Geçen hafta sonu Aydın tanınmış bir gazeteci yazar Deniz ZEYREK ‘i misafir etti.

“Efeler’e konuksunuz “ seri toplantılardan bu ay ki misafir SÖZCÜ gazetesi yazarını dinlemek üzere doğru bir yer seçimi yapılmış kent içindeki yeniden dekore edilmiş Nevzat Biçer salonunda yapılan toplantı için yarım saat erken gitsem de ancak 5. Sırada kendime yer bulabildim.

Konferans saati yaklaştıkça salon doldu ve taştı , yan duvarlarda ve giriş salonunda insanlar beklemeye başladılar.

Nihayet önce Büyükşehir ve Efeler Belediye başkanı eşiyle salona girdikten kısa bir süre sonra , sevenlerin ilgisinden kurtulan Deniz bey salon’a ulaşabildi.

Kısa bir özgeçmişi okunan gazeteciyi salona davet edilince büyük bir alkış ve sevgi içinde konuşmasına başladı.

İnsanları tebessüm ettiren sıcak ve çok rahat bir insan olarak gördüm.

Aydın’a gelmeden önce Efeler memleketi Aydın a gelmekten biraz çekindiğini , ürktüğünü ironiyle açıklayarak , sonra da Topuklu Efe ile görüşünce rahatladığı sözleri salonu güldürdü.

Aydın’a geçmeden önce Bodrum da yapılan Nazım Hikmet’i anma programında bulunan ve Didim deki balık çiftliği protestosunu da izleyen ve geçtiğimiz Cuma akşamı bir gün önce Aydın’a geldiğini ve gazetedeki yazısını da Aydın dan yazdığını açıklayan Zeyrek , geçtiğimiz Cumartesi SÖZCÜ de çıkan yazısı büyük ses getirdi.

“Efeleri kızdırmayın Efendiler “ yazısında asıl mesleği olan Kimya Mühendisliği ile Aydın daki Jeotermal santralleri ve çevreye etkisini de yazan ve yorumlayan Deniz bey , Aydın da Tarım’ın tehlikesini tekrar dile getirdi.

Bunun üzerine ertesi güne bile kalmadan aynı gün akşamında Aydın Valiliğince yayınlanan basın açıklaması ile aksi iddia edilerek “gerek Didim de toplantıda asayişin berkemal olduğu, gerekse de, Aydın da malum Jeotermal’in olumsuz etkisinin bulunmadığı “ İlimizde faaliyet gösteren tüm JES’lerden kaynaklanan hava ve koku emisyonları, çevresel gürültü ve atıksu kimyasal analiz ölçümleri Kurumumuz gözetiminde halen yaptırılmaktadır.” İfadeleriyle tekrar savunuldu.

Gelelim Konferansa. Kısa özgeçmişinden anladığımız kadarıyla Kars doğumlu ve siyasi yelpaze de sol görüşlü olduğunu açıklayan Zeyrek Kimya Mühendisi olarak asıl mesleğini akademisyen olmak için yaptığı girişimlerde zorluğu ve sorunları , adaletsizlikleri görünce kendine yakın gördüğü medya dünyasına transfer olmuş.Ama kendi deyimiyle çok daha zor ve sorunlu bir mesleğe adım atmış. Adını neden Deniz koyduklarını soranlara “ Deniz Gezmiş ben doğmadan 5 ay önce idam edildiğinden babam onun adını vermiş “

İlk görev yeri Bosna Hersek savaşında gözlerini açan Zeyrek,çalıştığı bir çok medya kuruluşundan sonra bugün Sözcü gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor.

Bana ilginç gelen kendisinin , Ekonomist olan Fatih Portakal gibi ,asıl mesleği dışında başarılı bir gazeteci olması idi.Çünkü bu ikili, asıl mesleklerinin dışında , pekala gazeteciliği, televizyonculuğu yazarlığı diğerlerinden çok daha iyi yürütebiliyordu doğrusu.

İşte bu noktada “ gazeteci olunmaz , doğulur “ sözü geldi aklıma.

Toplantı sonunda güncel siyaset ve olaylar üzerine sorulara cevap veren Deniz Zeyrek , çok mütevazi , seszi ve sakin olarak kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenleri kırmadı.

Benimle de bir kare içinde beraber olduk.

Anlattığı bir 12 Eylül öyküsü ise 1980 ‘ lerde , 23 yaşında üniversiteyi bitirmiş bir genç olarak yaşayanların anlattığı aklımda kalan acı bir hatıradır. Zeyrek 12 Eylül sırasında yaşadığı Ankara da , İlkokul günlerinde 2. Sınıfta okulun penceresinden bakarken , okulun yanındaki vadiden geçen bir derede yüzlerce kitabın suda sürüklendiğini görüp , öğretmenlerine haber verir. O dönem genelde kapatılan TÖBDER üyesi Öğretmenler suda yüzen kitapları görünce, çocuklara dönüp, aşağıya iniyoruz , kitapları kurtarıyoruz demesiyle bütün sınıf dereye koşup, sudan kitapkula götüren Zeyrek öğretmenlerinin Maksim Gorki’nin Ana adlı kitabını görünce ları çıkarırlar. Dere kenarındaki otların üzerine güneşte kurutulan kitapları kurtarırlar.Söylemeye gerek var mı bilmem, hepsi sol yayınlardan ibaret kitaplar arasında bazılarının babasının adı soyadı yazılı olduğunu görünce çok şaşırır.

Bu kitaplardan bir ikisini saklayıp , gelecek yıl bir üst sınıfta okurken , sınıfta kurulan sınıf kitaplığı için ve birer kitap getirmesini isteyen öğretmene Maksim Gorki’ nin Ana kitabını getirince öğretmen korku ve şaşkınlıkla kitabı geri götürmesini telaşla söylemiş. Nerden nereye..?

Oysa şimdilerde Nazım Hikmet’in şiirleri MHP liderinin dilinden düşmüyor kongrelerde ..!

Nevzat Biçer salonu kent içinde çok güzel bir mekan .Aslında nikah salonu ama , kent merkezine yakınlığı nedeniyle güzel bir salon. Ama konuşmacıları kürsü arkasında duvarda yazılı sabit bir yazı “ çiftlerimize ömür boyu mutluluklar dileriz “ yazısı herkes için güzel bir temenni doğrusu..!

3 GOL VE 3 PUAN

Geçen hafta sonu Pazar Aydın ‘ın Bölgesel Süper Amatör liginde ara verilen maçlar tekrar başladı.Aydın da kendi evinde ilk yarıyı başarı ile kapatan Yıldızspor ‘un konuk ettiği ilk takım Uşak Bölmespor ile karşılaştı. Özlediğimiz meşin yuvarlak ,Bölmespor ağlarını 3 kez dalgalandırarak , 3 puanı hanesine yazdıran takım Yıldızspor oldu. Maç oldukça güzel bir havada ve zevkli bir 90 dakika içinde geçti.Maçın özel konuğu yeni atanan MHP Aydın İl Başkanı ve eski Nazillispor Belediye ve Spor klubü başkanı Haluk Alıcık şeref tribünüden izledi maçı.

Hafta içinde Yıldızspor kurucusu Kenan Duman adına Klüp binası önünde dökülen lokma hayrı ile ahde vefa göstererek , duayen başkanlarını unutmadığını gösterdi. Genelde siyasetçilerin kullandığı “Birlik ve beraberlik “ çok klasik bir söylemdir. Ama Yıldızspor bu söylemi icraatta gösterebilen , sonucunun da alan bir “ profesyonel “ amatör takım.

Yolunuz açık olsun, iyi ve güzel şeylerde yanınızdayız, “ birlik ve beraberlikte “ hepimiz Aydınlıyız..!

ÖZÜN ÖZÜ :

SARHOŞ ERGEÇ AYILIR , AMA CAHİL ASLA..!

MEHMET ÖZÇAKIR

mehmetozcakir@hotmail.com

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.505.8077828