Eski Mısır'da ilk defa devlet eliyle rahipler sınıfı oluşturuldu. Tapınaklarda ayinler ritüel hale getirildi. Halk olanlardan memnun gibi durmaktaydı. Ancak dış savunmadaki açık hiç bir zaman fark edilemedi. Mısır ordusu: hançer, savaş baltası gibi silahlara sahipti. Silahların çoğu bronz denen alaşımından (dayanıksız) yapılmaydı. Suriyeli istilacılar: yay-ok, mızrak, kılıç gibi uzun menzilli ve etkili silaha sahiptiler. Silahların çoğu demirden yapılmaydı.
Mısır, çöllerle ve denizlerle çevrili bir coğrafyada dış dünya ile iletişime kapalıydı. Bunun bedelini ağır ödedi. MÖ 1660-1580 arasında yaklaşık 120 yıl Mısır Suriyeli istilacıların elinde kaldı. Ancak Mısır'ın kültürel devrimini yaşayanlar istilaya karşı direndiler. Libya sınırına çekilerek buradaki halktan at topladılar. Hafif atlı arabalar yaptılar. Direnç yerini buldu MÖ 1580'de Nil vadisi istiladan kurtarıldı. Artık yeni Mısır'da güçlü ordu ve yayılmacı anlayış baş gösterdi. Terörü yerinde yok et ilkesi ilk kez uygulandı. Mısır orduları artık Suriye'de idi. Tarihte tespite göre ilk kez bir ülke, diğer ülke toprağına terör bahanesiyle girmekteydi. 2001 yılı 11 Eylül olayları sonrası Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu ve Afganistan'a askeri müdahalede bulunuşunun ilk şeklini Mısırlılar gerçekleştirmişlerdi. .
20. yıl önce zincir marketler yoktu. Elbette zincir market kuracak sermaye o zamanda vardı. Ancak sermaye gurupları internet olmadığı ve uygun yazılım ve donanımlar geliştirilemediği için sermaye kontrol edemeyeceğini düşündüğü için zincir market açmayı düşünmemiş olabilirler. Aslında buna benzer olay 4000 yıl önce yaşanmıştı. Anadolu'ya kervan gönderen bir tüccarın en önemli sorunu bu ticareti kontrol edememekti. Mezopotamyalı Asurlular, Anadolu'ya geldiklerinde buradan aldıkları malın kaydını önce kile yazdılar, sonra daha pratik şeyler devreye girdi. O kil, malla beraber tüccara getirildi. Tüccar artık oradan ne kadar mal çıktığını bilmekteydi. İrsaliye faturanın ilkel haliydi bu. Aslında iletişim araçları toplumu, tarihi şekillendiren en başat güçtü.
Mısır'ın Suriye başta olmak üzere dışa doğru yayılması aslında bu uygarlığın önce bölgesel sonra global (küresel) güç haline gelmeye çalıştığı şeklinde yorumlanabilir. Mısır dışa doğru yayıldıkça yeni değerler öğreniyordu. Artık Mısır, Mezopotamya'dan, Eski Yunanistan'dan, Lübnan, Filistin bölgesinden bilim insanlarını ve tüccarları ülkesinde istihdam etmeye başlayacaktı. Bu durum daha sonra emperyalist özellikte tüm devletlerin temel karakteri olacaktır.