Günümüzde etnik kimliğe dayalı mikro milliyetçilik rüzgârı vardır. Neo Osmanlıcılık bir tür İmparatorluğu diriltmedir. Sınırlar bu projede fulü hale gelecektir. Vizelerin kaldırılması bu anlama gelmektedir. Avrupa Birliği’nde sınırlar fulüdür. Sanki karşımızda bir Avrupa Birliği İmparatorluğu var. Ancak mikro milliyetçilik kendi içerisinde bir risk ve tehlike taşımaktadır. Osmanlı’da millet din demektir. Yani sınıflama din bazında olur. Günümüzde bunun yerine vatandaşlık kavramı getirilmiş. Hal böyleyken ümmet kavramını yeniden bina etme çabaları var. Ama aynı anda mikro milliyetçilik yapılırsa nasıl olsa din bağı var denirse, etnik unsurları güçlendiririz. Bu rüzgâr güçlendiğinde ise kimse bunun önünde duramaz, bölünme olur. Kimileri uygulamaları temize çıkarmak için Osmanlı’da eyalet sistemi vardı demektedir. Osmanlı’da eyalet sisteminin yanında güçlü bir merkezi yapının olduğunu hatırlamakta yarar var. Eyaletlerde palazlanan gurup ya da kişiler müsadere usulü ve siyaseten katletmeyle alaşağı edilmiştir. “Osmanlı’nın başka yerlerdeki kelebeğin kanat çırpışından dahi haberi vardı.(Halil İnalcık)” Neo Osmanlıcılık fikri Türk aydınları tarafından ilk defa ortaya atılmamıştır veya sadece Türk aydınları tarafından bu fikir işlenmemektedir. Zbigniew Brazazinski’nin Büyük Santranç; Graham E. Fuller’in Yeni Türkiye Cumhuriyeti Yükselen Bölgesel Faktör” adlı kitaplarını okuduğumuzda durum apaçık görünecektir.