*İki parmağının ucunu gözüne koy. Dünyadan bir şey görebiliyor musun? Sen göremiyorsun diye bu âlem yok değildir. *İnsan, gözden ibarettir aslında… Geri kalan cesarettir. Göz ise gerçek dostu görendir. *İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir. İnsanın gözü neyi görüyorsa, değeri o kadardır. *Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, Öfkede ölü gibi ol, alçak gönüllükte toprak gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol… *Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok. *Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır. *Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır. *Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları, tilkiyle aslanların sesi gibi meydandır. *Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın. Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin iki çene arasında dili olsa bile dilsiz sayılır. *Doğruluk Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca bütün eğrileri yutar. *Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde şaşılacak bir şey yoktur. Şaşılacak odur ki, bu kuzu, kurda gönül bağlamış, âşık olmuştur. *Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakilerin anlayabildiği kadardır. *Fikir ona derler ki bir yol açsın, yol ona derler ki bir gerçeğe ulaşsın.