O günkü atmosferde bugünkü gibi kampanya dönemi yaşanmadı. Ama yine de 4 milyon hayır oyu çıktı.
Referandumdan sonra aynı yıl milletvekili genel seçimleri yapıldı. Sandıktan, DP yerine kurulan Adalet Partisi ile CHP koalisyonu çıktı. Başbakanlığa rahmetli İsmet İnönü getirildi.1965 seçimlerinde AP tek başına iktidara geldi. 1969 milletvekili seçimlerinde ise yüzde 54 oyla AP yeniden iktidar oldu.Ancak 1971 Mart muhtırası ile Demirel hükümeti görevden uzaklaştırıldı. Aradan 2 yıl geçti. 1973’te yeniden milletvekilleri seçimleri yapıldı. Bülent Ecevit, merhum Necmettin Erbakan’la bir hükümet kurdu. Ama bir süre sonra istifa etti. 1977’de Süleyman Demirel MÇ hükümetini kurdu. Ancak Türkiye sağ-sol çatışmalarından başını kaldıramadı ve 12 Eylül 1980’de Türkiye yeni bir askeri darbeyle yeniden karşılaştı.Kenan Evren Paşa yönetiminde Türkiye iki yıl bir hazırlık dönemi geçirdi. Üniversitelerden seçilen 40’a yakın akademisyen yeni bir Anayasa taslağını hazırladı. Anayasa taslağının birer nüshası ilgili birimlere ve sivil toplum kuruluşlarına incelenme amacıyla gönderildi. 15 gün içinde görüş bildirilmesi istendi.35 yıldır kötülenen 1982 Anayasa böyle bir çalışmanın ürünüydü. Yapılan referandumda yüzde 94 oy aldı. Kampanya süresinde hiçbir etkinlik sergilenmedi.
6 Kasım 1983’de milletvekili genel seçimleri yapıldı. Turgut Özal’ın partisi ANAP iktidara geldi.
1987 yılında 12 Eylül anayasasıyla Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş için “yasaklar kalksın mı?” referandumu yapıldı.
Türkiye alınan referandum kararıyla çok hızlı bir kampanya dönemi yaşadı. İki ay boyunca her platformda büyük bir hareketlenme yaşandı. Aynı bugünküne benzer bir kampanya dönemi başladı. Rahmetli İsmet Sezgin, Nahit Menteşe gazeteci olarak ben iki ay boyunca bölgede ziyaret etmedik ilçe, köy ve kasaba bırakmadık. Sayın iki bakan kampanya dönemi içinde devletin yapısını ve çalışma sistemini anlattılar. Sağ-sol çatışmasının yurt dışından kışkırtıldığını, sıfır enflasyonla ülke ekonomisinin gayet iyi durumda olduğunu belirtiyorlardı. Gittiğimiz her yerde hayır’ı savunduk. Ama nedense köylüler, bize pek itibar etmediler. Rahmetli İsmet Sezgin ve Nahit Menteşe’ye neden ANAP saflarına katılmıyor sunuz diye uyarıyorlardı. Oysa İsmet Sezgin ve Nahit Menteşe kırsal kesime çok büyük hizmetler vermiş. Yol, köprü, ve köye elektrik getirmiş milletvekilleriydi. Ama köylü bunları unutmuş ve iki değerli insanı ANAP saflarına geçmelerini tavsiye ediyorlardı. İşte politika böyle bir meslek. 1987 referandumunda ülke genelinde 150 bin civarında hayır oyu çıkınca, siyasi yasaklar kaldırıldı.
Ancak Turgut Özal 25 Ekim 1987’de erken seçim kararı aldı. Özal büyük oy çoğunluğu ile yeniden iktidara geldi ve 1989 yılında Cumhurbaşkanı seçilerek ANAP’ı Yıldırım Akbulut’a bıraktı. Akbulut 1991 yılına kadar Başbakanlığa yürüttü. 1991 yılında yapılan kongre ile genel başkanlığı ve başbakanlığı Mesut Yılmaz’a bıraktı.
Demirel çok deneyimli bir politikacıydı. 1991’de yapılan milletvekili genel seçimlerinde ANAP’ı siyaset sahnesi dışında bıraktı.
1993’de Turgut Özal vefat edince Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı ve Tansul Çiller’de Başbakan oldu.
18 Nisan 1999’da milletvekili genel seçimleri yapıldı. Bülent Ecevit yeniden Başbakan oldu.
2002 tarihinde yapılan seçimlerde AKP tek başına iktidar oldu. Abdullah Gül Başbakan, CHP katkısıyla yasağı kalkan Recep Tayyip Erdoğan’ı Başbakan oldu. 2007-2011 ve 2015 seçimlerini kazandı.Türkiye 16 nisan 2017 tarihinde yeni anayasa referandumu için sandık başına gidecek. Bu bir seçim değil, Türkiye bugüne kadar böyle bir iddialı seçim kampanyası yaşamadı. Bu güne kadar 7 halk oyu yapıldı. Ama bu sefer ki halk oyu gerçekten farklı.Ancak iktidar referandum için çok iyi organize olmuş. Elindeki imkanları sonuna kadar kullanıyor. Ama MHP’nin mitingleri gerçekten çok başarısız geçiyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dr. Devlet Bahçeli’den umudu kesmiş olacak ki, “hayır demeyin ülkücü kardeşlerim” diyerek onları uyarıyor.Bundan önceki süreçte Bahçeli’ye yöneltilen devlet adamlığı konusundaki methiyeler AKP’lilerin ağzında duyulmaz oldu.Yandaş medyada Bahçeli’yi bir kenara bırakmış durumda. Bahçeli ve partisi MHP kendilerinden beklenenleri bir türlü hayata geçiremiyor. Etkili olmadığının nedeni belli. Partinin tabanını tamamen elinden kaçırmış. Yani MHP’de baş gövdeden kopmuş durumda. Bu durumda Bahçeli’nin yapacağı bir şey yok.Milliyetçi söylemlerle kampanyayı sürdürebilir mi? O da mümkün değil. 16 Nisan’da milletvekili Genel seçimi değil referandum yapılacak. Bahçeli’nin yapacağı tek iş, neden Evet dediğini seçmene etraflıca anlatmalı.
Esasında AKP’de neden Evet dediğini tam olarak anlatamıyor. Özellikle sağa sola asılan Peşmerge paçavraları, Evet’in keyfini kaçırıyor. Ama iktidar çok iddialı bir referandum kampanyası yürütüyor.
Hayır’ı savunanlar ise, bugüne kadar hiçbir seçim döneminde rastlanılmayan şekilde çok iddialı kampanyalar sürdürüyorlar. Türkiye Barolar Birliği ülkeyi karış karış gezip etkili toplantılar düzenliyorlar.
Her şey 16 Nisan akşamında belli olacak. Türkiye şüphesiz ki bir yol ayrımında ve kaderi 16 Nisan akşamı sandıktan çıkacak.