Normalleşiyor muyuz sizce,
Sokaklarda aşırı rahat insanlar, sanki virüsün tehlikesine inanmayanlar, maskesiz gezmeye başladılar.
Kimileri maskeyi ya çenesinde ya da elinde gezdirip, var mı var misali maske ile kendilerini ve kolluk kuvvetlerini açıkça aldatıyorlar.
Tamam , gergin günlere son verelim , ama lütfen kendimizi de kandırmayalım.
Henüz geçmedi bu tehlike.
Azalma eğiliminde ama , bir orman yangını gibi közlerinden yeniden alevlenebilecek durumda.
Kimilerinin yeni normalleşme , kimileri ise aynı hamam aynı tas dediği eski günlere dönmeye başlarken, bu kez siyaset , virüs hızında yayılmaya başladı gene.
Aslında ne güzeldi sessiz günler.
Evde kal, ve temizlik, maske ve mesafeli günler..!
Şimdi gene siyasetin ayrıştırıcı söylemleriyle , yakın mesafeden hakaretler.
Eskiden nezaket ve seviyesi olan siyaset, günümüzde , tahammülsüzlük ve düşmanlık vesilesi oldu.
ama şunu unutmayın ey siyasetçiler,
millet sizi çok iyi izliyor ve not ediyor.
Karnenizi şimdiden dolduruyor.
Seçim zamanı size sandıklarda bu karneleri gösterecekler, sakın şaşırmayın , sürprizlere hazırlıklı olun.
Gergin siyaset günleri yaşadığımız bu günlerden biraz olsun uzaklaşıp , eski seçim anekdotlarını ve fıkraları paylaşalım.
****
Adalet partisinin iktidarında gene bir seçim zamanı.
Aydın'da Acarlar beldesine seçim konuşması için gelen rahmetli Şevki Hasırcı'ya ahalinin kızgın ve öfkeli olduklarını ve yanında getirdikleri sepetler içinde atmak için taş ve patates dolu olduğunu kulağına fısıldarlar.
O günlerde meydana girmek için polis kontrol noktaları olmadığından , meydanda herkesin kolunda sepetler, Şevki beyi beklerler. Yanındaki partililer ,mitingi iptal etmeyi önerirlerse de, rahmetli Hasırcı “ olmaz “ der.
Kaçtık dedirtmem..!
kürsüye çıktığında kalabalığı süzer , ve “ Acarlar beldesinin , acar delikanlıları “ diye söze başlar.
Gerçekte de olduğu gibi, ne kadar çalışkan olduklarını , üretken ve başarılarını methetmeğe başladıkça , önce kollardaki sepetler yere konur, Şevki Hasırcı konuştukça , coşarlar, onlar coştukça kürsü daha da hararetli konuşur, sonunda protesto için gelen Acarlar halkı alkışlamağa başlarlar
Şevki beyi…!
Siyaset biraz da hitabet
ve hamaset ile hükmetmektir.
Bizim halkımız , elini sıkmadığı , yüzünü görmediği,köyünde çayını içirmediği, kahvede yüz yüze gelmediği aday'a pek rağbet etmez.Onun içindir ki, Korona günlerinde en çok birbirimize sarılmayı özlüyoruz.
işte onun içindir ki, doğuda taziye çadırlarında ve Aydın da Ramazan bayramı aile ziyaretlerinden sonra pozitif korona sayısında artışlar gözlenmedi mi..!
***
Politikacı 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor: "Bu düzen değişecektir" .
Bir vatandaş en arkadan bağırmış,
"Düzen hayatından memnun , düzülenler ne zaman değişecek?"
***
Üç farklı partini vekilleri, meclise giderken aynı uçakta yan yana seyahat ederler. Biri şimdi uçaktan havaya bin lira atsam bir , bin tane insan sevinir, ikinci siyasetçi sözü alır , ben 2 bin lira atsam , 2 bin kişi sevinir der. Pencere kenarındaki politikacı , taşı gediğine koyar “ ben ikiniz de şu pencereden atsam , 80 milyon kişi sevinir “ der.
***
AP' nin iktidarında seçimler sırasında , Demirel , Ege bölgesinde seçim gezisinde İzmir'den başladığı yolculuğu Muğla'ya devem ederken Aydın'da yol kenarında tıklım tıklım bekleyen halka seslenir.”
Acıyorum şu muhalefet partisine , bakın bütün oylar bize gelecek , ben halka dönüp de, şu zavallı muhalefet partisine de birkaç oy verin diyemem ki..?!
Ne olacağım dememeli, Demokrat parti kalesi Aydın'da , Demirel'den sonra o küçümsediği muhalefet partisi 3 seçimdir yerelde iktidarda..!
Yıllardır Demokrat Parti ve Adalet partisinin yönetiminde ve yerelde sağı'n kalesi sayılan Aydın, İzmir, ve Muğla da yıllardır bir CHP oturduğu koltuğu kimseye bırakmıyor ise, merkez sağ'ın oturup başını iki elin arasına alıp düşünmesi lazım bir kere değil , yüz kere..!
*****
“Ama benim anlamadığım bir şey var ki,
Sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim..!
devlette görevli bir memur 65 yaşında zorunlu emekliye sevk edilirken , hatta korona günlerinde sağlığını korumak için 65 üzerine sürekli sokağa çıkma yasağı getirilmiş iken ,siyasiler için yaş sınırı yok.
Seçimlerden önce neden aday vekillerden , tam teşekküllü bir sağlık kurumundan sağlık raporu istenmez ki..?
Oysa ehliyet için dahi, sağlık kurulu raporu aranırken , koca devleti idare edeceklerden neden bir sıhhi rapor istenmez ki..?
Zorunlu emekli edilmiş bir memur , dilerse seçimlere girip , emekli olduğu kurumun en başına geçip , bakan dahi olabilir.!
Memur'a yaş 'tan zorunlu emeklilik , koltuğu terk et,
siyasetçiysen gel, yaş hiç önemli değil ,senin bu devlet..!
Anlayan beri gelsin..!
Deveye sordukları soruya verdiği cevap gibi,
Nerem doğru ki..!
Haydi bakalım hayırlısı…!
SÖZÜN ÖZÜ:
İNSANLAR SİZİ ESKİSİ GİBİ KULLANAMADIKLARINDA DEĞİŞTİĞİNİZİ SÖYLERLER.
YAKINIZDAKİLERE DİKKAT EDİN “ NASIL FAYDALI OLABİLİRİM “ DİYENLERDE VAR,
NASIL “FAYDALANIRIM “ DİYENLER'DE…!
FARKI FARKEDİN.
MEHMET ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
GSM . 0.505.8077828
P.K:110 EFELER AYDIN