Merkez Bankasının faizleri üç puan artırdı diye sizce ekonomik krizgeçti mi?
Önümüzdeki süreçte 3 puanlık artırımın bir yaramayacağınıgörebiliriz.
Çünkü hükümetin ekonomi kurmayları tedbir almada çok geç kaldılar.Ve şu anda Türkiye üretmiyor, sadece tüketiyor. Kriz kimsenin umurunda değil.Olacağına da inanan çok az insan var. Dövizdeki yükseliş de kimsenin umrundadeğil. Sorsanız “Benim cebimde ne dolar var, ne de Euro. Onun için kriz bileolsa beni zorlamaz. Benzin 6.5 lira, mazot 5.75 civarında. Nasıl zorlamazmışanlayamadım. Bu ülkede yaşayan herkesi olumsuz etkiler.
Türkiye yaptığı ihracatın 2 katı kadar ithalat yapıyor. Çünkü oithalatı yapmak zorundayız. Sanayciler sürekli uyarıyor. İthalat yapmazsanızfabrikaları kapatırız” diyorlar.
Bu sistem içinde reel sektörün hayırı mı kalmış, dış dünyaya 300milyar dolara yakın döviz borçları var. Yerli ve yabancı ekonomi kurmayları,Türkiye hızla uçuruma doğru gidiyor” diye ilgilileri uyarıyorlar. Sanayisektörü ham madde ve yarı mal ürünü ithalat yoluyla elde ediyor.
Hükümet, bir inat uğruna son iki-üç yıldır “düşük faiz” dedi durdu.Döviz kurları düşük faizi hiç affetmedi. Rekor üstüne rekorlar kırdı. Bıçakgelip kemiğe dayanınca birden bire üç puan artırıverdiler, ama çok geç kalındı.Onun için dolar kuru, 4.50 seviyelerinde seyrediyor. Türk ekonomisi 4.50 liraolan dolarla yolunu aralayamaz. Hatta batar. Çünkü iktidarın ekonomi kurmaylarıfrene basacaklarına sürekli gaza bastı.
Eldeki kaynakları betona dönüştürmeye devam ediyor. İktidar üç beşmüteahhidi kurtarma uğruna konut, satışlarını artırmak için kredi faizlerinidüşürdü. Konut alanlar bu borçları ödeyebilir mi bilemiyorum. Çılgınlar gibikonut üretmeye devam ediliyor. OysaTürkiye’de inşaat sektörü resmen tıkanmış durumda. Türk ekonomisininrahatlaması için dolar 4.50 değil, 3.50 liraya düşmesi lazım. Bu da şimdilikimkansız gibi görünüyor. Çünkü Türk ekonomisi idarecilerin hataları yüzünden buduruma geldi ve kriz ortamına sürüklendiğimizi henüz kimse görmüyor. Toplamda ve idarede hiçtasarruf yok. Hala çılgın gibi tüketiyoruz. Ama hiç üretmiyoruz. Mercimeği,kuru fasulyeyi, nohutu, pirinci, soğanı, sarımsağı daha birçok baklagilleriyurt dışından satın alıyoruz. Artı ayçiçeği, buğday, mısır ve şuanda aklınagelmeyen birçok tarım ürününü dışarıdan alıyoruz.
Sahi kırmızı eti de dışarıdan alıyoruz. Romantik olan Türkiye’nindışarıdan saman ithal etmesi. Daha bir çok ürünü ithal ediyoruz. Ama benbunların listesini sizlere veremediğim için özür dilerim.”
TEK FİYAT DÖNEMİ
Dövizdeki tırmanış otomativ, e-ticaret, turizm, perakende olmaküzere bir çok sektörü endişelendirdi. Bazı şirketler satışlarda kurusabitlemeye gitti. Dövizdeki tırmanış, özellikle ithal ürünlerde vatandaşınsatın alma gücünü zora soktu. Ürünlerini yurt dışında satın alarak ödemesinidöviz ile yapan bir çok firma, kurlardaki birçok artış nedeniyle kurlarısabitlediğini duyurdu. Öte yandan uçak biletleri ve otomotivde de fiyatsabitlemesi yapıldı. Ulaştırma, Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan, döviz kurunda şişirme rakamlarını kısa süredetekrar orijinal rakama döneceğini belirterek, gerek havacılıkta, gerek demiryollarında biletlerle ilgili her hangi bir ücret artışı yapmamız, söz konusudeğildi” dedi. Ürün satışlarında kur sabitlemeye giden bir diğer marka daEbebek. İstanbul Bilişim Tur Şirketi Cafetur, otomotivciler, bir yandan yenimodellerle yıl sonu hedeflerini tutturmak, diğer yandan da ellerindeki 2017model stouğu, eritmek için kampanyaları hızlandırdılar.
Unutulmamalı ki, Türkiye 2001’de sabit kur sistemi nedeniyle büyükbir kriz yaşadı. Şimdi de yukarıya adlarını yazdığım şirketler eldekistoklarını eritmek için 2017 model ürünleri 4.09 ve 4.14 Euro üzerindensatışlarını sürdürmekte. 2018 modeller için bir Euro 4.66 lirayı sabit tutarakalışverişlerini sürdürmektedirler.