Başlık adlı filmde Fikret Hakan, Erol Taş, Sema Güneri başrolde oynamaktadır. Filmde sözlü kültüre uygun olarak halk edebiyatının âşıkların kullandıkları bağlama tınıları filmin alt yapı müziği olarak kullanılmıştır. Film 1960’ların Türkiye’sini anlatmaktadır. Film 1965 yılı yapımıdır. Film anonim halk edebiyatının bir türü olan ağıtla(uzun hava) başlamaktadır (İnci, 1965). Film çekildiği dönemlerde köylüde para yoktur. Bu durum, köyden kente göçün artma nedenlerinden birisidir. Filmde köylünün zerzevatçıdan istediğini almak için yumurtayla değiş tokuş yapıldığı görülmektedir. Bu ise o günkü şartların küçük bir yansımasıdır (Akdağ, Oku-ma Kitabı, 2013, s. 95-110).
O günkü sözlü kültürde erkeğin kadına bakış açısını göstermesi açısından ağa çok eşlidir. Kadın ağanın suyunu döker. Ağa eşleri için şunu söyler: “Parasını verdikten(başlık), karnını doyurduktan, üstüne örttükten sonra hiç kimse kadınlarla ilgili bir şey diyemez.” Sözlü kültürde “yanaşma, ağa, delibozuk” gibi bazı kavramları bu arada ağa kullanır. Filmde sözlü kültürde başlığı meşrulaştıracak söylemler bulunur. Bu söylemlerin Başlık’ta dikkatli bir biçimde kullanıldığı görülür. “Ana-baba büyütmüş bakmış, bu nedenle başlık ananın-babanın hakkı, kim başlığı çok verirse kız onun hakkı olur.”
Filmde köyün genç kızlarını başlıkları vererek kendisine eş yapan çok eşli bir ağa vardır. Ağanın en son Ömer adlı bir gencin sevdiği kızı kendine eş yapamaya kalkmasıyla Ömer bunalıma girer. İntihar etmeyi düşünür. Ömer’in annesi ağanın yanında yanaşma olarak çalışan Ömer’in arkadaşı olan Durmuş Ali’den yardım ister. Ona şöyle der: “kadınanam, yiğidim, bu bizim Ömer kösteklemiş oğul, fikrine şeytan düşmüş, ben ne’dem kadınanam, elimin tutarı oydu, gözümün görürü oydu, aklımın ereri oydu. Vay benim garip başım vay!” Ömer kendini asarak intihar eder. Onun cansız bedenini gören annesi ağıt yakar. Ağıt sözlü kültürde önemli bir dinamiktir. Ömer’in annesinin yaktığı ağıtın acıyla bedduayla örülü olduğu görülür: “Aman Ömer’im, Aslan Ömer’im çiçek açtırmayanların kapıları kapansın, ev kuracaktı kurdurmayanın evleri yıkılsın, döl tutacaktı tutturmayanların dölü kurusun, Ömer’im, Yiğidim benim, elimin tutarı, gözümün nuru, sebep olan onmasın, sebep olana Mevla’m sebep olsun, rahat döşeğinde ölmesin, bir yudum su içmesin (Burada önemli bir mitten söz edilmektedir. Şeytan, ölüm döşeğinde insana gelir. Bir bardak suyla onun imanını almaya çalışır. Bunun için canını vermek üzere olan bir insana su verilir. Değilse aldanabilir ve öbür tarafa imansız gidebilir.) eli elmesin, gözü görmesin… Kapısı kapansın, evi yıkılsın, ocağı sönsün, kızıl narelerde(ateşlerde) yansın ” Ağa, muhtardan da güçlüdür ve Ömer’in intiharı üzerine oralı bile olmaz. Ömer’in cansız bedeni ortadayken muhtara emreder: “Panayır yeri gibi ne seyrediyorsunuz, Müslümanın ölüsü yerde kalır mı ki? Ule muhtar jandarmaya haber et, bu ölüyü de kaldır.” Filmde Ömer’in sevdiği kızı kendine eş yapan ağa daha sonra yanaşması Durmuş Ali’nin sevdiği kızı da kendisine kızın annesine başlığı ödeyerek eş yapmaya kalkınca Durmuş Ali buna isyan eder. Kız, Durmuş Ali’yle birlikte kaçar. Filmin sonunda bu iki genç ağanın adamları tarafından vurulur. Film devrimci niteliktedir. Adalet ve Demokrat Parti’ye giden oyların tekrar Ecevit’le birlikte sola dönmesine kısmi etkiler. Kadınlar son sahnede ağanın evini basarken çapalarla, yalın ayak görüntülenir. Film, kadınlar ağalık düzenine karşı ayaklanın şeklinde bir mesajla biter. Bu mesaj o gün Bülent Ecevit tarafından slogan haline getirilen “bu düzen değişecek” , “Ne ezen ne ezilen insanca hakça düzen” söylemleriyle örtüşmektedir. Sözlü kültür unsurlarının kullanılması bu filmdeki temsilini ve dolayısıyla filmin etkisini artırmıştır.
Başlık filminde kullanılan deyişler: “Burunlarını pisliğe sokmak”, “Nuh deyip peygamber dememek” , “uzun lafın kısası”, “gözünün yağını yemek”, “gözden düşmek”, “kemik düşkünü bir zağar gibi kuyruğu apış arasında gelmek”, “rezilliğin diz boyu olması”, “Allah’ın bildiğini kuldan saklamamak”, “kulağını açıp büyük sözü dinlemek”, “adına kara çalmak”, “gönlü olmak”, “kanına dokunmak”, “iki cihanın bir araya gelmesi”, “kemik kıran cinsinden kavi adam olmak”, “bostan korkuluğu olmak”, “deli dana gibi ortalıkta dolanmak”, “ekmek teknesine ihanet etmek”, “yer yarılıp içine girmek”, “lafa mim koymak”, “akıldan yana sabi kalmak”, “yedi düvelin bir araya gelmesi”, “ahı yerde koymamak.”
Başlık filminde kullanılan atasözleri: “Adamayla mal tükenmez”, “Yoktan yok çıkar; yoktan bir de b*k çıkar” , “iti köpeği olmadan ağa ağa olmaz”.