İç Savaşla Amerika Birleşik Devletleri parçalanma tehlikesi geçirir.Ülkenin federal yapısı buna zaten zemin hazırlar. Güney eyaletleri, birliktenayrılıp ayrı devlet olmak istemektedir. Birlik taraftarı Kuzey eyaletleri savaşsırasında tam bir bozguna uğrar. Savaş böyle sonuçlanırsa Amerika bölünecektir.Kuzey eyaletleri en büyük silahını ortaya koyar. Güney eyaletlerinde müthiş birköle nüfusu vardır. Kuzey eyaletleri köleliği kaldırıp güney eyaletlerini zaafauğratma peşindedir. Güneyden kaçan köleler kuzeye sığınır. Bu köleler kuzeybirliklerinde asker yapılır. İç Savaş kanlı geçer. Kuzey birlikleri güneyesarkar. Köleler, Birleşik(kuzey) orduya katılmak için plantasyonlarını terketmeye başlar. Orduda izci, rehber, işçi ve hemşire gibi görevler üslenirler.Kimileri de güney kesimin ordu kamplarında casusluk yapıp, kuzeye değerlibilgiler aktarır. Fakat Kuzey birlikleri Washigton’un emirleri doğrultusundahareket etmektedir. Onlar pek çok firariyi sahiplerine iade eder. İç savaşınbaşlamasından sadece bir ay sonra birçok firari Virginia’deki Fortress Monroebölgesine gelir. Bu bölgenin kale komutanı General Benjamin Butler firarilerleilgili ne yapılacağını karar vermek zorundadır. Onları köleliğe geri döndürmekistemez ve savaş kaçkını olarak adlandırır. Savaş kurallarına göre hiç kimse,karşı taraftan ele geçirdiklerini karşı tarafa karşı kullanamamaktadır. Butler,güneyin köleleri, askerler için kale, yol, tuvalet ve ev yapımındakullandıklarını bilmektedir. Köleler aynı zamanda yemek pişirip, çamaşıryıkamaktadır. Güney’in kimi zaman köleleri savaşçı şeklinde kullandığı daolmaktadır. Butler, firarileri ordu gerisinde tutmayı ve tıpkı güneylilerinyaptığı gibi onları geri hizmetlerde kullanmaya karar verir. Bu durum diğerkuzeyli komutanlara da fikir verir. Firari siyahîler, kendileri için savaş kaçkınıdense de onlar bilmekteydi ki kendileri eski köledir, beyazlarsa özgür.Fortress Monreo’da neler olduğuna dair gizemli haberler her tarafı kasıpkavurmaktadır. Önce bir avuç, sonra bir düzine, en sonda yüzlerce köle hergeçen gün kuzey birliklerine katılmaktadır.

1862 yılına gelindiğinde hem kuzey hem de güney kesimi savaşınınçabucak bitmeyeceğini ve zaferin kolayca elde edilemeyeceğinin farkına varır.Firari köleler kuzey birliklerine yardım etmeye çalışır. Onlar asker de olmakister ancak bu talepleri geri çevrilir. Başkan Lincoln savaşın köleliği sonaerdirme değil, birliği koruma savaşı olduğunu söyler. Yine Lincoln pek çokkuzeylinin düşündüğü gibi siyahîlerden iyi bir asker olamayacağı fikrindedir.Köleliğin kaldırılması taraftarları ise aksini düşünmektedir. Onlar, köleliğinkaldırılmasıyla ilgili mücadele edilmedikçe kuzeyin savaşı kazanamayacağınainanmaktadır. Buna dair el ilanları dağıtıp ve konuşmalar yaparlar.

Siyahî lider Frederick Douglass, siyahî firarilerin Kuzey BirleşikOrdusu’na asker olarak alınması için Başkan Lincoln’ü ikna etmeye çalışır.Sonuçta Kuzey birliklerinin, Güney ordusu karşısında aldığı sürekli yenilgilerKuzey Birliklerinin beyazları askere almasını imkânsız hale getirir. SonundaKuzey Birlikleri’nin savaşa kazanabilmesi için siyahîlerin de askere alınmasınaizin verilir. 1 Ocak 1863’te Başkan Lincoln tarafından Özgürleştirme Bildirisiilan edilir. Bildiri kölelerin özgürlüğünü hükmetmektedir. Kuzey eyaletlerisiyahîlerin gücüne(kölelik) ihtiyaç duymamaktadır. Dolayısıyla bildiri,başkaldırmış, Kuzey karşıtı Güney eyaletlerini hedef almaktadır. Bildiri,kölelik düzenini birden değiştirecek güçte değildir. Ancak önemlidir. Bildiriile siyahîlerin Kuzey Ordusu’na asker olarak katılmasının önünü açılmakta vesiyahî kölelere ilk kez özgürlük sözü verilmektedir. Kölelik ortadankaldırılmaktadır. Siyahîler artık bu uzun savaşa sadece Amerikan birliğinikorumak için değil köleliğin sonlandırılması için de katlanmaktadır.

Özgürlük bütün siyahîler için gelir. Ancak askerde ölmelerikarşılığında resmen özgürleşen köleler bir asrı aşkın zamanda fiilenözgürleşmemiştir. Köleliğin resmen kaldırılmasının hemen sonrasındaMemphis-Tennesse ve New Orleans Louisiana gibi kentlerde 1866 yılı boyuncaçıkan siyahî karşıtı ayaklanmalarda pek çok siyahî öldürülür. Siyahîlere aitpek çok ev, okul ve kilise yakılır. Beyaz Fırtına olarak bilinen guruptarafından 17 yaşındaki, siyahîler için kurulmuş okulda öğretmen olarak çalışansiyahî Julia Hayden katledilenlerden sadece biridir. 1875 yılında, NewOrleans’ta beyaz çocukların siyahîlerin okulu basmasıyla siyahîler ile beyazçocuklar arasında kavga başlar. Yakınlardaki siyahîlerden buradaki öğrencilereyardım etmek için diğer siyahî öğrencilerde gelince kavga büyür. Bir siyahîçocuk ölür. Beyaz terörü ya da siyah-beyaz kavga ve cinnetleri 1975 yılınakadar sürer. Özgürlük siyahîler için geç gelir. Süreç, hem geç hem güçtamamlanır.