Televizyon, sinema, radyo, internet vb. kitle iletişim araçlarıdır. Kitle iletişim araçları her şeyden önce birer ticari kurumdur. Bunun için kapitalist sistem içerisinde kendilerini serbest rekabetçi bir piyasa içerinde konumlandırırlar. Onlar için bu korkunç rekabet ortamında insanları aydınlatmaktan ve onlara bilgi vermekten daha öte korku ve umut vermeye dayalı anlayış önce gelir. Korku ve umut medyanın asla kullanarak tüketemeyeceği bir memba gibidir. Topluma medya tarafından sürekli bu olgulara dayalı bilgi akışının sağlanması toplumun da bundan bir türlü vazgeçememesi bu iki kavramın bağımlılık yaptığı fikrini çıkarmamıza neden olabilir. Öyle bir narkoz etkisidir ki bu sürekli aynı kavramlarla toplum ajite edilirken objektiflik, şeffaflık gibi kavramlarla bunlar servis edilirken hiçbir kimsenin aklında bu perdeleri sıyırıp onun ardındaki gerçekliği görmek akıllarına gelmez.
The Scream, 1893 by Edvard Munch Medya araçları eğer ticari ise onların daha fazla para kazanma isteği ile bir takım suiistimallerde bulunabileceği de ihtimal dâhilindedir. Kitle iletişim araçları bütün bunları yaparken insanların veya toplumun zaaflarından yararlanmayı bilirler. Kitle iletişim araçları
zaaftan yararlanma olayını ise çoğu kez masumca yapar. Onlara göre onlar topluma toplumun isteğini vermektedir veya toplumun bilgi edinme hakkını icra etmektedirler. Masumca eylemde bulunmak masumluk değildir. Bugün toplumda suç oranlarının artışı, cinsel istismar, toplumsal değerlerin aşınması, artan şiddet arasında mutlaka medya ile bir ilişki kurulmaktadır. Bu nedenle hiç kimse onca yaptıklarından sonra kendini masum ilan etmesin.