2014 yılında yerel seçimlere giderken, ne güzel hayallerimiz vardı. Aydın büyük şehir olacak ve bölgemiz kalkınacaktı.
1 Nisan 2014 Tarihinden itibaren Aydında Büyük şehir sistemi yürürlüğe girdi. O tarihten günümüze tam üç yıl geçti. Ama hayallerimizin hiç biri gerçekleşmedi.Kanun koyucu öyle bir Büyükşehir yasası yapmış ki, anlayabilene aşk olsun. Büyükşehir’e kendisine bağlanan birimlerin gelirlerinin büyük bölümüne el koyma hakkı veriyor. Ama iş o yörelere hizmet vermeye gelince en küçük uyarıda bulunmuyor.Eğer Büyükşehir söz konusu yörelere hizmet vermekle sorumlu değilse onların gelirlerine niye el koyar?Basında çıkan haberlere bakılırsa küçük ilçelere ufak çapta bazı yatırımlar yapılıyor. Ancak verilen hizmet oralardan elde edilen kaynağın karşılığı değil.Büyük ilçelerden gelen haberler açıcı değil, Mesela, Aydın- Merkez, Efeler, Söke, Kuşadası gibi belediyelerinde büyük sıkıntı yaşanıyor.Bazı belediyelerin çalışanların maaşlarını bile ödeyemedikleri iddia ediliyor.
Büyükşehir ile mahkemelik olan ilçe belediyeleri var. Büyükşehir sisteminin Aydın’da bu sonucu doğuracağı kimsenin aklına gelmezdi.Aydın Büyükşehir, Aydın genelinde elde ettiği kaynakları ne yapıyor? Toplanan kaynaklar yatırımlara yetmediği için mi Büyükşehir hizmette zorlanıyor?Üç yıldır sistem, aynı devam edecekse, ilçe belediyeleri, asli görevlerini nasıl yerine getirir?Çünkü ilçe belediyelerinin durumu hiç iyi değil. Çok uzağa gitmeyelim. Eğer Büyükşehir iller bankasından gelen payların yarısına el koyarsa, bu yetmezmiş gibi, su, tabela, park, dükkan, (parklarda bulunan) sıvı ve katı atık, otopark, bölgedeki tüm reklam ve sayamayacağım bazı gelirleri de Büyükşehir el koyarsa, ilçe belediyesine geride ne kalıyor?
Mesela büyükşehirden hiç hizmet alamayan söke belediyesi kaderiyle baş başa bırakılmıştı. Bu açığı kapatmak isteyen belediye yönetimi; “ Nasıl olsa büyükşehir bize yatırım yapmıyor, biz elimizdeki imkanlarla ilçenin sokak ve caddelerini beton parke ile kaplayalım diyerek. Söke’de bir yol yapma seferberliği başlattı. Bu çalışmalardan ilçeye bağlı belde ve köylerde nasibini aldı.Söke de 600 yıl önce kurulan köyler ilk kez beton parkeli yol gördü.Büyükşehir’in Söke’ye üç yıl içinde verdiği hizmetin bir miktar asfalt yol olduğu ifade ediliyor.
ÇAY ÜSTÜ DÜKKANLAR
Mahkeme, dükkanların yıkım kararını vereli 10 yıl oldu. Ve geçtiğimiz hafta sonunda dükkanların yıkımı tamamlandı. Sıra dükkanların alt bölümleri ve otoparkların yıkımlarına geldi.
Arkasından ıslah projesi devreye girecek. Ama bugüne kadar hiçbir derde deva olmayan Büyükşehir, ıslah projesi sona erdikten sonra, çay kenarı düzenlemesinde Söke’ye yardımcı olacak mı?
İki belediye arasında anlaşmazlık devam ettiği sürece Büyükşehir Söke’de yatırım yapmaz.
Söke belediyesi dükkanlar ve otoparklar yıkıldıktan sonra belediye, DSİ Bölge Müdürlüğünü devreye sokacak.
DSİ ise ıslah projesini yatırım için DPT’ye başvuracak. Ancak proje hemen yatırım programına alınır mı bilemiyorum.
Çünkü çay ıslah projesi her türlü sürprize açık. Her yıl büyük açıklar veren ülke bütçesi böyle bir yatırımı kısa sürede gerçekleştirebilir mi?Bu konuda kesin bir şey diyemem. Islah projesi bir gün elbette hayata geçer. Ama geç kalınan çay ıslah projesinin kentte bazı sorunlar yaşatacağını unutmayalım.
Üç yıl içinde kentte ağırlıklı olarak beton parke yoldan başka hizmet veremeyen söke belediyesi geç kalınacak bir ıslah projesi ile ne durumlara düşeceği biliniyor mu?Özellikle yerel seçim kampanyaları sırasında başarılı olamazsa vatandaşa ne mazeret uyduracak?“ Büyükşehir bize yardımcı olmadığı için sizlere hizmet veremedik mi” diyecekler.Böyle bir mazeret ilçe belediyesini ilçe belediyesini kurtarır mı? Böyle bir tablo içinde yalnız ilçe belediyesi değil, büyükşehir belediyesi de seçimlerde başarısız olurlar.Büyükşehir Belediyesini ulusal ve yerel gazetelere verdiği reklamlar ve harcadığı kaynaklar onları kurtaramaz
Belediyelerin kendilerini tanıtmak için reklama hiç ihtiyaçları yok. Vatandaş her şeyi bilir. Onun için reklama hiç ihtiyaç yok.
Sözün kısası:“ Dost olan eleştirir! Methiyeler düzen dost değildir.”