Tren garı denince 1860 yılında hizmete giren Aydın İzmir tren hattı ile tüm ilçelerindeki ve beldelerindeki tren rayları ile aynı yaştaki tren garları gelir akla.
Garlar şehrin en merkezi yerinde ve ulaşımı kolay istasyonlardır.
Yapıları da tarihi , kesme taşlı ve en çok 2 katlı yığma yapılardır.
Yanında İstasyon şefinin lojmanı, bilet satış gişesi, bekleme salonlarıyla hareket saatine dek bizi misafir eden her yakası tarih kokan yapılardır.
Tren garları daima bize karmaşık duygular yaşatan özel film senaryosundan sahneler andıran mekanlar olmuştur.
Sevgiliyle vedalar, buluşmalar, tekrar kavuşmalar ,sanki her bir tren garında, binlerce hikaye geçiyormuşçasına duygusal hislere kapılıyoruz.
Ama Muğla’nın şirin ilçesi Dalaman’da bulunan tren garının, pek bilinmeyen tamamen kendine özgü, bambaşka bir öyküsü vardır.
Çünkü en başta söyleyelim, Muğla da tren yolu yoktur..!
Belki birçoğumuz bu garın yakınlarından geçmiş ama o ilginç detayı gözümüzden kaçırmışızdır. Dünyada eşi olmayan bir hüzne sahip Dalaman tren garına bugüne kadar hiçbir tren uğramadı. Sebebi de oldukça ilginç.
Tuhaf hikayenin baş kahramanı Abbas Hilmi Paşa, 1893 yılında Mısır Valisi’ydi.
Paşamız, bir gün yatıyla Dalaman yakınlarındaki Sarsala Koyu’na geldiğinde, o dönemlerde bomboş ama verimli bir ova olan Dalaman’a hayran kalır.
Av meraklısı Paşa, hayvanların rahatça dolaştığı bu ovayı görünce, buraya daha sık gelmeye karar verir.
Abbas Hilmi Paşa önce Sarsala Koyu’na bir iskeleyle depo yaptırır.
Sonra da bu koydan Dalaman’a kadar ulaşan yolu bitirir.
Bölgedeki tüm bataklıkları kurutarak yol kenarlarına Mısır’dan özel getirttiği okaliptüs ağaçlarını diktirir.
Mülkiyeti tamamen kendisine tüm Dalaman’ın sahibi olarak burasını imar ve ihya etmek üzere, . 1905 yılında burada çalıştırmak için Mısır ve Sudan’dan işçiler bile getirmiştir.
Koca Dalaman’ın sahibi olan Abbas Hilmi Paşa, hali hazırda bir çiftliğinin de bulunduğu Dalaman’a 1908 yılında, güzelinden bir av köşkü yaptırmaya karar verir.
Bu tarihlerde Paşa’nın bir inşaat projesi daha vardır ve Valisi olduğu Mısır’ın İskenderiye kentine de bir tren garı yaptıracaktır.
Bu inşaat planlarını hazırlaması için görevlendirilen Fransız’lar, iki farklı projeyi ve malzemeleri karıştırıp, yanlış gemilere yükler.
Böylece İskenderiye ye yapılacak Tren Garı projesi Dalaman’a, Dalaman’a yapılacak Av Köşkü projesi de İskenderiye’ye yola çıkar.
Dalaman’daki çalışkan işçiler, zaman kaybetmeden ve yapılan yanlışlığın farkında varmadan, köşkün yapılacağı yerde hemen inşaata başlarlar.
Gece gündüz hızla inşaatın yapımı devam eder,
Hatta İnşaatı daha da hızlandırmak için, gemiyle gelen işçiler de ekibe katılınca, yoğun çalışmalar sonucu kısa sürede Paşa’yı bekleyen sürpriz hazır hale getirilir ve Dalaman a Av köşkü yapıldığı sanılan proje ile tren garı inşaatı bitirilir.
Ortada bir yanlışlık olduğunun farkında olmayan işçiler, binanın önüne bir bilet gişesi bile kondururlar.
Paşa’nın ziyaretinde gördükleri karşısında epey şaşırmış olması çok muhtemel.
Ama bu güzelim binayı yıktırmaya gönlü elvermemiş.
Gar, ilginç hikayesiyle birlikte günümüzde de sapasağlam duruyor.
Neticede, Dalaman av köşkü yerine, hiçbir zaman hiçbir trene ya da raylarına kavuşamayacak Gar Binası ortaya çıkar.
Bu sırada Mısır’da gar olması planlanan yere de hiç ilgisi olmayan bir bir av köşkü yapılır.
Dalaman’da 100 yıldan fazla süredir bulunan, özel kesme taşlardan yapılma, yüksek kapılı, görkemli tren garına en yakın raylar 200 km uzaklıkta Aydından geçmektedir.
Garın çevresinde ise Mısır’dan gelen palmiyeler hala eşlik etmektedir.
1928’de devlet tarafından el konulan çiftlik ve tren garı, 1958’e kadar Dalama Jandarma Karakolu olarak kullanılır.
Sonrasında ise Devlet Üretme Çiftliği’ne verildi ve bu sayede bölgenin tarımına önemli katkılar sağlar hiç trenin uğramadığı Gar binası.
Yolunuz düşerse eğer Dalaman’a , raylara duyduğu özlem ile geçen yıllara inat hala ayakta duran bu tarihi gar binasını gezmeden dönmeyin.
Bu tarihi yapıda çalışan Afrikadan gönderilen Sudan ve Mısırlı işçilerin torunlarının çocukları bugün dahi Muğla da ilçelerinde dağınık olarak köylerde yaşamaktadır.
Dalaman-Ortaca taraflarına Hıdiv’in arazisinde çalışmak için gelen Afrikalıların Köyceğiz Ortaca ve Dalaman da yaşayan torunları kültürel zenginliğimiz içinde artık misafir değil, vatandaşlarımız olarak yerleşmişlerdir.
Muğla'da Sıtkı Koçman Üniversitesinde üniversite eğitimi gören Afrikalı öğrenciler, gerek Hidiv Abbas Hilmi paşa’ nın tren garı inşaatında gerekse sonrasında , Osmanlı devletinin son dönemlerinde Hidiv’in tütün ve pamuk tarlalarında çalıştırılmak üzere Anadolu'ya getirilen Afrika kökenli Türk vatandaşları ile buluşup, Anadolu Afrikalılar Dayanışma Derneğinin iş birliği ile düzenlenen program kapsamında, Ortaca ve Dalaman ilçelerinde düzenlenen çeşitli etkinliklere katılarak , Dalaman ve Ortaca'da yaşayan Afrika kökenli Türk vatandaşlarıyla da bir araya gelmeye devam ederek atalarının anılarını yad ediyorlar.
SÖZÜN ÖZÜ :
KİMSEYE KENDİNİZİ ANLATMAK İÇİN UĞRAŞMAYIN,
ZİRA, HERKES SİZİ KENDİ İŞİNE GELDİĞİ GİBİ GÖRÜR.
Mehmet ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
GSM: 0.505.8077828
P.K:110 EFELER – AYDIN