Şimdilerde durumlar iyi… 1980’den önce yoksulluk diz boydaydı. Kadın’ın esamisi yoktu zaten… Bir nenemiz anlattı: “Aydın İncirliova’da bir göz odanın içinde oturmaktaydık. 1970’li yıllardı. Akşamüzeri başkasının tarlasında çalışıp oradan eve geldim. O tarladan getirdiğim çalılarla ocağı tutuşturdum. Ateşin üzerine bir kazan su koydum. Tahta leğende evin bütün çamaşırlarını yıkadım. Çamaşırların kuruması için de onları tek tek tellere astım… Beş tane çocuk var evde… Hepsini teker teker tahta leğenin içerisine oturtup banyo ettirdim. Bu çocukların ikisinin yaşı küçüktü… Onların altına bez bağlamaktaydım… Kakalı bezlerinin kaynatılıp yıkanması gerekmekteydi… Evde benle beraber toplam yedi boğaz vardı… Bunların ekmeğinin aşının hazırlaması lazımdı… Hamur yoğur; hamuru mayala… Hamurun kabarmasına kadar yemeği pişmesi için ocağa koy… Ardından kabaran hamuru kesip kesip saca at, pişirip ekmek yap… Ertesi gün tarla içinde azık hazırlayıp bir sepetin içerisine koy… Bir de kocana akşam karılık yap… Ağır işti bizim ki… İşe iki küçük çocuğumu da götürmekteydim… Yine böyle bir gündü… Yorgunluktan biraz geç kalmışım… Kuruyan çamaşırları, ipten toplayayım derken bizi tarlaya götürecek römorka geç kalmışım… Sakın yanlış anlaşılmasın römork öyle on, on birde hareket etmiyor. Onun hareket saati altı otuz… Sırtımda kundakta bebek, bir elimde azık sepeti, öbür elimde de diğer küçük çocuğumla eve döndüm. Kocam römorka geç kaldığım ve o gün paradan olduğum için beni dövdü…
Bir gün yine iki çocuğumla işe gittim. Yaşını daha yeni doldurmuş bebeğimi iki ağaç arasına kurduğum beşiğe yatırdım. 7-8 yaşlarındaki diğer çocuğum beşiğin başında kaldı. Ben evde hani diğer çocuklarımı leğende yıkar; zaman zaman da onların tırnaklarını keserdim ya… Benim bu 7-8 yaşındaki çocuğum da bundan etkilenmiş… Bebeği tarlayı sulamak için kullanılan artezyen motorunun suyunun altına sokmuş; onu banyo ettirmek için… Sonra da bebeğin tırnaklarını kesmeye çalışmış… Bebeğin tırnakları sökülmüş; buz gibi suyun etkisiyle de bebeğim gözlerini havaya dikmiş… Vardım baktıydım bebek ölmek üzere… Tarla sahibinden Allah razı olsun işi gücü bırakıp bizi römorka attığı gibi doktora yetiştirdi. Ali İrfan doktor bebeğimi zorla diriltti.”