Vesikalı Yârim adlı filmin konusu İstanbul’da geçmektedir (Akad, 1968). Film bağlamadan ziyade, kentli olmanın getirdiği hava ile Türk sanat müziği ağırlıklıdır. Gazino yaşamı üzerine temellendirilmiş aşk filmidir. Film gerçekçi bir yapım olarak kabul edilebilir.

Filmde birbirine aşık olan iki kişi vardır. Ancak Sabiha’nın hayat kadını oluşu bu aşkı imkânsız kılmıştır. Hâlbuki çevreden bu aşka karşı ciddi bir direniş yoktur. Sadece bu gerçek bu aşkın önündeki engeldir. Erkeğin babası mentördür. Fakat olaylara sessiz kalmaktadır. Filmde sözlü kültür öğeleri gerçeğe uygun olarak az kullanılmıştır.

Vesikalı Yârim filminde kullanılan deyişler: “Ziyanı olmamak, eteğine elini silmek.”

Ah Güzel İstanbul

Ah Güzel İstanbul, 1966’da Atıf Yılmaz’ın yönettiği bir filmdir. Göçle gelen yozlaşmayı anlatmaktadır. Ancak filmin kahramanı Haşmet eski bir İstanbullu olduğu için sözlü kültür izleri filmde zayıftır. Zaten film şehirleşmeyle birlikte ortaya çıkan popüler kültürü eleştirmektedir. Dolayısıyla sözlü kültürün burada işinin olması mümkün değildir (Yılmaz, Ah Güzel İstanbul, 1966).

Ah Güzel İstanbul filminde kullanılan deyişler: “Ağzı sıkı olmak, har vurup harman savurmak”

Ah Güzel İstanbul filminde kullanılan atasözleri: “Her kuşun eti yenmez”, “ava giden avlanır.”

Keşanlı Ali Destanı

Keşanlı Ali Destanı, 1964 yılında çekilmiştir. Yönetmeni Atıf Yılmaz’dır. (Yılmaz, Keşanlı Ali Destanı, 1964). Keşanlı Ali Destanı, gecekondu filmi olduğu için sözlü kültür biraz daha belirgindir.

Keşanlı Ali Destanı filminde kullanılan deyişler “astığı astık, kestiği kestik, elini kana bulamak, hır çıkarmak, maraza çıkarmak,

Keşanlı Ali Destanı filminde kullanılan atasöleri ve beddualar: “Dinsizin hakkından imansız gelir”, “Allah yerden yere vursun”, “Gençliğine doyamasın.”