Kitle kültürü tıpkı bir sanayi ürünü gibi üretilir. Burada da kitlesel üretim, dağıtım ve tüketim vardır. Standart hale getirilmiştir. Tekrara dayalıdır. Halk kültürü dahi, kitlesel kültür adına üretilirse o halk kültürü olmaktan çıkar. Çünkü standart hale getirmek halk kültürü dinamiğine terstir. Bir zeybek dansı halk kültürü içinde bakarak öğrenilir. Bunun için aynı köyde dahi zeybek oynarken köylüler arasında bireysel farklılıklar göze çarpar. O köy merkezinden uzaklaştıkça bu farklılık iyice açılır. Oysa kitlesel üretim metaı haline getirdiğimizde belli adım sayısı, belli hareket ve figürler belirginleşir. Bu şekil, halk kültürü değildir. O adla sunulan kitlesel kültürün bir ürünüdür. Kitlesel kültür her yere aynı damgayı vurur. Filmlerde falan fark görülmez. Yapıları, türleri, klişeleri, tipleri, kuralları ve normları açısından filmler birbirine benzer. Farklılıklar aslında aldatıcıdır. Bizde Yeşilcam filmleri hep aynı mantıkla çekilmiştir. Hollywood sineması için de aynısı söylenebilir. Kültür, kitle kültüründe metalaşmıştır. Değerler yok edilmiştir. Bir düşünürün dediği gibi katı olan her şey buharlaşmaktadır. Kitle kültürü yine reklam sektörüyle sahte ihtiyaçlar üretir. Bizde o malı alma ihtiyacı doğar.