Köyün birinde Hasan adlı çoktemiz kalpli birisi vardır. Bir de aynı köyde açıkgöz geçinen Mehmet. Hasan avagitmek ister. Hasan’ın eşi de avda katık olur diye Hasan’a muhteşem bir börekyapar. Hasan’ın böreğine ortak olmak isteyen Mehmet, Hasan’a kendisinin avagelmek istediğini belirtir. Kalbinde herhangi bir kötü düşüncesi olamayanHasan, Mehmet’ten gelen bu teklifi kabul eder. Birlikte yola çıkarlar.

Bir nehir kenarına geldiklerindeMehmet kıyıda bir yerde bir küp görür. Hasan bu küpün farkında olmayıp yolunadevam eder. Bu küpte ne olduğunu merak eden ve küpten çıkacaklara Hasan’a ortaketmek istemeyen Mehmet:

-“Hasan, ben yüzmeyi bilmiyorum,sen devam et” der. Hasan av için nehri geçer. Mehmet ise küpü ters çevirdiğindeçil çil altınlar yere saçılır. Mehmet sevinçten çıldıracak gibi olur.

Dağdan şehre yiyecek için inmekteolan üç zeybek altınları saymakta olan Mehmet’e denk gelir. Mehmet aman falandileyip “alın altınları bağışlayın hayatımı” dese de zeybekler Mehmet’idinlemez, katleder.

İyice açıkmış olan zeybekler birarkadaşına:

-Haydi, biz altınları sayanakadar sen şehre in yiyecek bir şeyler getir. Der. Arkadaşları şehre giden buiki zeybek, şu altınları iki kişi paylaşmak varken neden üç kişi paylaşalım derve şehre giden arkadaşlarını katletmek için plan yapar. Bu arada şehre gidenzeybek de altınları tek başına sahip olmak varken neden üç kişi paylaşsın kidiye düşünür. Onlara götürdüğü yiyeceğe zehir katar.

Şehirden dönen zeybeği, diğer ikizeybek katleder. Bu zeybekler onun getirdiği yiyeceği yer. Bir müddet sonraoracıkta onlar da ölür. Avdan dönen Hasan çil çil yere saçılmış altınlarınçevresinde dört kişinin ölüsünü görür. Olayların hiçbirinden haberi olmayanHasan altınlara sahip olur. Ne de olsa niyetini bozmayacaksın.