Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen ‘Kuruluşundan bugüne AK Parti’ sempozyumuna katıldı. Erdoğan, konuşmasında Türkiye’ye yönelik bir ekonomik saldırının varlığına dikkati çekerek, “Eskiden bu işler daha örtülü, daha detaylı yollardan yapılıyordu. Şimdi bodoslama bir şekilde üzerimize geliyorlar” dedi.
Buna karşı yapılacak iki şey olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunlardan birinin ekonomik, diğerinin siyasi tavır olduğunu söyledi. Ekonomide gereken tedbirleri aldıklarını ve siyasi duruşu sağlam tutmanın daha önemli olduğunu ifade etti.
Erdoğan, “Buradan milletimize, özellikle de iş dünyasına sesleniyorum. Ekonomik tetikçilere vereceğimiz en güzel cevap işimize dört elle sarılmak olacaktır. Daha çok üreteceğiz. Daha çok ihraç edeceğiz. Depoları kilitlemenin anlamı yok. Üretimi askıya alalım diyenler çok ciddi yanlış yapar. Daha çok istihdam oluşturacağız. Daha çok ter dökeceğiz. Daha çok emek vereceğiz. Dışarıdan dövizle aldığımız her ürünün daha iyisini, daha kalitelisini burada üretip biz dışarıya satacağız. Amerika’nın ürünlerine boykat uygulayacağız. Onların Iphone’u varsa öbür tarafta Samsung var. Ne yaptığımızı ne yapacağımızı anlasınlar. Dolayısıyla biz, kendimize yeteceğiz. Olmayanı da üreteceğiz. Dışarıya para verip yaptırdığımız her işin daha güzelini yapıp dışarıya servis edeceğiz. Bunları yapabiliriz.”
Erdoğan, ABD’nin Türkiye’nin insansız hava aracı istediğinde “Kongre izin vermiyor” dediğini hatırlatarak, “Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi bunlar ıhem de istediğmiz kadarıyla üretiyoruz. Ve şimdi ihraca başlıyoruz” diye konuştu.
Ham maddeden yarı mamule, yarı mamulden yüksek teknolojiye tasarıma doğru işleri geliştireceklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fabrikalarımızı daha çok çalıştıracağız. Yatırımlarımıza ara vermeyeceğiz. Pazarlamayı genişletmek için dünya kazan biz kepçe daha çok çalışacağız. Bunları başardığımızda önümüze konan engellerin birer birer devrildiğini, kurulan kurulan tuzakların birer birer bozulduğunu, yazılan senaryoların birer birer yıkıldığını, yırtıldığını göreceğiz. Bekle gör anlayışıyla üretimi durdurursak, ihtiyat diyrek yatırımları ertelersek paramızı eyvah tehlike var diyerek dövize yönlendirirsek inanın o zaman düşmana teslim olmuş duruma düşeriz. Sakın dövize gidersek kurtuluruz yok. O zaman batarsın. Sen Türksün, sen Türk lirasıyla beraber yoluna yürüyeceksin. Vatandan vazgeçmekle üretimden, yatırımdan, ticaretten, ekonomiden vazgeçmek arasında fark yok. Milletle, iş dünyasıyla üreticilerle, ihracatçılar ve çalışanlarla birlikte bu meselenin üstesinden geleceğiz.” (AA)
ŞER KAMPANYASI
TBMM Başkanı Binali Yıldırım, 10. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’deki büyükelçilerle Çankaya Köşkü’nde kahvaltıda bir araya geldi. Yıldırım, son günlerde döviz kurundaki dalgalanmaya ilişkin şunları söyledi:
“Türk lirası üzerinden ekonomimize yönelik bir saldırıyla karşı karşıyayız. Döviz kurundaki dalgalanmalar Türkiye’nin ekonomik göstergeleriyle izah edilemiyor. Dolayısıyla bu gelişmelerin temeli ekonomik değil, siyasidir. Ülkemize yönelik bir şer kampanyasının sonucudur. Türkiye siyasi hesaplarla yapılan ekonomik dayatmalara kapalıdır. Dost, hasım herkes bunu böyle bilmelidir. Birtakım asimetrik hamlelerle, hasmane sözlerle Türkiye’yi hizaya getirmeye çalışma, dayatma yapma sevdasından bir an önce vazgeçmeleri çözüm için yegane yoldur. Amerikan yönetimi birtakım söylemlerle, yaptırımlarla başkanın sorumsuz twettleriyle istediğni yaptırmaya çalışmak yerine yasalarımıza saygı çerçevesinde çözüm aramalıdır. Halen çözüm fırsatı vardır. Bu konuda ilk adımı atması e tutarlı bir noktaya gelmesi gerekirse Amerikan yönetimidir.
Millet oynanan oyunu, olup biteni gayet net şekilde görmektedir. Yüzyılların tecrübesine dayanmış, süzülmüş bilgeliğiyle aziz milletimiz basit ekonomik menfaatlerin ve hoyratça baskıların ötesini görecek basirete sahiptir. Bir buçuk asırdır ülkemiz üzerinde oynanan ve binbir kılıkta karşımıza çıkan oyunlara artık karnımız toktur. Biz bu ve buna benzer oyunların benzerlerini geçmişte de defalarca yaşadık.”
TÜRKİYE, EKONOMİK KUŞATMA ALTINDA
Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erkal, son günlerde Türkiye’nin bir ekonomik kuşatma ile karşı karşıy akaldığını ve bu kuşatmada doların silah olarak kullanıldığını söyledi.
Erkal, “Faize yanlış bakış ve değerlendirmeler, yabancı sermayenin kaçışına sebep olmuş, ülkeye doğrudan yatırım azalmıştır. Bunun için bu ekonomik kuşatmaya karşı iktidarımızla muhalefetimizle birlik halinde hareket etmeli ve ortak tavır sergilemeliyiz.”