Mevsimlerden yaz , yazın TAM ORTASINDAYIZ.

Temmuz dan sonra , Ağustos ayının yarısı yaz yarısı sonbahar.

Eyyam buhur günleri.

Millet ya deniz ya da kaçacak serin gölge köşe kenar..!

Ünlü Ağustos böceklerinin korosu kaç gündür serenatta ,

pencere kenarında , ağaçlarda…!

Ağustos gelmeden başladı böceklerin konseri..!

Öğle uykusu Siesta'nın habercisi.

Giderek Ağustos'un yarısı , Sonbahar'ın başlangıcı.

İşte yazın en sıcak günleri, ama çok şikayet ettiğimiz bu günleri , çok yakında özleyeceğiz.

Bu sıcakta teras ve balkon otelleri, açık pencere kenarları en makbul serinleme mekanları.

Akşamüzeri cırcır böceği konserleri, geceleri sıcakta uyutmayan sivrisineklerin resitali artık geride kalacak.

Pikeler dolaplara, yorgan ve battaniyeler naftalinlerinden arınıp yatağa serilecek.!

Geçen yazın fıkralarını anıp, tebessüm edeceğiz.!

İşte bildik karınca ağustos böceği fıkrası,

***

Karınca bütün yaz boyunca çalışır ve kış için evini,yiyeceklerini hazır eder. Ağustos böceği de yan gelir yatar ve karıncayla alay eder,vur patlasın,çal oynasın yazı geçirir.

Ve kış gelir..Karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken, Ağustos böceği bir basın toplantısı düzenleyerek

'Etrafta onca aç ve üşüyen varken,karıncalar nasıl bir vurdumduymazlıkla sıcacık yuvalarında yaşayabiliyorlar' diye olayı kamuoyunun vicdanına sunar.

Günümüze ne kadar çok uygun bir fıkra,

Hem çalışma, hem oyna, tüm yaz,…

kış gelince feryat avaz.!

Bugünde yapılan işte budur.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali.

En çok sesi çıkan en haklı sanılan devirdeyiz.

Bu fıkrayı kime benzettiniz..?

Bir de gerçeği bilseniz..!

***

Bir fıkra da gene hafta başı sendromu için, hepimize gelsin.

Temel'in karısı Fadime 'nin gönlü köydeki yakışıklı doktor'a kaymış ve köydeki doktor ile işi pişirmiş mercimeği fırına vermiş.

Bu durum herkesin diline düşmüş ama kimse çekincesinden Temel'e söyleyememiş...

Herkes nasıl anlatacağız bu işi..? derken Dursun atlamış;

– “Merak etmeyin uşaklar ben söylerim “ demiş.

Aksam olmuş Temel kahveye gelmiş ,

Dursun şöyle bi gerinip köşeden yüksek sesle temele doğru bağırarak;

-Ha Temel.. uşağum senin Fadime ne zaman Profosör olayır da?

-Ula Tursun saşırdin mu..? benim kari daha okumayi bile sökemedu …Profosör olmak nerden ciktu..?

-Ne pileyumm ..!

köyde herkes Fadime yüksek lisansını yapti… doktora veriyor diyor da ondan sormuşumdur..!

***

Aydın da Atatürk devlet hastanesinin yıkılması gündemde.

Şehrin ortasında iş makinaları , henüz 20-25 yıllık yeni sayılacak binaya darbe vurdukça yerle bir oluyor koca bina. Milli servet işte böyle çarçur ediliyor.

Daha geçen sene eski Nazilli Devlet Hastanesi de böyle yıkılmıştı.

Oysa doğum evi bölümü yepyeni bir yapıydı.

2000 yılından sonra yapılan yapılarda zorunlu valilik uygulaması ile hazır betona geçilen milat öncesi yapılar kesinlikle envanterleri çıkarılarak incelenmelidir.

Bunun için Efeler de Menderes Bulvarı üzerindeki çok katlı apartmanlar ciddi bir risk altındadır.

Keza Nazilli , Ordu, Atatürk ve Hürriyet , Söke Aydın caddesi ve Kemalpaşa semtindeki Kooperatif bölgesindeki apartmanlar mutlaka elden geçirilmelidir.

Belediyelere ciddi görevler düşmektedir.

Artık , yeni bir deprem beklenmeden bu ilçelerimizde apartmanlar mutlaka incelenmelidir.

***

Pandeminin artık yavaşladığı bugünlerde sosyalleşme adına dostlarınızı arayın, sarılın , muhabbetle , Dostlukla sevgiyle kalın,

İşte böyle en sadık dostlarınızla huzur ve esenlik dolu günler içinde , SAĞLIKLI GÜNLERE..!


SÖZÜN ÖZÜ :


TANRI KİMSEYE YETENEĞİNDEN FAZLA HIRS VERMESİN.


Mehmet ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.542.7608691