***
Daha o yıllarda 10 yaşında bir çocuktum. Ne olduğunu neden olduğunu hiç bilmiyordum. Kanlı bir eylemdi. Evinin önünde her gün bindiği arabasının yanında ölmüştü. Ölmek bir yana paramparça olmuştu sadece ve sadece o arabanın halini hatırlayabiliyorum. Çok korkunçtu.
***
Bir insan neden böyle bir şekilde öldürülsün ki demiştim. Çocuğum ya vardır bir bildiği anlatmak istediği şeyler yüzünden öldürdüler dedim. Ama bugün büyüdüm ve yolunda yürüdüğüm büyük üstadım Uğur Mumcu’ya yapılan asla ve asla kabul edilemezdi. O bir gazeteciydi. İşini de çok iyi yapıyordu. Ama bir gazeteci işini çok iyi yapıyor diye asla bu şekilde öldürülemezdi. Ve ben bugün bu olayları kabul etmiyorum.
***
Bugün hayatını ve yaptıklarını bildiğim bir adamın evinin önünde öldürülmesini, vücudunun parçalarının sokaktan kanıtlarla birlikte süpürülmesini ve 25 yıldır rafa kaldırılmış bir dosyada faili meçhul olarak kalmasını kabul edemiyorum.
***
Uğruna hayatını verdiğin yolda, Aşık olduğun meslekte bir gün öldürüleceğini bile bile, inandığın şeyler uğruna mücadele ederken ve bunun doğru olduğuna inanırken sırf doğruları biliyorsun diye seni tehdit olarak görenler yüzünden böyle vahşice bir katliama kurban gitmek gerçekten içimizi acıtıyor usta.
***Dosyan hala rafında, tozlar arasında duruyor. Kimse onu indirmeye yeltenmiyor. Kimse hesap sormuyor, kimse sorgulamıyor, kimse umursamıyor aslında bu acımızı daha da çoğaltıyor. Hatta hatırlamıyorlar bile büyük ustam benim. Aslında bugün baktığımız zaman uğruna savaştığın her şey yok oluyor.
***Ama benim ustam hala bir umut var içimizde. Sen rahat uyu. Keşke yinede yaşasaydın, bu olaylar olmasaydı…Büyük ustam benim…Seni asla unutmadık ve unutmayacağız!