Kesin olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu Twitter’dan yaptığı canlı yayında YSK’ya çağrısını yeniledi. Maltepe İlçe Seçim Kuruluna tedbir alınması konusunda YSK’ya seslenen İmamoğlu arada geçen günlerde meseleyi bitirmemenin anlamı yok yazık günah dedi.

Ekrem İmamoğlu yaratılan ortamın kaygı verici olduğunu söyledi; ‘’Siz seçimi tartışmayı kendinize mesele edersiniz ama kendinize oy verenleri kırarsınız’’ diyen İmamoğlu ‘’ Seçimi böyle tartışmanın insanları boğuşturmanın medya üzerinden baskı uygulamanın anlamı yoktur. Tek sorunumuz İstanbul’muş gibi milletçe her şeyi ıskalıyoruz’’

Maltepe ilçe seçim kurulu ve YSK’ya seslenen Ekrem İmamoğlu aynı şekilde Büyükçekmece’de de bir travma yaşandığını kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir uygulamanın ilk kez yaşandığını evlerin kapılarının kapılarını tek tek çalılındığını, seçmenin de tek tek arandığını ifade eden İmamoğlu; ‘’ Ne yapmak isteniyor?’’ diye sordu. Sözlerine devamen; ‘’ Sözüm ona bir partinin iddasına delil toplama işine girerseniz gelecekteki seçimleri de zan altında bırakırsanız, uluslararası alanlarda insanlar bizi takip ediyor.YSK’ya sesleniyorum, Tarihi vazifenizi sizlere hatırlatıyorum’’

YSK Büyükçekmece ile ilgili itirazların değerlendirildiği görüşmesini erteledi. Büyükçekmece ve İstanbul görüşmelerinin birlikte ele alınmasına karar verdi. YSK’nın Büyükçekmece başvurusunu görüşmeyi AK Parti’nin İstanbul’da da seçimlerin iptali için olağanüstü itiraz başvurusu yapma ihtimali nedeniyle ertelendiği öğrenildi.

Bu kararı ülkenin önde gelen hukukçularından emekli Yargıtay onursal başkanı Sami Selçuk şöyle özetledi; ‘’ YSK ihtimal üzerine böyle bir karar veremez. Gündemdeki konuyu görüşmeyi durduramaz.’’dedi. Medyada yer alan haberlere göre AKP seçim mevzuatındaki ‘’Tam kanunsuzluk hali’’ gerekçesiyle İstanbul seçimlerinin bütünüyle yeniden yapılmasını isteyecekmiş. Böyle bir durumda partinin kazançlı çıkıp çıkmayacağı araştırılıyormuş. Eğer bu haberler doğru ise YSK’nın yukarıdaki kararı AKP’ye zaman kazandıracaktır.

Şu ana kadar YSK’nın sorunu çözmek yerine ipe un sermeye başladığını görüyoruz. İstanbul seçimlerinin tekrar edilmesinin Türkiye’ye verilecek en büyük kötülük olur. Seçimlerin tekrarını ya da iptalini isteyen kim varsa ülkeye büyük zarar vereceğini iyi bilmelidir. Siz seçimleri ben beğenmedim tekrar yapıyorum derseniz bu demokratik düzene uymayan bir davranış olur. Türkiye’yi dünyanın demokrasi liginden düşürürsünüz. Eğer şaibe aranacaksa parlamenter sistemi yok eden o referandum yeniden tekrarlanmalıdır.

Çok açık ve seçik belli ki AKP seçim kaybetmeyi hiç aklına getirmemiş bir siyasi partidir. Bugüne kadar kaç iktidar gelip geçti. Hangisi böyle bir gerekçeyle sandıktan çıkan sonuçlara itiraz etti? Şurası çok iyi bilinmelidir ki, devlet adalet varsa vardır. Adalet yoksa devlet yoktur.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle 24 Nisan'ı "Ermeni soykırımını anma günü" ilan etmesine tepki göstererek, “Bu kabul edilebilir bir husus değildir. Tarihçilerin karar vermesi gereken, yine Fransa'daki hukuk camiasının da bizim görüşümüzü paylaştığı ortamda, Fransa Cumhurbaşkanı'nın hukuku bir kenara iterek böyle bir girişimde bulunmasını kınıyoruz” dedi.

31 Mart yerel seçimleriyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Öztrak, “3 Nisan'da Dolmabahçe'de düğmesine basılan seçimleri çalma operasyonu tüm hızıyla devam ediyor. İktidar partisinin Büyükçekmece'de seçimlerin iptalini istemesiyle başlayan kumpas, devletin mülkiye müfettişleri, polislerine toplatılan malzemelerle, tutanaklarla ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor. Büyükçekmece'den gelen son haberlere göre 'Toplayamıyorsanız yeterli sayıda delili, delil üretin' denmiş. Yani masa başında tutanak üreteceklermiş. Hedef, Büyükçekmece'de kesinleşmiş seçmen listelerini kullanarak İstanbul'da seçimleri iptal ettirmek. Seçmen listeleri, kanuna göre seçimden önce askıya çıkmış, itiraz süreci sonunda da YSK tarafından kesinleştirilmiştir. YSK, tüm partilere ve vatandaşlara seçime geçmeden önce 'Bu listelere itirazınız var mı yok mu?' diye sormuştur” ifadelerini kullandı.

Öztrak, “YSK'nin sandık kurullarına da ‘itiraz var mı, yok mu?’ diye soruyor. Burada da yapılacak itirazlar artık yasal değildir. Nikahtan sonra yapılacak olan itirazlar oyun bozanlıktır, mızıkçılıktır. YSK’nın seçim takvimine göre süreç 1 Ocak’ta başlamış, 31 Mart’ta bitmiştir” yorumunu yaptı.

İktidarın YSK üzerinde çok ciddi baskısı olduğunu ileri süren Öztrak, “İktidarın devlet görevlilerine kağıt ürettirip, sandıktan çıkan sonucu itibarsızlaştırarak İstanbul'da kaybettiği seçimleri masa başında çalma operasyonuna hiçbir şekilde izin verilmemelidir. YSK önünde Türk demokrasisi ve hukuk devleti açısından tarihi bir sorumluluk vardır. Bu itiraz ve ertelemelerle Türkiye çok kıymetli vakti kaybetmektedir. Bu kaybın bedelini hep birlikte ödüyoruz. İstanbul seçimleri sadece demokrasi ve hukuk devleti açısından önemli değildir. İstanbul kararı vatandaşlarımızın aşını, işini ve geleceğini de etkileyecektir. Mesele artık İmamoğlu veya CHP, Millet İttifakı meselesi olmaktan çıkmıştır. Türkiye seçimle gelenlerin seçimle gittiği bir demokrasi midir yoksa koltuğa oturanların bir daha kalkmadığı totaliter bir rejim midir? YSK yargıçları şimdi bunun kararını verecektir. Tarihi bir süreç yaşıyoruz, bu süreçte sorumluluk sahibi olan herkes, tarihe nasıl geçmek istiyorsa öyle davranmalıdır” görüşlerini aktardı.