Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk yalnızca siyasi ve askeri dehasıyla değil doğaseverliğiyle de tarihte iz bırakmıştır. Yalova’daki yazlık evinin bitişiğinde bulunan ağacı kestirmemek için evi kızaklarla kaydırarak yerini değiştirdiğini biliriz. Devlet adamlığı konusunda O’ndan öğrenilecek çok şey vardır. Ama ne yazık ki onun yaptıklarını anlatırız, resmi törenlerde izinden gideceğimize dair sözler veririz de iş icraate geldiğinde tam tersini yaparız.


Nazilli şehir merkezinde sayısız asırlık çam ağaçları vardır. Parklarda, yol kenarlarında, okul bahçelerinde devasa ağaçlar kuşlara yuva, insanlara gölge olurlar. Aynı zamanda havayı temizlerler. Nazilli’de ara sıra şiddetli fırtınalar olur. Fırtınalarda o devasa çam ağaçlarından bazıları yıkılır. Kimileri yolda park halindeki ağaçların üzerine devrilir. Geçen temmuz ayında Cumhuriyet İlkokulu’nun bahçesindeki 18 asırlık çam ağacı “Fırtınada çocuklar için tehlike yaratıyor” gerekçesiyle kesildi. Yerlerine ıhlamur ağacı dikileceği söylendi. Kimse “Dev ağaçları yıkacak kadar şiddetli fırtına varken çocukların bahçede ne işi olacak” diye sormadı. Kesilen ağaçların yerine henüz bir şey dikildiği de yok. Ayrıca bu mantıktan yola çıkarsanız şehir merkezindeki tüm ağaçları kesmeniz gerekir. Özellikle karayolunun kenarında sağlı sollu sıralanmış olan ağaçları. Çünkü hava şartları ne olursa olsun trafik akışı devam edecektir.


Nazilli’de önceki gün yine ağaçlar kesildi. Aydın Denizli Karayolu Denizli Bulvarı üzerinde Nazilli Ticaret Borsası’nın yeni binası yapılıyor. Borsa binasının önüne karayolu üzerinden giriş sağlanması için dört çam ağacı daha alelacele kesildi. Borsa yetkilileri gerekli izinlerin alındığını açıkladılar. Alındığından hiç şüphem yok ama benim aklıma takılan soru şu: Aynı yerde Nazilli Kaymakamlığı ve Adalet Sarayı da var. Girişleri Karayolu üzerinden değil diğer taraftan. Borsa binasının girişi de karayolu üzerinden değil arka taraftan olamaz mıydı? Her birinin yetişmesi ortalama bir insan ömrü kadar süren dört ağacın kesilmesi şart mıydı? Bir idarecinin devlet adamı olup olmadığı işte böyle zamanlarda verdiği kararlardan anlaşılıyor. Ne yazık ki yüz yılda bir gelen devlet adamlarının döneminde yaşayacak kadar şanslı değilmişiz.