Peygamberimiz , Hz. Muhammed’e ithaf edilen bir anekdok ta kıyamet hakkında bir gün etrafındaki sahabelerden biri sorar.

“kıyamet ne zaman kopacak “

Kimisi hırsızlık kimi zina, kimi cinayetler artınca der, cevap olumsuzdur.

Birisi dinin hükümlerinin uygulanmayacağı ve hatta kuranın yakılacağını söylese de, sonunda “adalet bitince “ kıyametin kopacağını açıklar.

Adalet, sosyal hayatımızın olmasa olmazı, güven ve referansıdır.

Eğer adalet yoksa bir ülkede , herşey bitmiş demektir.

Çünkü o en son dayandığımız ,sırtımızı güvenceye aldığımız duvardır.

Buna ilişkin bir anekdot hukuk öğrencileri için anlatılır.

Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar, öğrenci “Ali” diye cevap verir. Öğretmen bir anda,

“Defol bu sınıftan, bir daha asla dersime gelme” der.

Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir, neye uğradığı şaşıran Ali de sınıfı terk eder.

Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir hiç birinden tek bir ses bile çıkmaz…

Hoca sınıftaki sessizlikle beraber ileri geri yavaş yavaş dolaşmaya başlamış bütün öğrencileri şöyle biraz süzdükten sonra, tabi bu arada herkes göz temasından kaçınıyor, başlamış derse.

Hoca: “Kanunlar ne için vardır?” diye sorar ve ders başlar…

Bir çok cevap gelmiş, bir öğrenci düzeni korumak, diğeri toplumda yaşayan bireylerin hak ve hürriyetini sağlamak için, öbürü yaşam haklarını idame ettirmek, bir başkası devlete güveni, o devletin saygın bir vatandaşı olduğunu göstermek için, bir diğeri her yerde hakkını yasalar çerçevesinde arayacağını bilmek ve devletin vatandaşına haklarını nasıl arayacağını göstermek için…

Hoca başka diye tekrar sorunca bir öğrenci de “Adalet için diye cevap vermiş.

Bu cevabı verene hoca parmağı ile işaret ederek işte aradığım cevap bu dercesine “peki az önce arkadaşınıza adaletsiz davrandım mı?”, herkeste aynı cevap “evet hocam”.

Öğretim görevlisi sınıf kapısını açarak dışarıdaki öğrencisini içeri alır ve teşekkür edip yerine geçebileceğini söyler, herkes bunun bir senaryo, oyun olduğunu anlar.

Fakat hoca son sözlerini söylememiştir henüz;

“Peki buna hepiniz şahit oldunuz, neden tepki göstermediniz, bir açıklama istemediniz, arkadaşınızın hakkını savunmadınız!?

Herkes susar çıt yok. Hoca , “bakın sevgili arkadaşlar, bu olaydan hepinizin çıkarması gereken bir öğüt var, bunu size on gün boyunca ders versem anlatamazdım” der ve son sözlerini söyleyip dersi bitirir.

“Asla bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti de olmayın, o yılan bir gün mutlaka sizi de sokacaktır.”

“Adaletsizliğe şahit olup göz yuman insanlar haysiyet ve onurlarını kaybetmeye mahkumdur.”

“Bir şahsa karşı yapılan haksızlık, herkese karşı yapılmış bir tehdit demektir.”

İşte bu anekdottaki gibi bugünlerde en çok ihtiyacımız olan adalet kutup yıldızı gibi rehberimiz olmalı ve çevremizi aydınlatmalıdır.

Artık yaygın basın, televizyon ve genç seçmenlerimiz doğrunun iyi bir geleceğin , en önemlisi , adil olanları seçmenin çabasındadır.

***

Dün FOX TV ‘ de “çalarsaat “ programının Tunceli’ den yapılan canlı yayınında konuşan ve Tunceli belediye başkanı seçilen Maçoğlu neden bu kadar popüler olmuştur sizce ?

Onu gündeme taşıyan , popüler olmasının nedeni, herkes Komünist olduğundan mıdır sizce ..?

Elbette değil, insanımızın çok özlediği , tamamen halk ve seçmenleri için çalışan , sokaktaki adamın ne istediğini bilerek , ona göre proje üreten , sorun çözen , halkına sıcak bir el uzatan, adil bir belediye başkanı modeli ortaya çıkardığı için elbette.

Tunceli yi iki kez gittim ,ilçelerini ve köylerini gördüm.Bir doğa cenneti, yazın bile serinleten Munzur ve Harçik nehirleri, endemik bitkileri ile adeta Türkiye’nin İsviçre’si.

Yaz ve kış Turizm merkezi olabilecek doğal cennet.

Ama terörle anılması nedeniyle unutulan bir köşe.

Dünya rafting şampiyonasına ev sahipliği yapacak Tunceli, umarım hakettiği tanıtımı sağlayacaktır.

Siyasetçiler , seçimi neden kaybettiğini masaya yatırdığı zaman ,işte bu Tunceli başkanının kriterlerini mihenk taşı yaparak , tartıp biçmelidir.

Nerde hata yaptık diyen Aydın’lı siyasetçiler de , eğer sorgulamak isterlerse, en başta Aydın’ın Çıldır havalimanı talepleri, Jeotermal den duyulan rahatsızlıkları kulak arkası etmek başta olmak üzere, ülke gündemiyle benzer nitelikteki , İşsizlik , liyakat dışı görevlendirme ve atamalar, adil olma konusundaki hassasiyete duyarsız kalmak, Suriyeli rahatsızlığı , heyecansızlık ve tedaviye cevap vermeyen ve tüm bedeni saran metal yorgunluğu , geçlere anlayamama , geleceklerini karartan işsizlik , geçim derdi, andımızdan duyulan rahatsızlık , milli bayramların içinin boşaltılması ve mutfakta dinmeyen yangındır.

Çaresi , insan kaynaklı ve önce insan diyen siyaset rol modelidir.

SÖZÜN ÖZÜ :

EN İYİ ARKADAŞINIZ, SANA İHTİYACIM VAR DEDİĞİNİZDE NE OLDU, NEDEN , NE ZAMAN , DEĞİL, “NERDESİN “DİYENDİR.

MEHMET ÖZÇAKIR

P.K:110 EFELER – AYDIN

GSM : 0.532.3722627