta rastladıkları görüntülerden küçük çocuklar korktukları için konakta oturan kiracı kalmadı. Belediye bu yapayı SİT alanı içine aldı. Ama her gün biraz daha yıkılan binan giderek Sit olma özelliği kaybolacağı için bu kararın ne önemi var.
Mesela Söke Belediyesinin kurucusu Ömer Ağanın konağını Söke Belediyesi satın alıp restore ettirebilir ve burası kültür merkezi olarak da kullanılabilir. Ayrıca Granta dedesinin hemen yanında ki Ömer Ağanın mezarı da onarımdan geçirilirse iyi olur.Bu görev Ömer Ağanın torunlarına düşüyor. Ancak geride kalan torunların bir çoğu 5-6 kuşak temsilcileri olduğu için maalesef olayı sahiplenmiyorlar.