Herkesin bildiği gibi geçtiğimiz günlerde Karacasu DereköyMahallesi’nde beş köy halkının çağrısı ile jeotermale karşı bilgilendirmetoplantısına katılan Aydın Tabip Odası Başkanı, AYÇEP ve TEMA yöneticilerihakkında başlatılan soruşturma üzerine sivil toplum örgütleri, Efeler AtatürkKent Meydanı’nda ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen basınaçıklamasına, JES’lerin her zaman karşısında olduğunu ve olacağını dile getirenEfeler Belediye Başkanı M. Fatih Atay da katıldı.

***

Sayın Atay orada şöyle bir konuşma yaptı; “Hukuka aykırı birdurum yok. Bu basın toplantısını yapma zorunluluğumuzu Avrupa’da çağdaşülkelerde bir kişiye anlatsak bizi ayıplarlar. Bu hükümeti, bu kaymakamınkaymakam oluşunu ayıplarlar. Hakkında soruşturma açtığı için savcıyı ayıplarlardeğil mi? Çünkü bizim ülkemizde demokrasi olmadığının kanıtı gibi görürler.Böyle bir ülkede yaşıyoruz. Ne yazık ki birilerinin umutları söndü ve bizimgibi düşünen demokrasi özlemi içerisinde olan insanların her şey çok güzelolacak anlayışı iktidara geldi, umutlarımız yeşerdi. Şimdiye kadar bizlerikorkutmak için her şeyi yaptılar. Biz dimdik ayaktayız ve olmaya devamedeceğiz. Çünkü biz doğru taraftayız. İnsanların yaşam hakkını ellerindenalanlara karşı mücadele veriyoruz. Sadece oralarda yaşayan insanların yaşamhakkının elinden alınmaması için bu insanlar görevlerini yapıyorlar. Onlarınalınlarından öpüyorum! Değil bir soruşturma, elli tane soruşturma açsanız bizibildiğimiz bu yoldan döndüremeyeceksiniz.”

***

Bu konuya hiç yabancı değilim. Ben yıllarca jeotermal hakkındaonlarca yazı yazdım. Sayın Atay’da bu konuya yabancı değil. Daha vekil olduğudönemlerde de jeotermalin karşısındaydı şimdi de karşısında. Sayın Atay’ın her zaman böyle dik duruşunuhep takdir etmişimdir. “Ben her zaman halkımın yanındayım. Bu sorun hepimizinortak sorunu. Havamızı suyumuzu toprağımızı kirletenlerle her zaman mücadeleedeceğiz. Her zaman karşılarında duracağız” diyerek yine JES’lerin karşısınadikilmiştir.

***

Burada AYÇEP Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Vergili’nin hakkınıyemeyelim kendisi de yıllarca bu konu üzerinde çalışmalar yapmış ve Aydınhalkını her zaman bilgilendirmiştir. Dünkü konuşmasında ise şöyle demişti; “Bizyıllardır Aydın’ın havası, suyu, toprağı ve yaşam alanı hakkında bilgilendirmeyapıyoruz ve Anayasanın bize verdiği hakları kullanıyoruz. Fakat ne yazık kihavamızı suyumuzu kirleten nefes almamızı engelleyen insanlar ve gruplar bizimsöz söyleme hakkımızı engellemeye çalışıyor. Yok öyle yağma! Hem suyumuzuhavamızı kirleteceksiniz hem de biz isteğimizi yaparız diyeceksiniz. BurasıTürkiye Cumhuriyeti burada hakimler var yasalar var. Bizler bundan sonra Aydıncoğrafyasında, Ege Bölgesi’nde, Türkiye ve Dünya’da yapılması gereken ne kadarhaklı mücadele varsa çevre ile ilgili içinde bulanacağız.”

***

Bakın beyler hepimiz bu memlekette yaşıyoruz. Aydın halkı artıkbu jeotermal firmalarından bıktı. Bunlar denetimsiz iş yapıyor. Zehirleniyoruz.İçimiz kan ağlıyor. Tarım bitmek üzere. Birincisi; Denetim, denetim, denetim…dedik. Dedik te şimdiye kadar ne oldu?

***

Bakın arkadaşlar size yine söylüyorum. Hep te söyleyeceğim.Jeotermal enerji için Türkiye’deki en cazip bölgelerin başında gelen Aydın,aynı zamanda incirin de memleketi zeytininde. Son yıllarda bölgedeki jeotermaltesislerin sayıları her geçen gün mantar gibi biterken, yanlış uygulamalar incirçiftçisini de zeytin çiftçisini de isyan ettiriyor.

***

Bilmiyorum sizler hiç fark ettiniz mi ama şu son yıllardaAydın’da incirinde zeytininde verimi düştü. Özelikle kış aylarında yağmurluhavalarda Aydın merkez dahil olmak üzere çoğu ilçelerimizde zaman zaman çokağır kokular oluşuyor. Sonuçta kimse kimseyi kandırmasın, bunun hepsinindönüşünde doğaya zarar veriliyor.

***

Birincisi; Denetim, denetim, denetim… Kuyu sondajı sırasındaçıkan sıcak su illa doğaya bırakılmak zorunda mı? İkincisi; insan ve topraksağlığının güvence altına alınması. Mantar gibi biten santrallerin yoğun olduğuBuharkent, Kuyucak, Sultanhisar, Köşk, Efeler ve Germencik halkının sağlığınabu buhar olumsuz etki yapıyor mu?

***

Geçtiğimiz sene İYİ Parti Aydın Milletvekili sayın Aydın AdnanSezgin, Jeotermal Enerji Santralleri (JES) ile ilgili meclise soru önergesisunarak, “Özellikle JES atıklarının denetimsiz şekilde toprağa ve baştaMenderes nehri olmak üzere su kaynaklarına karışması nedeniyle verimli tarımarazileri ve çevre üzerinde ciddi bir tahribat oluşmaktadır” diyerek meclisebir soru önergesi sunmuştu. O soru önergesi ise şöyleydi;

“Aydın’da JES’lerin yol açtığı bu vahim tahribat nedeniyle JESyatırımlarının durdurulması planlanmakta mıdır?

JES’lerin insan ve hayvansağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesi için bir çalışma yapılmaktamıdır?

JES’lerin tarımsal üretim üzerindeki zararının telafi edilmesiiçin bir çalışma yapılmakta mıdır?

JES’lerin insan sağlığı, çevre, tarımsal üretim, hayvancılık vedoğal kaynaklar üzerinde yarattığı tahribata ilişkin olarak bağımsız bir uzmanheyet tarafından herhangi bir etki raporu hazırlanmış mıdır?

Aydın’da çok sayıda sivil toplum kuruluşu tarafından da talepedilen böyle bir rapor hazırlanmadıysa, hazırlanması öngörülmekte midir?

JES’lerle ilgili politikalar sadece ekonomik hedefler veöngörüler doğrultusunda mı hazırlanmaktadır?

Bu politikaların belirlenmesinde insan sağlığı, çevre, tarımsalüretim, hayvancılık ve doğal kaynaklar üzerindeki etki de göz önündebulundurulmakta mıdır?

Son 5 yılda Aydın’da JES kaynaklı olarak ortaya çıkan hastalıkve ölüm istatistikleri ile ilgili bir çalışma yapılmış mıdır? Sonuçlarınelerdir?

Son 5 yılda Aydın’da JES’ler nedeniyle tarımsal ürünleringördüğü zararlar ile ilgili bir çalışma yapılmış mıdır? Sonuçları nelerdir?

Son 5 yılda Aydın’da JES nedeniyle çevre (hava, su ve toprak)kirliliğinin artışına yönelik bir çalışma yapılmış mıdır? Sonuçları nelerdir?

Türkiye’deki elektrik üretiminin %1’inden daha az bir hasılauğruna Aydın’da bu tahribatın yapılıyor olmasının ekonomik gerekçesi nedir?

Ekonomik getiri beklentisi, JES’lerin yarattığı çevre, yaşam vedoğa tahribatının maliyetine değecek midir?

JES’lerin yarattığı çevre, yaşam ve doğa tahribatı,hükümetinizin yaşam hakkı, sağlık ve çevre politikaları konularına bakışıylahangi açılardan örtüşmektedir?”

***

Yetkililer bu sorulara cevap vermek zorunda. Zaten biz de cevapistiyoruz. Ama susuyorlar. Niye susuyorsunuz? Siz Aydın’da yaşamıyor musunuz?Hiç kusura bakmayın ama, Aydın’da ki yerel yönetimler bu kadar vurdum duymazolmamalı. Halkınıza, çiftçinize, çevrenize sahip çıkın.

Kalın sağlıcakla…