Bir bayramı daha geride bıraktık.
Haftanın tam ortasındayız .
75 gün önce ramazan bayramında , tam dokuz gün, süren resmi tatil , bu kez sadece Cumartesi arefe ile beraber sadece 5 gün sürdü Kurban.
Aradaki bugün ve yarın Cumayı da tatil yapsalardı, yine tam 9 gün tatil devam edecekti.
Resmi kurumlar bugün işbaşı
Özel sektör de 2 gündür işbaşı.
Neden millet fırsatını bulduğunda masa başı iş istediği belli değil mi..?
Kesintisiz dokuz gün yan gelip yatma yeri .
Onun için Esnaf çırak bulamıyor işyerine ,
Onun için usta kalfa yetişmiyor sanayide.
Herkes beyaz yakalı, masa başı iş istiyor ,
Yorulmadan , çalışmadan , emek vermeden..!
Neler oldu 5 günlük tatil boyunca..?
Aslında her şey sosyal medyada.
Yenilenler, içilenler, bayram gezileri, deniz kenarlarında kareler, aile çekimleri selfiler..!
Bir de son günlerde moda , günübirlik veya 2-3 günlük Yunan adaları gezileri.
Ege ‘ye gelenler, cazip turlarla en yakın Sisam , Kos ( İstanköy ) adalarına geziler.
Tercih herkesindir, yorum yapmamak lazım ama,
Sormak da lazım , her yerini gezip gördüler mi Anadolu ‘yu acaba..?
Bilgi görgü için elbette güzel bir şeydir yeni yerler görmek ,
Ama nedense biz pek Yunanlı görmedik bu tatillerde ülkemizde.
Biraz da işin gösterişi ve havasındayız mı nedir..!
ben kendi adıma konuşayım ,Üniversiteyi 5 yıl Avrupa da okudum.
Öyle hiç de keyif alamadım doğrusu.
Nerede mi..?
İstanbul’un Avrupa yakasında..!
Yıldız Teknik Üniversitesinde okurken kıta olarak Avrupa da yer alan Beşiktaş ,Yıldız semtinde geçti günlerim.
Ama hala Karadeniz ve Güneydoğu ‘yu göremedim.
Bir tur olduğunda mutlaka gideceğim.
Kendi ülkemi bitirdiğimde , ver elini komşu iller.
Gezmek de bir kültürdür aslında.
Ama gideceğiniz yerin her şeyini anlatan bilgiye gitmeden önce ulaşmanız kaydıyla.
Yoksa bir sağ’a , sol’a bakıp ,Trevere çeşmesinde ,Pisa ve Eyfel kulesinde fotoğraf çekilmek değil , tarihin içinden geçmişin bıraktığı parmak izlerine dokunabilmek için bilgi sahibi olmadan gezmek , sadece gözü dinlendirmektir.
Çok gezen mi çok okuyan mı bilir sorusunun cevabını , “ çok gezen “ diye cevaplarım.
Tatiller de bunun çok iyi bir fırsatıdır.
İlk gün büyüklerin ziyaretlerinden sonra , herkes yollarda.
Çoğunlukla deniz kenarlarında , serinlemek için deniz suyuna.
Ancak bir anda trafiğe çıkan binlerce araç yolları kilitledi.
Hele dün dönüş yolunda Bodrum dan dönen araçlar Söke de ve sazlı mahallesinde büyük sıkışıklara neden oldular.
Eski adıyla Sazlıköy trafiğin kilitlendiği en kör nokta.
Mahalle içindeki bu kavşak sağa ve sola dönüşler için , ana karayolunda trafiği ciddi olarak aksatıyor.
Oysa bu kavşağa yapılacak bir üst geçit , sorunu kökten çözecektir.
Gelelim tekrar bayram’a.
bayramın ilk günü DSİ tesislerinde yapılan bayramlaşma törenine erken gidip biraz daha çok sohbet etmek istedim.
AKP vekillerinden Mustafa Savaş hariç, diğer vekiller, Rıza Posacı, Metin Yavuz ve Bekir Kuvvet Erim inde hazır bulunduğu bayramlaşma töreni öncesi, herkes ilk gün kurban telaşı nedeniyle erken yapılmasından yakındı.
Bayramlaşmayı ya arefe günü, ya da bayramın 2. Günü yapılsa daha yerinde olacağı konusunda birleştiler.
Depremler, yangınlar, trafik kazaları ve felaketler ile bir bayram daha sona erdi.
İlki doğal bir afet, ama yangın ve kazalar insan kaynaklı felaket.
Önümüz 17 Ağustos , yarından sonra büyük Marmara depreminin tam 20. Yıldönümü.
Ders çıkarıp önlemler aldık mı..?
Büyük yıkım fotoğraflarını unuttuk mu..?
bence unuttuk, hatta bir de İMAR BARIŞI çıkarıp , sorunu halının altına süpürerek ,üzerine de sünger çektik.
Bir yandan kentsel dönüşüm ile , depreme dayanıklı yapı teşvik edilirken , diğer yandan , İmar barışı yasası ile binlerce bilime aykırı denetimsiz yapılan binayı affettik.
Akıllara ziyan bir karar ve çelişki.
Özrümüz kabahatimizden beter,
Halimiz aşağıdaki fıkranın aynısı.
Sarayda bir gün padişah vezirini çağırır ve der ki " bak Vezir “ der , “ bana yarına kadar öyle bir kusur işle ki, özrün kabahatinden beter olsun".
Tabi vezirin başka seçeneği olmadığı için mecburen "peki sultanım " der , huzurdan çıkar.
Gün boyu ne yapacağını düşünerek geçirir.
Akşama doğru vezir padişahı sarayın merdivenlerinden çıkarken görür , hemen arkasına sokulup padişah’ın kıçına bi parmak atar.
Padişah höyyt diye kükrer ve "lan nooluyo" diyerek zıplar, burnundan solur vaziyette arkasını dönüp , vezirin üstüne yürürken, vezir: "bağışlayın hünkarım, sizi valide sultan zannettim..."
İşte bizim de yaklaşan 17 Ağustos’un 20 yılında , bırakın depreme karşı aldığımız önlemleri , çıkarılan İmar barışı, ile özrümüz kabahatimizden beter..!”
SÖZÜN ÖZÜ:
MEHMET ÖZÇAKIR
mehmetozcakir@hotmail.com
PK:110 EFELER AYDIN
GSM : 0.542.7608691