De gidi deh oğlum! Köyde çobanlıkyapardık. Koyunları çevirsin, korusun diye iki tane adam boyunda terbiyesizköpeğimiz vardı. Bir gece bu köpekler çok kötü havlamaya başladı. Dışarıdanbirisi bizi ünlüyordu ki feryat edip bağırmaya başladı. “Yetişiverin komşular!”Hemen ben kocama seslendim. “kalk la adam! Köpekler birini sardı!” Dışarıçıktıydık. Bizim köyün Hafize gelini can havliyle avludaki kayanın ta başınatırmanmış… Köpekleri oradan uzaklaştırdık.

-Ne arıyorsun kız burada, geceninköründe.

-Deme öyle Fadime abla, yastığınyüzünü yanlış geçirdim diye beni kocam dövüp sürdü çıkardı dışarı!

-Sen düş bakem peşime! Geceninbir vakti ayıp be!

Hafize ile beraber onun evinegittik. Hafize’nin kocası evde lambaları söndürmüş... Hafize’yi dışarıda beklediye tembihledim.

-Muharrem! Muharreeem

-Ne va? Kim o?

-Kapıyı aç bakem sen?

Muharrem yattığı yerden kapınıntırkısını kaldır verdi. Galesiz yatıp duruydu.

-Muharrem, nerde Hafize?

-Yok buda

-Nere gitti?

-Nere gidese gitsin deli köpek!

-Öle deme bak Muharrem! Bu gelinisen yetim almadın mı? Gelinin anası babası mı va? Gecenin bir vakti bu gelinnereye gide… Ben Hafize’yi getirdim buraya.

-Cehenneme gitsin!

Anladım ki durum olacak gibideğil Hafize’nin kaynanasının kapısını çaldım.

-Hamide katçım, senin oğlanHafize’yi sürmüş, çıkarmış dışarı. Bi de dövmüş.

-Ondan karı olmaz. Hiçbir kayıtbilmez, iş görmez.

-Öyle deme, sen bu kızı yetimalmadın mı? Sen öğreteceksin her şeyi. Geçim olsun yeter ki! Her şeyiMuharrem’e söylemeye gerek yok. Aççık geçim insanı olmak gerekir. Söyleneniyutuve! Duy, duymazdan gel. Gel bugelini eve al! Şu Muharrem’e de söyle inat etmesin! Hem gecenin bir vakti bugelin nere gide? Allah korusun gelinin başına dışarıda bir şey gelirse bununhesabını hem Allah hem hükümet katında veremezsiniz.

Üç gün sonra köy çeşmesine sualmaya indiydim. Elinde ibriklerle Hafize koştu geldi, boynuma sarıldı.

-Muharrem beni dövmüyor gari,Fadime abla! Allah senden razı olsun!

-Ha şöyle!

İbriklerimizi doldurduktan sonraHafize evine doğru giderken arkasına dönüp bana seslendi:

-Ekmek ettim kiraz gibi, haranıvurdum burun kanı gibi. Çık gel beraber yiyelim, Fadime abla!